14 Aralık 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

AB’ye Girmek İstemek Eşcinselliğe Onay Vermektir - EŞCİNSELLİK ZİNADAN AĞIR BİR HARAMDIR 3

Eşcinsellik zinadan daha ağır bir haramdır, insan doğasında nefretle karşılanan/karşılanması gereken bir haramdır. Ama insanlık Yaratan'dan koptuğu için, Yaratan'ın yasalarına göre hayata bakmadığı/bakamadığı için eşcinselliğe -karşı çıkmak şöyle dursun- yasalarla koruma altına almaya başlamıştır. Amerika ve AB ülkelerinin bir kısmı başta olmak üzere 26 ülke eşcinsel evlilikleri yasallaştırmıştır ki bu durum insanlığın mânen çökmekte olduğunun, doğal ve sosyal afetlerle cezalandırılacağının da işaretidir.

Sevgili kardeşlerim; Kur’ân-ı Kerim'de zina haram kılınmıştır ve zina Furkan (68) İsra (32) Nûr (2) ve Mümtehine(12) surelerinde 4 yerde konu edilir, Fahişe/Çirkinlik ve Hebâset/Pislik şeklinde iki vasıfla da kötülenir. (İsra 32; Nûr 26) Mesela İsra Sûresi’inin 32. ayetinde “Aman Zinaya yaklaşmayın.Çünkü o Fahişe’dir/ çirkinliktir. Kötü bir yoldur,”buyurulur.

Gelgelelim eşcinselliğe, o böyle değildir. Eşcinsellik Kur’ân-ı Kerim'de dört sûrede değil 11 sûrede ele alınır: Araf, Hûd, Hicr, Enbiya, Şuara, Neml, Ankebut, Saffat, Zariyat, Kamer veNisasûreleri… 10 Sûre Mekkî ve sadece Nisa Sûresi Medenî’dir.

Seküler-Laik Düzenlerde de Eşcinsellikle Mücadele Edilmelidir

Bunun pek büyük bir anlamı vardır. O da seküler –laik düzenler içinde bile eşcinsellikle kültürel ve hukuksal mücadelenin gerekliliğidir.

Öneminden ötürü konuyu açalım:

Hz.Lût bağlamında eşcinselliği konu edinen âyetler İslâm’ın ilk yıllarını oluşturan Mekke döneminde indirilmiştir. Mekke dönemi seküler-laik bir dönemdir. Bir diğer anlatımla hayatı İslâmî kurallara göre yapılandıran Kur’ânî yasalar henüz indirilmemiştir. Üstelik eşcinsellik bilinmekle beraber faiz ve zina gibi yaygınlık kazanmamıştır. Böyle iken eşcinsellik 10 Mekkî sûrede aynı bağlamda konu edildi ve 11kötüleyici vasıfla da yerildi. Bu onbir vasfın Fahişe, Münker veHabâisolarak üçü eşcinselliği yererken sekizi ile de eşcinseller yerildi. Bu onbir vasfı açıklayacağız.

Eşcinsellik Hz.Lût’un Kavmiyle Kitleselleşti

Burada bir önemli noktaya daha değinelim:

İlk insan cemiyetini oluşturan Hz. Adem'in toplumundan günümüze kadar her toplumda öldürme, faiz ve zina gibi eşcinsellik de olmuştur. Mesela Kur’ânımızın anlatımına göre insan öldürme ilk insan toplumunda gerçekleşti. Öldürme olur da eşcinsellik olmaz mı, elbette olur. Ama Lût toplumunun bir aşağılık özelliği var. Bu inkârcı  sapkın,  azgın ve zalim toplum eşcinselliği kitleselleştirmiştir. Koca Sodom ve Gomore şehirlerinde kadınları dahil bir aile dışında hepsi eşcinsel olmuştur. Yani kadınları lezbiyen erkeleri de eşcinsel olmuş. Kur’ân Zariyat Sûresi’nin 36. âyetinde Rabbimizin diliyle, “Biz orada bir aile dışında eşcinsellik yasağına uyan bulmadık,” buyurur. Böylesi aşağılık bir kavim olduğu içindir ki tarihten silinmiş medeniyetler gibi korkunç bir çığlık ve ardından gelen taş yağmuruyla tarih sahnesinden yıkılıp gitmiştir. (Hıcr73-74)

Neden 10 Sûre’de 11 Yerici Vasıf?

