20 Eylül 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

300 İslâm düşmanı, Kur’an’dan bazı âyetlerin çıkarılmasını istiyor


Allah’ın muhafazası altında olan Kur’an’ı hiçbir güç değiştiremez

Fransa'da, aralarında eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, üç eski başbakan, Yahudi ve Hristiyan cemaati temsilcileriyle yazarların da bulunduğu 300 kişinin imzasıyla yayınlanan Kur'an-ı Kerim'den "şiddet ve Yahudi karşıtı fikirleri yaydığı gerekçesiyle bazı âyetlerin çıkarılması" yönündeki bildiri yayımladı.
300 İslâm düşmanı, Kur’an’dan bazı âyetlerin çıkarılmasını istiyor
Le Parisien gazetesinin 22 Nisan 2018 tarihli baskısında yayımlanan bildiriye yönelik farklı kesimlerden tepkiler geldi. Fransa İslam Konseyi (CFCM) Başkanı Ahmet Oğraş, "Avrupa'da Engizisyon döneminde Yahudi çocuklarını kurtaran Osmanlı veya Afrikalı Müslümanlar, Kur'an-ı Kerim'e dayanarak bunu yaptılar. Şimdi bizi, bu kitabın Yahudilere yönelik şiddetin sorumlusu olduğuna mı inandırmak istiyorlar" dedi.


ALLAH’IN MUHAFAZASI ALTINDA OLAN KURAN’I HİÇBİR GÜÇ DEĞİŞTİREMEZ

Kuran-ı Kerim dışındaki ilahî kitaplar, Allah tarafından mutlak anlamda koruma kapsamına alınmadığı için, vahiy çizgisinden uzaklaşan ehli kitap mensupları, şu veya bu sebeplerle kendi kitaplarını tahrif etmiştir. Kuran-ı Kerim ise, bütün vahiy kaynaklarının temel esaslarını içine alan kapsamlı, evrensel ve en son ilahî kitap olması hasebiyle, C. Hakkın özel koruması altındadır. Aksi takdirde Kuran-ı Kerim de diğer bozulmuş semavî kitaplar gibi çoktan bozulmaya yüz tutacaktı.

Bu yönüyle Kuran-ı Kerim, mucizevî bir şekilde C. Hakkın “Muheymin” ismi suyu hürmetine korunmaktadır (Maide: 48). Kıyamete kadar Allah’ın özel gözetimi ve denetimi altında olan bu muazzam kitaptan kim(ler) beğenmedikleri âyetleri çıkartabilir ki? Böyle bir teşebbüste bulunma cesareti göstermiş olan gafiller, herhalde aşağıdaki âyeti ya görmediler, ya da görmezlikten geldiler:

“Hiç şüphe yok ki o Zikri (Kuran’ı) Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biziz.”(Hicr: 9).

Nasıl C. Hak, ‘Habibim’ dediği son peygamberini (sav) kendisine zarar vermek isteyen insanların şerlerinden korudu (Maide: 67) ise bugün de onun (sav) vasıtasıyla indirdiği son kitabını her türlü art niyetli saldırılara karşı ‘siper’ olacaktır. Hz. Muhammed’den (sav) sonra başka peygamber gelmeyeceğine göre en son ilahî kitabın bizzat onu vahyeden Allah (c.c.) tarafından tahrif edilmesine izin verilmeyecektir. Eğer bu ilahî koruma olmasaydı açık veya gizli İslâm düşmanları, kendi tağutî sistemlerine meşruiyet kazandırmak maksadıyla şimdiye kadar Kuran-ı Kerim’in birçok âyetini değiştirmiş veya silmiş olacaktı.

Kuran-ı Kerim, bir ömür boyu hep orijinalitesini muhafaza edeceği için, İslâm, hurafeler ve(ya) bâtıl inançların etkisi altında kalmayacak ve diğer semavî dinlerden farklı olarak tevhit dininin ruhuna uygun olarak hâkimiyetini ilelebet sürdürecektir. Kuran-ı Kerim, Zebur, Tevrat ve İncil’in maruz kaldığı akıbeti yaşamayacağına göre, Kuran ve Sünnete iman etmiş olan Müslümanlar kendilerini çok bahtiyar hissetmelidir. Bunun yanında hakikat meraklısı objektif gayri-Müslim din araştırmacıları ve bilim insanları için de Kuran-ı Kerim, önemli bir kaynaktır. Çünkü Peygamberimize (sav) gelen şekliyle Kuran-ı Kerim, eksiksiz ve noksansız hâliyle bütün insanlığın hidayeti için tek rehberdir.

