18 Kasım 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

2018 TRUVA YILI’ İLE CUMHURİYET BAYRAMI BİR ARAYA GELİNCE OLACAĞI BUYDU


TANRIÇA HELEN’İ TEMSİL EDEN UGANDA BÜYÜKELÇİMİZE SORUŞTURMA AÇILDI

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin Uganda Büyükelçisi Sedef Yavuzalp'ın, Kampala’daki, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda Yunan mitolojik tanrılarının kıyafeti giymesine ilişkin olarak açıklama yaptı.
2018 TRUVA YILI’ İLE CUMHURİYET BAYRAMI BİR ARAYA GELİNCE OLACAĞI BUYDU
Çavuşoğlu, "Büyükelçi geri çağırılmıştır" dedi. Twitter'dan konuya ilişkin olarak bir tweet atan Çavuşoğlu şunları kaydetti: “Bazı basın-yayın organlarında ve sosyal medyada yer alan Uganda Büyükelçiliğimizin 29 Ekim resepsiyonundaki görüntülere dair, söz konusu fotoğraflar tarafımızca tespit edildiği anda derhal soruşturma başlatılmış, bu çerçevede Büyükelçi geri çağırılmıştır.”


‘2018 TRUVA YILI’ İLE CUMHURİYET BAYRAMI BİR ARAYA GELİNCE OLACAĞI BUYDU

Değerli Okuyucularım;

Kısaca hatırlayalım; Afrika kıtasında bulunan Uganda'nın başkenti Kampala’daki T.C. Devletinin Büyükelçisi Bayan Sedef Yavuzalp, 29 Ekim resepsiyonunda herhalde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2018 yılı için ilan ettiği "Truva Yılı"nı tanıtmak niyetiyle Yunan mitolojik tanrıçası Helen’i andıran bir kıyafet giymişti. Büyükelçi kâtibimiz de Yunan mitolojisinde tanrıların kralı olarak bilinen Zeus'u andıran bir giysiye bürünmüştü. Büyükelçi ve kâtibin millî bayramda ev sahibi olarak verdikleri bir resepsiyonda Yunan mitolojisine yönelik kıyafetleri tercih etmeleri tuhaf karşılanmış ve tepki toplamıştı. Nitekim bu sebepten dolayı Büyükelçimiz, derhal Ankara’ya çağrılmış ve yaptıklarının hesabını vermek zorunda kalmıştır.

T.C. Devleti 2018 Yılını ‘Truva Yılı” İlan Edip Buna Uygun Etkinlikler Yapmaktadır

Görüntülüler, gerçekten Müslüman-Türk kültürüne hiç uygun düşmemiş. Ama doğruları söylemek gerekirse…Millî bayram olarak ilan ettiğimiz Cumhuriyet, ne kadar yerli ve millîdir? Bir kere Cumhuriyet, bir Türk icadı değildir. Cumhuriyet, Latince “res publica” (Republik = Halk İşleri/Devlet Gücü) kelimesinden türemiştir ve 1789 Fransız İhtilalinden beri Monarşi sistemlerine karşı kullanılan bir devlet modelidir.

Peki, şimdi Cumhuriyet’in Helen ve Zeus ile ne ilgisi var diyebilirsiniz? Aslında yok…ama…Troya (Truva) ile ilgisi var. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2018’in Troya’nın UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’ne girişinin 20’nci yılı dolayısıyla “Truva Yılı” olarak ilan edildiğini unutmayalım. Bayan Büyükelçimiz, tıpkı Türkiye’de de (bazı yerlerde üstelik 29 Ekim’de) tanıtımı yapıldığı üzere “Truva Yılı” hatırına belki de “benim de turizme bir katkım olsun” düşüncesiyle sembolik olarak Yunan tanrıçası kılığına bürünmüş olabilir.

