24 Haziran 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Ak-Parti’nin seçim beyannamesinde engellilerin durumu ve tekliflerimiz

24 Haziran'da gerçekleşecek 27. Dönem Milletvekili seçimlerinde AK Parti'den aday gösterilen 600 adayın tanıtımı Ankara Arena'daki toplantıda gerçekleştirildi.
Ak-Parti’nin seçim beyannamesinde engellilerin durumu ve tekliflerimiz
Aday tanıtımının yanı sıra, Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti'nin seçim beyannamesinde yer alan ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek projeleri de açıkladı. 360 sayfadan ve 16 başlıktan oluşan beyannamede "Güçlü Türkiye, Güçlü Hükümet, Güçlü Meclis" vurgusu yer alıyor. Beyannamede ekonomi, sağlık, teknoloji, yaşlılar ve engelliler gibi birçok önemli konu yer alıyor.


AK-PARTİ’NİN SEÇİM BEYANNAMESİNDE ENGELLİLERİN DURUMU

Ak Partinin seçim beyannamesinde engellilere ayrılan toplan sayfa sayısı 4,5’tur. Epey kısa tutulmuş olan Giriş kısmında “Türkiye’nin engellilerin sorunları konusunda adeta bir devrim gerçekleştirilmiştir.” denilmektedir. Kastedilen herhalde “engellilerin sorunlarının çözümü konusunda adeta bir devrimin gerçekleşmiş” olduğudur. Beyannamede açıkça ifade edilmemiş olsa da burada devrim niteliğinde kabul edilen olay, Özürlüler İdaresi Başkanlığındaki kurum danışmanlığım dönemimde hazırlamış olduğumuz Engelliler Kanunu olmalıdır. Çok geniş bir yer alan “Neler Yaptık?” kısmında zaten engelli dostu sosyal politika odaklı mevzuatın “yardım” değil “hak” eksenli bir anlayışla şekillendiği ifade edilmekte ve bu çerçevede engellilere dönük istihdam, sosyal güvence ve sosyal bakım hizmetleri tek tek anlatılmaktadır.

Geleceğe dönük olarak “Neler Yapacağız?” kısmında ise “engelli vatandaşlarımızın eğitim, istihdam, katılım başta olmak üzere ekonomik ve sosyal hayatın içerisinde aktif bireyler olarak yaşam sürmelerini sağlayacak altyapıyı güçlendirerek, engellilerimizin engellerini en az hissedeceği bir ortamı tesis edeceğiz.” denilmektedir. Bu bağlamda somut olarak bazı projeler sıralanmaktadır. Mesela engelli gençlerin gün içerisinde sosyal faaliyet yapabilmelerine imkân verecek şekilde gençlik merkezlerinde buna göre bir ortamın oluşturacağından bahsedilmektedir. Yine bu projeye benzer bir şekilde engelli genç ve çocukların kısa süreli gündüz ve yatılı bakımı için güvenli bir biçimde bırakılabilecekleri “Aktif Yaşam Merkezleri”nin kurulacağının altı çizilmektedir.

Bir türlü sayısı artırılmamış olan ağır derecede engelli işgücü için düşünülmüş olan korumalı işyerlerinin 81 ilde yaygınlaştırılacağı müjdesi verilmektedir. Bunun yanında İş ve Meslek Danışmanlığı hizmetleri kapsamında engellilerin istihdama geçişlerini kolaylaştıran ve sürdürülebilir istihdamlarını sağlayan engelli iş koçluğu modelinin kurulacağı vaat edilmektedir. Erişilebilirlik uygulamalarının artırılması amacıyla toplumsal bilgi ve bilinç düzeyinin artırması için çaba gösterileceği ve engelli bakım ve rehabilitasyon hizmetleri için kamu-özel sektör işbirliği modelinin geliştireceği belirtilmektedir.

Benim Önerilerim

- BAKIMA MUHTAÇ ENGELLİLERE KALICI BAKIM HİZMETLERİ PROJESİ: 2005 tarihli Engelliler Kanunu, sosyal politikanın temel esaslarını dikkate alan bir anlayışla ortaya çıkmıştır. Ne var ki bütün yaklaşımlar, yoksul engellilere cüzi de olsa maddî destek sağlamaya yöneliktir. Bu durum aynen bakıma muhtaç engelliler için de söz konusudur. Bakım ödeneği bu bağlamda sadece yoksul olmak şartıyla verilmektedir. Halbuki yoksul olmayan fakat özellikle yaşlı ve bakıma muhtaç engellilerin de evde ve (ya) kurumda profesyonel bakım hizmetlerine ihtiyaç vardır. Dolayısıyla bakıma muhtaçlık, başka sosyal risklerden bağımsız olarak tahakkuku halinde kendi başına sosyal bakım güvence modelinin bir parçası olması gerekir. Bunun için de nasıl ki Türkiye’de işsizliğe karşı işsizlik sigortası var ise bakıma muhtaçlar için de sosyal sigortalar sisteminde bakım sigortası ihdas edilmelidir.

