11 Aralık 2018 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Hocalarımıza da Diyanet’imize de sahip çıkalım!

İki ay önce “Şeytanî Medya ve Psikolojik Harp…”başlıklı bu köşedeki bir yazımızda şöyle demişiz:

“Şu ülkede gün ya da hafta geçmez ki, yazılı ve görsel “şeytanî medya”; İslâm’ı, Müslümanları ve dini değerleri/kutsalları yıpratmaya yönelik sinsi bir psikolojik harp kampanyasıbaşlatmasın…


“Bu şer kampanyadaen sık başvurulan yöntem ise, bir din görevlisinin, ilahiyatçının, hocanın eski veya yeni bir konuşmasının ‘kes yapıştır’yöntemiyle makaslanarakpsikolojik harbe malzemeyapılmasıdır. Öyle anlaşılıyor ki, toplumda, özellikle de gençliküzerinde etkili olan hocalarımızın etkinliğini kırmakve itibarını sarsmakiçin eski-yeni demeden bütün ses ve görüntü kayıtları, hatta yazıları mercekaltına alınıyor, cımbızlanarakistismara elverişli hale getiriliyor ve şer odaklarcauygun görülen ve planlananzamanda piyasaya servis ediliyor.

“Kanaatim o ki, şeytani odaklar, bu İslâm karşıtı psikolojik harp kampanyalarıiçin ciddi paralarharcıyorlar, uzmanlaristihdam ediyorlar; tüm hazırlıklarını tamamladıktan sonra da tek merkezden emir almışçasına yazılı, görselve sosyalmedyasıile aynı andasaldırıya geçerek adeta bir kaşık suda fırtına koparıyorlar, ortalığı toza-dumana katıyorlar. Dikkat edilirse, her seferinde yeni bir hocamızhedef seçiliyor, üç-beş hattaon yıl öncekikayıtlarından makaslananbirkaç cümle sanki daha yeni söylenmiş gibipiyasaya sürülüyor ve o hocamız hakkında söylenmedik söz bırakılmıyor; böylece o din adamının şahsında Din’in bizzat kendisi ve kutsal değerleri hırpalanıyor, yıpratılıyor…”

Son günlerde ise Diyanethedef tahtasında… Amaç yine aynı: İslâm’ın bizzat kendisini yıpratmak

Aynı yazıda, İslâmî camianın “Yahu kardeşim, hocalarımız da sözlerine dikkat etsinler!” türü ezikve savunmacıtavırlarına da dikkat çekmiş; idarecilerin linç kampanyasına uğrayan hocalar hakkında soruşturma açıp, görevde almagibi yollarla şeytani çevreleri razı etmeçabalarını ise, -masallardaki- ‘yedi başlı ejderhaya kurbanlar sunarak onu razı etme’garipliğine benzetmiştik…

Evet, o ejderhalar hiçbir zaman kurbanlara doymazlar ve her seferinde yeni kurbanlar isterler…

Nihayet sıra Diyanet’e kadar geldi. Tekrar söyleyelim; amaç Diyanet’i değil, bizzat Din’i yıpratmak!

Hatırlarsak: daha önce de yine çocuk evliliğiüzerinden Nurettin Yıldızhocamız aleyhinde ve daha yakınlarda ise kılık-kıyafetkonusu üzerinden Abdülmetin Balkanlıoğluve İhsan Şenocakhocalarımız aleyhinde, aynı yöntemlerle; eski konuşmaları cımbızlanarak linç kampanyalarıbaşlatmışlardı.

Diyeceğimiz o ki; psikolojik harp taktikleriyle hazırlanıp planlanmışbu tür saldırılar karşısında birbirimizi, özellikle de hedef tahtasındaki hocalarımızı veya Diyanet’i suçlayarak ya da “yasal işlemler yapılıyor”türü ezik vesavunmacıyaklaşımlar sergileyerek şeytanî odaklarıasla razı edemeyiz.

“Siz onların milletine (yaşam biçimi: din) uymadıkça onlar sizden asla razı olmazlar”(Bakara, 120).

Öyleyse yapılması gereken, birilerini razı etmeye çalışmak değil; Diyanet’i, İlahiyatcamiası, sivil İslâmî hizmet gruplarıve hocalarıile hep birlikte İslâm’ı onurla temsilve tebliğetmek, -Mehmet Akif’in dediği gibi- “asrın idrakine”İslâm’ı, İslâm’ın güzelliklerini hikmetle ve güzel öğütlesunmaktır.

Bu bağlamda hocalarımızın kıymetini bilmeli, onlara sahip çıkmalı, “vur abalıya” misali bir sözünü de biz bahane edip “şer odaklar”ın ekmeğine yağ sürmemeliyiz. Müslüman kişi ve gruplar olarak enerjimizi birbirimizle uğraşıp didişerek tüketmemeli, duyduğumuz her habere inanmamalı, iyice tahkik etmeli, hatayı ve kusuru önce kendimizde aramalı, başkalarının hatalarına dair eleştirilerimizi ise medyaya ve özellikle sosyal medyaya taşımadankardeşçe ve mümince kendilerine iletmeliyiz.

Son olarak, Namaz Gönüllülerive Eyüp Buluşmalarıgibi platformlarda yapmaya çalıştığımız gibi, mümin kardeşler olarak farklı mektep ve meşrepteki hocalarımızla bir araya gelmeye, onların görüş ve düşüncelerini dinlemeyede özen göstermeliyiz. Bu çerçevede, geçtiğimiz günlerde çeşitli illerdeki programlarım vesilesiyle kendileriyle görüşme bahtiyarlığına eriştiğim yeni Diyanet İşleri Başkanımız Ali Erbaşhocama, Abdulaziz Kutluayhocama (Urfa), İhsan Şenocakhocama (Samsun) ve Mehmet Alagaşüstadıma (İzmir) İslâm davasına hizmetleri için teşekkürler ve dualar ediyorum.

Abdullah YILDIZ
http://www.mirathaber.com/abdullah-yildiz-hocalarimiza-da-diyanetimize-de-sahip-cikalim-15-2875y.html


Back To Top