14 Aralık 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

İnsanın tarifi

Allah (c.c.) insanoğlunu yeryüzünün halifesi yapmış, Ona kendi irade­sinden de cüz-i irade vermiştir. Bu durum diğer yaratıklarda yoktur. An­cak, insanoğlunun gurur ve kibre kapılmaması için, yaratılışındaki ana maddeyi de, âleme ibret olacak şekilde, basit maddelerden oluşturmuştur.

İnsanoğlu önemli bir şey yapacak olsa, yeryüzünün en kıymetli mad­delerinden yapar. Meselâ bir kalp kapağını düşünün. Bulunan mad­delerin en pahalısıdır. Hâlbuki Allah (c.c.)’ın mükemmeli yaratmak için, iyi şey­lere ihtiyacı yoktur. Çünkü yaratan O’dur. O neye değer verirse, insan­oğlu onun peşinden koşar. Yani değerleri tespit etme yetkisi O’na aittir.

İnsanoğlu’nun yaratılışındaki ham maddesi, aşağıdaki ayet’i kerimede şöyle anlatılır.

هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ٭

“O, sizi (önce) topraktan, sonra az bir sudan (meniden) yara­tandır.”   Mü’min Suresi 40/ 67

Yaratılışın hammaddesi topraktır, İlk insan, Hz. Âdem (a.s.)’de top­raktan yaratılmıştır. O’nun neslinin yaratılışına sebep olan şeyde sipermdir.

Ondan sonraki insanların meniden yaratılmış olması, topraktan yara­tılmadıkları anlamına gelmez. Çünkü ilk maya topraktır. Her iki madde de insanlar için değersizdir. Hatta siperm, fiziki olarak, tiksindirici bir şey­dir.

İnsanoğlu yaşadığı müddet içerisinde, maddi vücudu bakımından, güzel şeyleri çirkin hâle getiren pislik makinesi gibi çalışır. Allah (c.c.)’ın ya­rattığı güzel şeyleri yer, işe yaramaz hâle getirdikten sonra, dışarıya atar.

İnsanoğlu öldüğü zaman, başkalarını korkutacak hale gelir. Hiçbir işe yaramaz. Başka canlıların eti, derisi ve kemiğinden faydalanılır, in­sanoğlunun hiçbir şeyinden faydalanılmaz. Hatta korkunç duruma düşer. Yıllarca koynunda sakladığı, uğruna her şeyini feda ettiği eşine, “bu ce­nazeyi sana bir hafta misafir edelim” denilecek olsa, onun korkutucu şeklinden korunmak için, başka yakınlarını da evine davet eder.

İnsan hayatını bir cümlede özetlemek gerekirse:

Var oluşunun sebebi pislik, yaşadığı müddetçe pislik makinesi görevi yapar, öldüğü zaman da defnedilmezse, korkunç(leş) hâle gelir.

Yukarıda yaptığımız inceleme, insanoğlunun maddi yapısı içindir. Manevi yapısı ise, aşağıdaki ayet-i kerimede şöyle beyan edilmektedir.

لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ فىِ اَحْسَنِ تَقْوِيمٍ٭

“Gerçekten biz insanı en güzel bir biçimde yarattık”  ( Tin sûresi 95/4)

Yani insanoğlu, yaratılış, biçimlendirme boy pos ve davranışları ba­kımından, en güzel bir biçimde yaratılmıştır. Diğer canlılarda olmayan sı­fatlarla techiz edilmiştir. Yeryüzünün halifesi sayılmış, kendinden baş­ka bütün yaratılanlar, ona teslim edilmiştir. Allah (c.c.)’ın severek yarattığı ve güvendiği bir canlıdır. Bundan dolayı, mevcudu birleştirip yapma veya mevcut olanı yok etme gücüne sahiptir. Bu yönüyle meleklerden de üstündür.

İnsanın yaratılışındaki maddi ve manevi yönünü göz önünde bulun­durup, bu ikisi arasındaki ince çizgiyi değerlendirdiğimiz zaman, şu ka­naata varıyoruz.

İnsanoğlu basit şeylerden yaratılmıştır. Bu durum yüce Allah’ın ya­ratıcılık gücünü gösterir. O isterse en basit şeyden, en kıymetliyi yaratır. Bununla beraber insanoğlu, vasıfları bakımından, yaratılmışların en güzeli ve en üstünü olarak takdim edilmiştir. İşte bu üstünlüğün de bir şartı var­dır. Bu şartı, yüce Mevla, aşağıdaki ayette açıklamıştır;

كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ ٭

“Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz.” ( Âl-i İmrân 3/110)

Bu âyet’de Mü’minlerin sıfatları tespit ediliyor ve şart koşuluyor.

Siz Allah (c.c.)’a iman eder, imanınızın gereği olarak, insanlara iyili­ği emreder, onları kötülükten nehyederseniz, insanlar için en hayırlı ümmet olursunuz. Yani hayırlı ümmet olma vasfını korumak isterseniz, bu şart­lara uymak zorundasınız demektir. Başka şekilde izah etmek gerekirse;

Yeryüzünde milyarlarca insan vardır. Ancak, kâinatı yaratan bir tek Allah (c.c.)’a iman etmedikleri takdirde, onların Allah (c.c.) katında hiç­bir değeri yoktur. Zira İnsan, yeryüzüne, süfli emellerini tatmin etmek için, sorumsuzca yaşamak üzere gönderilmemiştir. Her canlının görevi olduğu gibi, onun da görevi vardır. O da, önce Allah (c.c.)’ı tanımak, O’na itaat ve ibadet etmek, etrafındaki insanları da itaate davet etmektir. Böyle davrandığı takdirde, hayırlı ümmet olma vasfını muhafaza eder, ebedi âlemde de, cennetle taltif edilir. Bunlara riayet etmezse, öldükten sonra cezaya müstahak olur.

EMEKLİ MÜFTÜ 

Emekli Müftü Ali KARA
http://www.mirathaber.com/ali-kara-insanin-tarifi-63-2399y.html


Back To Top