Burada soralım: Eşcinselliğe ve  eşcinsellere Mekke döneminde neden bu 10 Sûre’de 11 yerici vasıfa yer verilmiştir? Oysaki homoseksüellik Mekke'de yaygın değildi. Dönemin medyası gibi olan şairlerin şiirlerinde eşcinselliğe yer verilmekteydi ama fiilen tespiti yapılan vakalar pek yoktu.[1]Mesela Hazreti Peygamber döneminde bir eşcinsellik olayı onun huzuruna getirilmedi ve onun tarafından ceza verilişine de tanık olunmadı.

Böyle iken verilen önemin ana sebebi Kur’ân’ın Kıyamet Günü’ne kadar yürürlükte kalacak ve insanlığın oluşacak problemlerine çözüm üretecek Kitap olmasıdır.

Evet Kur'ân tarihin yedinci asrında Mekke ve Medine dönemi için geçerli bir Kitap olarak değil Kıyamet gününe kadar yürürlükte kalacak bir Kitap olarak indirildi. Onu indiren Allah, insanlığın geleceğini de biliyordu.

Eşcinsellilk insanlık hayatında her dönemde vardı ama Kur'ân'ın indirilişinden sonra giderek yaygınlaşmaya başlayan bir belayı azim oldu. Eşcinsellik bugün örneğin Amerika ve AB ülkelerinde yaygın ve yasal. 26 ülkede eşcinsel evlilikler bile meşru. Bu iğrenç işlem memleketimiz dahil her yerde var. Mahremler arası Ensest ilişkiler de var. Kur'ân'a inanılmayan ve ondan  sapılan her bir coğrafi bölgede her türlü haram olur. Bu haram fiiller yasalarda ve sanat eslerinde de görülür. İnsanlık böyle bir zilleti anacak eşcinsel Lût kavminde görmüştü. Onun akıbetine doğru da gidiyor.

AB’ye Girmek Eşcinselliğe Onay Vermektir

Burada değinmeden geçemeyeceğim Avrupa Birliği'ne girmeye çalışıyoruz ya, Avrupa Birliği'nin gerektirdiklerinden biri de ayrımcılık yasağıdır. Yani eşcinselliği meşru tanıma gereği. İnşallah bu beladan kurtuluruz ama sormalı değil miyiz? Bizim AB’ye ne ihtiyacımız var, zaten ikili ilişkiler içerisinde değil miyiz? Dünya’da bilim-teknoloji batının tekelinde midir?

Dünya Sağlık Örgütü bilimsel bir cinayet işleyerek kendince  eşcinselliği bir cinsel hastalık olmaktan çıkardı. Bir de Amerikan Psikoloji Derneği var. Doğuştan olduğunu ileri sürdüğü eşcinselliğin tedavisinin olanaksız olduğunu dillendiriyor. Maalesef üniversitelerimizin ilgili birimleri de çoğunlukla bu kafadadır. Çünkü tedavi için giden insanlara “Dünyanın üçte biri eşcinsel olmuş siz de olsanız ne olur?” diyecek kadar alçalan sözde bilim adamlarımız var. İlmi imansızlıklarına ve sömürülerine alet eden etik yoksunları var. Evrim teorisinde de aynı yöntemi izlemiyorlar mı? Adı üstünde teori! Koca koca bilim adamı görünümlü şarlatanlar çıkıyor, teoriyi bilim diye Müslümanlara ve ülkemiz insanına satmaya çalışıyorlar.

 LGBT ismi altında artık açıktan faaliyetler gösteriliyor. Yaklaşan büyük tehlike ortada. Buradan Tıpçılara ve İlahiyatlara sesleniyorum, buradan Diyanete sesleniyorum; eşcinsellik üzerinde yapılmış bir doktora çalışması ve hazırlanmış bir tek hutbe ve vaaz var mı? Yoksa biz Allah’a değil de Tağût’a mı inanıyoruz?

Devamı yarın…
---
[1]İslâm öncesi Arabistan’da hayasızlık o dereceye varmış ki Umeradan sayılan İmruü’i-Kays gibi bir şair amcazadesi ile vuku bulan gayr-ı meşru münasebetini tasvir etmekten çekinmemiş ve onun bu kasidesi Kâbe’nin cidarına asılmıştı. (İslâm Taihi, Asr-ı Saadet, 1928, İstanbul. 4/150)



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.mirathaber.com/ali-riza-demircan-abye-girmek-istemek-escinsellige-onay-vermektir-escinsellik-zinadan-agir-bir-haramdir-3-1-4853y.html


Back To Top