18 Kasım 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Acil manevi yardım konusunda diyanete çağrı


Olağanüstü durumlarda acil manevî destek hizmetlerine ihtiyacımız var

Adana'da radar uygulamasını görünce paniğe kapılıp direksiyon hâkimiyetini kaybeden kadın sürücü, ilk önce bir minibüsü arkadan çarptı.
Acil manevi yardım konusunda diyanete çağrı
Çarpmanın etkisiyle yoldan savrulan otomobil, bu sefer kaldırıma çarparak ancak durabildi. Kazada yaralanan bir minibüs yolcusu ambulansla tedavi altına alınırken, yara almadığı halde şoka giren kadın sürücü, uzun süre gözyaşı döktü. Kadın sürücüyü çevredeki vatandaşlar, ellerinden geldiği kadar sakinleştirmeye çalıştı.


OLAĞANÜSTÜ DURUMLARDA ACİL MANEVÎ DESTEK HİZMETLERİNE İHTİYACIMIZ VAR

Kaza gibi olağanüstü olayların sebebi ne olursa olsun plân dışı olarak ortaya çıkartmış oldukları sosyo-ekonomik ve psikolojik bir takım kayıplar/zararlar sebebiyle her insanı değişik derelerde etkiler. Çoğu zaman ani olarak ortaya çıkan ve âfet/musibet olarak algılanan kazalar karşısında fertlerin maddi ve manevi olarak genelde hazırlıksız oluşu, kazaların olumsuz yönde etkilenmenin başlıca sebebi olarak gösterilmektedir. Bu olumsuz etkileri azaltmak maksadı ile kazaların ortaya çıkması durumunda gelişmiş ülkelerde kriz yönetim modellerinin uygulandığı görülmektedir. Uygulanan bu modeller, çoğunlukla kazanın görünen etkilerinin ortadan kaldırılmasına hizmet etmektedir. Bu kapsamda temel olarak; acil tıbbî destek ve kurtarma, çevresel zararları ortadan kaldırmanın yanında şok yaşayan kazazedelere anında profesyonel psikolojik/manevî destek gibi uygulamalara rastlanmaktadır. Bu hizmetler zincirinde psikolojik/manevî destek son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır.

Çünkü kaza sonrası psiko-sosyal dengelerini yitiren bir kişinin yaşadığı sıkıntılara acil olarak müdahale edilemezse kişinin hayatının geri kalan kısmında da kalıcı travmatik hasarlar meydana gelebilmektedir. Bu durumda kaza esnasında/sonrasında yaşanan şokla ortaya çıkan değişik davranış ve kişilik bozukluklarının ortadan kaldırılmasında uzman bir ekip tarafından sağlanacak acil sosyal hizmetler önem ve gereklilik arz etmektedir. Ancak kaza sonrası acil sosyal hizmet yaklaşımları, ferdin manevî değerleri doğrultusunda zenginleştirilmesi halinde daha etkin bir kriz yönetim modeli oluşturmak mümkün olacaktır.

Almanya’da İslâm’a Uygun Acil Manevî Destek Hizmetleri Sunulmaktadır

Herhangi bir kaza karşısında olaya ivedilikle müdahale etmeyi ve gerekli faaliyetleri başlatmayı öngören bir yaklaşım, kaza odaklı acil müdahale hizmetleri olarak tanımlanabilir. Almanya’da 80’li yıllarda otobanlarda artan oranda meydana gelen trafik kazaları ve buna bağlı olarak yaralanma ve ölüm olaylarının sonunda kazazedelerde ve yakınlarında görülen yas, hüzün, şok ve çaresizlik gibi maneviyatı sarsan durumlar karşısında kaza/âfet sonrası manevî sosyal hizmetlerin uygulanması, kilise kurumu tarafından gerekli görülmüştür.

Almanya’da 1990’lı yıllardan beri kullanılmakta olan “Acil Durumda Manevi Destek” (Notfallseelsorge) kavramı, kilise kurumları ile diğer dinî cemaatlerin organizasyonları aracılığıyla kriz teşkil eden olaylara müdahale anlamında uygulanan psiko-sosyal ve manevî danışmanlık ve rehberlik hizmetleridir. Acil manevî destek hizmetlerinin ana hedefi, acil müdahalede bulunma gereğini duyarak, vakit kaybetmeksizin olay yerine gitmek ve olaya karışmış kişilere anında manevî teselli ve teskinde bulunmak ve böylece olası post-travmatik stres bozukluklarını önlemektir.