- AYRIMCILIK İÇERMEYEN ENGELLİ DOSTU İSTİHDAM PROJESİ: Engellilerin istihdamında da halen ayrımcılık ilkesine aykırı uygulamalar devam etmektedir. Örneğin bugün KPSS’de 100 puan almış bir engelli vatandaşımız Kaymakamlık Sınavlarına girememektedir. Yani bir engelli vatandaşımızın kaymakam veya vali olması, günümüzün mevzuatına göre mümkün değildir. Çünkü 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (m. 48/A) ve buna bağlı 1700 sayı ve 1930 tarihli Dahiliye Memurları Kanunu (m. 2) ve yine buna bağlı 788 sayı ve 1926 tarihli Memurin Kanunu (m. 4; V) buna engel teşkil etmektedir. Buna göre bir kaymakam adayının “bedenî arıza ve hastalıklara malul bulunmaması, memleketin her ikliminde iş görmeye ve her vasıta ile gezip dolaşmaya kabiliyetinde bir sınırlama” içinde olmamalıdır. Halbuki teknoloji çağında normal bir kaymakamın/valinin yapabileceği işleri artık işgücü niteliği taşıyan engellilerimiz de kolaylıkla ifade edebilmektedir. Engellilerin milletvekili olması mümkün de neden kaymakam veya vali olamasın ki? Kaldı ki asr-ı saadette Peygamberimiz (sav) bile liyakatli engelli sahabilerine en üst idarî makamlar vermiştir.

- ENGELLİ DOSTU İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ PROJESİ: İşgücü niteliği taşıyan her engelli vatandaşımız, istediği meslekte veya işyerinde fırsat eşitliği çerçevesinde kariyer yapabilme hakkına sahip olmalıdır. Bunun için oluşturulacak “Engelli Dostu İşyeri” standartları doğrultusunda gerek kamu kurum ve kuruluşlarında, gerekse özel sektörde “Engelli Dostu İnsan Kaynakları Yönetimi” ilkeleri belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.

- NİTELİKLİ ENGELLİ İŞGÜCÜ YETİŞTİRME PROJESİ: Engelli işgücü, yeterince meslekî bilgi ve tecrübeye sahip olmadığı için, genelde ücreti düşük işlerde çalıştırılmaktadır. Fırsat eşitliğine aykırı bu durumun ortadan kalkması için, engelli işgücünün meslekî kalifikasyonunun artırılmasına yönelik olarak İş-Kur ve STK’lar aracılığı ile sertifikalı meslek kurslarının sayısı ve niteliği artırılmalıdır.

- ENGELLİ DOSTU TURİZM PROJESİ: Turizm sektöründen engelli vatandaşlarımız da eşitlik ilkesine uygun olarak yararlanabilmelidir. Otellerimiz ve bütün turistik tesis ve mekânlarımız engellilerimize uygun hâle getirilmelidir.

- ENGELLİ DOSTU MANEVÎ KORUMA PROJESİ: Engellilere ne kadar çok sosyo-ekonomik imkânlar verilirse verilsin, kalıcı ve ciddî rahatsızlıkları sebebiyle engellilerin önemli bir kısmı netice itibariyle bazen hüzün, keder, depresyon ve isyan hâli içinde olabilmektedir. İntihar edenlerin içinde engellilerin sayısal fazlalığı bunun delilidir. Musibet gibi algılanan fakat haddizatında kişi için bir imtihan ve dolayısıyla sevap kazanma vesilesi olabilen engellilik sorunuyla manevî yönden nasıl mukavemet edilebileceği yönde kapsamlı bir şekilde manevî teselli, destek ve koruma sistemi geliştirilmelidir. Bunun için DİYANET aracılığı bütün sosyal kurumlarda ve sivil alanda istihdam edilmek üzere profesyonel manevî destek elemanları yetiştirilmelidir.

Velhâsıl-ı Kelâm

Engelli dostu sosyal politikalar, iktisadî kalkınma ile beraber, devlet eliyle sürekli olarak geliştirilmesi gereken bir alandır. Aksi takdirde engellilerin dezavantajlık sorununun giderilmesi mümkün değildir. İktidara gelmek isteyen siyasî partiler, her ne kadar kendi aralarında rekabet hâlinde bulunsalar bile, vatandaşlarımızın sorunlarının giderilmesi noktasında gerektiğinde birlikte hareket edebilmelidir. Rekabet, siyaseti ve kamu hizmetini sarsmamalıdır. Nasıl ki 2005 tarihli Engelliler Kanunu, TBMM’de temsil edilen bütün partiler tarafından kabul görmüşse, söz konusu engelliler olduğunda yine birlikte hareket edilebilmelidir. Bu bağlamda son olarak engelli dostu sosyal politikaların önemine işaret etmek adına, Peygamberimizin (sav) bu doğrultudaki temel ilkesini gün ışığına çıkartmak isterim:

“Kim (geride) mal bırakırsa bıraktığı mal mirasçılarına aittir ve kim (kimsesiz) bakıma muhtaç bir kişi/engelli (geride) bırakırsa onun bakım/korunma sorumluluğu da bize (devlete) aittir.” (Buhâri; Feraiz; 25).

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/ak-partinin-secim-beyannamesinde-engellilerin-durumu-ve-tekliflerimiz-5-4302h.html


Back To Top