Helen ve Zeus gibi tanrılaştırılmış isimlerin Troya ile ilgisine geçmeden önce Bayan Büyükelçimize basın aracılığıyla yapılan saldırıların anlamsız ve yersiz olduğunu birkaç örnekle gösterme ihtiyacı duydum. Çünkü benzer tanıtım faaliyetleri bizzat devlet eliyle Türkiye toprakları üzerinde de yapılmıştır ve yapılmaktadır. Ne de olsa ‘Truva Savaşı’, bizim topraklarımızda cereyan etmiş fakat mirası tüm dünyaya mal olmuş bir olaydır.

Örnek 1: Daha birkaç gün önce çıkan AA kaynaklı bir habere göre Devlet Opera ve Balesi’nin (DOB) bu yılki en önemli prodüksiyonlarından biri olarak gösterilen ve Türkiye tarafından belirlenen orkestra şefi Bujor Hoinic, Troya/Truva için bir epik opera hazırlamıştır. “Yabancı besteci tarafından yazılan ilk Türkçe opera” olarak övülen orkestra provalarına eserin Genel Sanat Direktörlüğünü yürüten DOB Genel Müdürü, tenor Murat Karahan da katılmaktadır. Üstelik 9 Kasım’da Ankara’da prömiyer yapacak olan operada Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürü Mustafa Kurt da eserde MÖ. 9. yüzyılda Antik Yunanistan'da yaşamış İyonyalı ozan Homeros’u canlandıracak.

https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/troya-yabanci-besteci-tarafindan-yazilan-ilk-turkce-opera/1300819

Örnek 2:Cumhuriyet’in kuruluşunun 95. yıl dönümünde Vali Orhan Tavlı’nın öncülüğünde Çanakkale’de kutlamalar yapıldı. Bu çerçevede Çanakkale Valiliği himayelerinde “2018 Troya Yılı Etkinlikleri” kapsamında gerçekleştirilen ve Çanakkale Folklor Araştırma Derneği Gençlik ve Spor Kulübü ev sahipliğinde düzenlenen “Uluslararası Troya Halk Dansları Festivali” çerçevesinde halk oyunları gösterisi sunuldu. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında Çanakkale Kordon’da gerçekleşen etkinliklerde özellikle Troya’nın tanıtımı için dağıtılan materyaller ile ‘Troya Yılı Tanıtım Standı’ büyük ilgi gördü.

http://www.troya2018.com/6060-2/

Troya (Truva) Kentinin Helen ve Zeus İle İlgisi Nedir?

Bayan Büyükelçimizin çıkışını anlayabilmek için, Yunan mitolojik âlemine girip Zeus ile Helen’i biraz yakından tanıyalım mı? Kronos’un en küçük evladı olan Zeus, Olimp denilen dağlık bölgede yaşamış olan tanrılaştırılmış en güçlü insandır. Sözde göklerin, şimşek ve yıldırımların tanrısıdır. En güçlü ilah olarak kabul edilen Zeus, hem kız kardeşi, hem de eşi olan Tanriçe Hera ile evlenir.

Fakat Zeus, sayılmayacak kadar başka kadınları da kaçırır ve onlarla evlenir. Onlardan bir tanesi Leda’dır. Leda’dan dünyaya gelen kız çocuğuna Helen ismi verilir. Helen, dünyanın en güzel kadını olur ama gayri ihtiyari olarak “Troya Savaşı”na da sebep olur. Çünkü onu kıskanan Afrodit isminde başka bir Aşk Tanriçesi vardır. Troya’da bir güzellik müsabakası tertip edilecektir. Afrodit, Troya’lı Prens Paris’e cazip bir teklifte bulunur. Eğer kendisine birincilik verilirse Zeus’un güzel kızı Helen, Prens Paris’e ait olacaktı. Ancak Afrodit, Helen’in Sparta (Yunan) Kralı Menelaos ile evli olduğunu sinsice gizler.

Troya Prensi Paris, bu gerçeği bilmeden Afrodit’i en güzel Tanriçe olarak seçer ve mükâfat olarak Helen’i Troya’ya kaçırır. Homeros’un İlyada destanına göre bu kaçırma olayı Troya (Truva) Savaşının patlamasına sebebiyet verir. Eşi Helen’den olan Kral Menelaos, Paris ile ilk önce bir düello yapar ama Afrodit, sihirbazlık yaparak, Paris’in kurtulmasına/kaçırılmasına yardımcı olur. Truva kentinin duvarları çok kalındır, savaş on yıl devam eder ve Troya bir türlü alınamaz, en sonunda herkesin bildiği gibi “Truva Atı” sayesinde kent içerden ele geçirilir. Kral Menelaos savaşın sonunda karısı Helen’e kavuşur ve birlikte Sparta’ya dönerler.