300 İslâm Düşmanıyla Müzakere Edilmelidir

Nice İslâm düşmanları, cahillikleri sebebiyle Kuran-ı Kerim’in varlığından rahatsızlık duyarken, âyetlerin gerçek anlamlarını idrak ettiklerinde bazen kalplerinde bir ısınma meydana gelebilmektedir. Onun için, Kuran-ı Kerim’de ‘şiddet ve Yahudi karşıtı fikirler’ içerdiği iddia edilen âyetler tek tek ele alınıp İslâm âlimlerinin da katılacağı açık oturumlarda müzakere edilmelidir. Ve bu çerçevede Kuran-ı Kerim’in gayri-Müslim toplumlardan bahsederken, onları genelde İyiliğin ve kötülüğün (zulmün) temsilcileri olmak üzere iki kısma ayırdığı anlatılmalıdır. İyiliğin temsilcilerinin özellikleri şunlardır:

“Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehlinden (Yahudi ve Hıristiyanlardan) gece vakti kıyama durup, Allah’ın âyetlerini okuyarak, secdeye kapananlar vardır. Bunlar, Allah’a ve ahiret hayatına inanır, marufu (iyi, güzel ve doğru olanı) emredip, münkerden (kötü, zararlı olandan) sakındırır ve hayırda yarışır. İşte bunlar salih (yararlı ve barışçı) olanlardır.” (Al-i İmran: 113-114).

Özelde Yahudi topluluklarına gelince, burada da yine müspet ve menfi olmak üzere yine aynı iki kriter geçerlidir. Mesela Kuran-ı Kerim, Beni İsrail (İsrail oğulları) derken, daha çok Peygamber Hz. Yakub’un soyundan gelen inançlı kavimlere işaret eder. Yahudiler ise İsrail oğullarından olmakla beraber genelde vahiyden uzaklaşan, hakikati tahrif eden, dinî hükümleri dünya menfaati uğruna satan, servet, şöhret ve şehvet uğruna dinî değerleri istismar eden Siyonist görüşlü radikal/fanatik gruplardır. Kuran-ı Kerim, işte tam da İsrail oğullarından sadece dünyayı zulme boğmak isteyen Siyonist Yahudileri lanetlemektedir. İşte günümüzün azgın/ırkçı Siyonistlerin rahatsız olduğu ve Kuran-ı Kerim’den silinmesi istediği ilgili âyet:

“Ey iman edenler! (Siyonist) Yahudileri ve (Emperyalist) Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar (zulüm konusunda) birbirinin dostudur (yardımcısıdır). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır (zalimlerdendir). Şüphesiz zalimliğe devam eden topluluklar, Allah’ın hidayet yoluna girmek istemez.” (Maide: 51)

Kuran-ı Kerim, Bâtıl da olsa inançlı ve barışsever Yahudi ve Hıristiyanlarla dünyevî/hukukî kardeş anlayışı doğrultusunda her türlü insanî ilişkiler içinde olmamızı tavsiye ederken, hangi dinden olursa olsun fitneyi, fesadı, ırkçılığı, Siyonizm’i ve(ya) emperyalizmi savunan ve dolayısıyla küresel barışı tehdit eden mütecaviz insanlara karşı tedbirli olmamızı istemektedir. Onların zarar verici fikirlerine ve eylemlerine destek vermek demek, zulme ortak olmak anlamına gelmektedir.

Dolayısıyla bu gibi uyarıcı âyetlerin Kuran-ı Kerim’den uzaklaştırılması söz konusu olamaz. Tam aksine bu çarpıcı âyetlerin bütün dünya insanlarına en doğru bir şekilde anlatılması gerekir ki gerçek anlamda küresel barışı tehdit eden ideolojilerle mücadele edilebilsin. Biz Müslümanlar, zalimler hariç ne İsrail oğullarından olan masum Yahudilere, ne de İsevîlere karşı olumsuz bir tavır sergileriz. Ehl-i kitaba Allah’ın emrettiği bir şekilde ancak şunu söyleriz:

“…Biz Allah'a, bize indirilen Kuran'a; İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub ve torunlarına indirilenlere; Musa'ya ve İsa'ya verilenlere ve (bütün) peygamberlere Rabları katından gönderilenlere (kitaplara) iman ettik. Onlardan hiçbirini (kimine inanmak, kimini inkâr etmek suretiyle) diğerlerinden ayırt etmeyiz. Biz (Allah'a) teslim olmuş Müslümanlarız.” (Bakara: 136).

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/300-islam-dusmani-kurandan-bazi-ayetlerin-cikarilmasini-istiyor-1-4091h.html


Back To Top