Son yıllarda Alman hükümetinin desteği ile Almanya’da yaşayan Müslümanlara yönelik olarak İslâm inancına uygun acil manevî destek hizmetleri konseptleri geliştirilmekte ve bunun eğitim programları hazırlanmaktadır. İslâmî acil manevî destek hizmetlerine ihtiyaç, özellikle Şubat 2008 tarihinde Ludwigshafen kentinde yaşayan Müslüman Türklerin ikamet ettiği binaya Neo-Naziler tarafından yapılan saldırı sonunda yangından ölen sekiz Türkün ölümü sonucunda ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak bu alanda 2009’da ilk kez 2 yıl devam etmiş olan Müslüman manevî destek elemanı yetiştirme projesi başlatılmıştır. Bu kapsamda projeye dâhil olmak ve eğitim programlarının sonuçlarını değerlendirmek üzere 2010 yılında bizler de kapanış çalıştayına davet edildik. “İslâm Geleneğinde Acil Manevî Destek” isimli makalemiz de 2012 yılında basılan “Almanya’da Manevî Destek ve İslâm” isimli ders kitabında yer almaktadır. Bu kitap, Almanya’da acil manevî destek eğitim programlarında kullanılan önemli bir kaynaktır.

Acil Manevî Destek Alanında Türkiye Ne Durumdadır?

Türkiye’de her gün artan oranda binlerce kaza ve acı yaşanmaktadır. Ama kazazede ve yakınlarına yönelik olarak profesyonel anlamda herhangi bir acil psiko-sosyal veya manevî destek sağlanmamaktadır. Son yıllarda bizim de katkılarımızla Diyanet üzerinden küçük çapta da olsa “Hastanelerde Manevî Destek Elemanları Yetiştirme” programları başlatılmış ve bunun sonucunda birkaç hastanede manevî destek elemanı istihdam edilmiştir.

Daha sonraki süreçte ise yine bizim inisiyatifimizle bu sefer Sakarya Müftülüğü ile bir pilot proje düşüncesiyle ortaklaşa olarak tasarladığımız “Âfet/Kaza Odaklı Acil Manevî Destek Elemanı Yetiştirme” projesi başlatılmıştı. Bunun için Rağbet Yayınlarından çıkan “Olağanüstü Durumlarda Acil Manevî Destek” kitabı dahî hazırlanmıştı. Ne var ki olağanüstü bir süreçten geçtiğimiz için, bu önemli proje maalesef askıya alındı veya unutulmaya terk edildi. Belki yanılıyorumdur. Öyle ise Diyanet, bu konuda ne yapmayı düşünüyor, ne yaptı, bir açıklamada bulunursa doğrusu memnun olurum.

Umarım Türkiye’de yaşayan vatandaşlarımız her türlü kaza ve belalara manevî yönden hazırlıklıdır. Bunun için onlara âcizane bu sayfa aracılığıyla aşağıdaki âyeti hatırlatmakla yetineceğim:

“Mutlaka sizi biraz korku ve açlıkla ve mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz eksilterek imtihan ederiz.(Ey Peygamberim!) Sabredenleri müjdele. Onlar başlarına bir musibet gelince, ‘Biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz.’ derler. İşte Rableri tarafından bol mağfiret ve rahmete nail olacak kimseler bunlardır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da bunlardır.”(Bakara: 155/157).

Sabır ve tevekkül sayesinde kişi, Allah’tan gelen her türlü olağanüstü durum karşısında Allah’ın tasarrufuna razı olacak ve teslimiyet duygusu ile şuurlu bir tavır sergileyecektir. Bu sebeple henüz âfet/kaza yaşanmadan kişide geliştirilebilecek bu tarz manevî yaklaşımın, kişinin âfet/kaza sonrası şoka girmesini de önleyecektir.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/acil-manevi-yardim-konusunda-diyanete-cagri-8-2230h.html


Back To Top