Troya Çıkışı Bayan Büyükelçinin Kariyerinin Sonu Mu Olacak?

T.C. Devleti, “Troya Yılı”nı turizm maksatlı olarak kullandığı açıktır. Ne var ki söz konusu Troya ve tarihi olunca gayri ihtiyari ve kaçınılmaz olarak Yunan mitolojisi de işin içine girmektedir. “Troya Savaşı” ve “Troya Atı” denilince de ister istemez Troya’ya kaçırılan Zeus’un kızı Helen’de baş aktör olarak zikredilmesi gerekmektedir. Madem devletçe “Troya Yılı” ilan edildi Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle “Troya” ile ilgili tarihî kişileri de anmak çok saçma bir şey midir ki bu durum yadırganıyor? Benzer bir Troya tanıtımı üstelik 29 Ekim’de Çanakkale’de yapılmadı mı? O zaman Çanakkale Valisine de mi bir soruşturma açalım? DOB Genel Müdürü Murat Karahan ve Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürü Mustafa KurtTroya Operası’nda yer almalarına ne demeli?

O başka bu başka diyebilirsiniz. Sorun da zaten orada. “Troya Yılı”nı nereye kadar, kimler aracılığı nasıl tanıtacağımızı tam olarak bilmiyoruz. Başımıza bir iş açtık galiba. Millî/manevî değerlerimizle geçmişe ait olduğunu düşündüğümüz Troya/Yunan Mitolojisi ile duygusal bir çatışma yaşanıyor herhalde. Bir taraftan Anadolu’yu, tarihte çeşitli kavimlerin yaşadığı ve farklı medeniyetleri/devletleri barındırmış bir ülke olarak tanıtıp hoşgörü çerçevesinde kültürel zenginliğimizi vurguluyoruz, diğer taraftan da bir Bayan Büyükelçimizin laik/demokratik nitelik taşıyan Cumhuriyet Bayramından esinlenerek, sembolik bir çıkışla “Truva Yılı” münasebetiyle sahneye Bayan “Helen” olarak çıkmasından epey rahatsızlık duyuyoruz. Çağdaş eğitim almış, kozmopolit kültüre hâkim Bayan Büyükelçimizin başına bundan sonra ne gelecek Allah bilir?

Ezcümle

Biz galiba 95 yıl önce ilan ettiğimiz ne Cumhuriyet’i, ne de bu yıl dünyaya deklare ettiğimiz “Troya Yılı”nı anlayabilmiş bir milletiz. Cumhuriyet’i övmek ne kadar yerli ve millî, Troya aktörlerini anmak ne kadar gayri yerli ve millî? Cemil Meriç, “Bu Ülke”sinde “Her mabut, bir devrin hakikatiydi.” (s. 288) dedikten sonra Aryaların eski gök ve ışık tanrısı Deva’nın İslâm’ın kabulü ile Dev’e dönüştüğünü, Zerdüştlüğün bilgelik tanrısı Ahura Mazda’nın öldüğünü belirtir ve şöyle bir soruyu ortaya atar: “Zeus nerede?” T.C. Devletinin 2018 yılını “Troya Yılı” ilan etmesiyle Afrika’nın bir ülkesinde T.C. Büyükelçilik binasında bir Cumhuriyet kutlamasında sadece Zeuss değil kızı Helen de görülmüştür. Hakikat şu ki laik(çi) Cumhuriyet’in zihnî kodlarında Zeuss ve Helen halen yaşamaktadır.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/2018-truva-yili-ile-cumhuriyet-bayrami-bir-araya-gelince-olacagi-buydu-tanrica-heleni-temsil-eden-uganda-buyukelcimize-sorusturma-acildi-7-5702h.html


Back To Top