18 Ekim 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Ezberci Eğitim Ezber Bozacak Adam Üretemez!

“Ezberci ya da Körleştirici Din Eğitimi” başlıklı yazımızda körü körüne ezberciliğin din eğitimi için ne kadar zararlı sonuçlar doğurduğunu izah etmeye çalışmıştık. Doğrusu, ne ezbercilik sadece din alanıyla sınırlı ne de zararları. Öyleyse meseleye biraz daha geniş bir perspektiften bakmamız gerekiyor.

Evvela şu hususun altını kalın çizgilerle çizmeliyiz ki, hiç kimse bir şiir antolojisini ezberlemekle şair olmaz. Bir kişi herhangi bir şairin bütün şiirlerini ezberlese ve o şairden daha güzel okusa yine de şair sayılmaz. Şairlik ayrı bir şey, şiir ezberlemek ayrı bir şey. Aynı şekilde bir öğrenci Matematik kitabındaki bütün problemleri ve çözümlerini ezberlemiş olsa Matematikçi olmaz, olamaz.

Peki ezber yapmanın hiç mi faydası yok?

Bu soruya hangi eğitimci “Hayır!” diyebilir ki! Ezber yapma, gerekli olan bir bilgiyi, bir ismi,  bir örneği akılda tutmak, hafızaya yerleştirmektir. Bazen duygulu bir şiir, bazen güzel bir şarkı, bazen etkileyici bir konuşma, bazen kutsal bir metin ezber yapmayı zorunlu hale getirebilir. Bu anlamda ezber yapmak güçlü hafıza ve ileri teknik gerektiren önemli bir etkinliktir. Güçlü bir hafızaya sahip olmak her zaman ve her yerde herkesin özlemidir.

Kıvamında ve tadında kalan ezber -abartmamak kaydıyla- eğitimde önemli bir aşamadır, zihni uyarır, örnek oluşturur, işleri kolaylaştırır, hedefe giden uzak yolu yakın eder. Kısa bir edebi metni ezberlemek, güzel bir konuşma yapmada ve iyi bir kompozisyon hazırlamada kişiye yardımcı olur. Pi sayısını ezberlemek problem çözmede büyük kolaylık sağlar. Dahası, anamızın-babamızın adını ezberleyerek öğreniriz. Diğer insanların ve nesnelerin isimlerini de öyle. Dil öğrenimi ise neredeyse tamamen ezber gücüne dayanır.

Bununla birlikte ezber yapmanın abartılması kolaylıkla ezberciliğe dönüşebilir. Bu yüzden ölçüyü kaçırmamak, ezberin nerede başlayıp nerede biteceğini, bunun da işe ve amaca göre değişebileceğini iyi bilmek gerekir. Matematik diliyle söyleyecek olursak, bir problemin çözüm yolunu bellemek, mesela formülü aklına koymak ezber yapma, aynı problemin çözülmüş şeklini satır satır hafızaya yüklemek ezbercilik… Ezberci öğrenci benzer bir problemle karşılaşınca apışıp kalıyor tabii.

Bizim karşı olduğumuz elbette bunlar değil; ezbercilik dediğimiz şey bir bakıma bunlara biraz benzese de özünde oldukça farklı.

Öyleyse nedir ezbercilik? Zararları nelerdir?

Görüldüğü gibi, ezber yapma ile ezbercilik aynı şeyler değil.

Ezbercilik; bir konuyu, bir meseleyi kavramadan hafızaya depolama işidir; bir düşünceyi, bir görüşü araştırmadan, soruşturmadan, analiz etmeden, diğer görüşlerle karşılaştırmadan, doğru veya yanlış olabileceğini hiç düşünmeden belleğe yükleme ameliyesidir. Bu manada ezbercilik kör teslimiyetten başka bir şey değildir.

Ezbercilik insanı taklitçi yapar, kişilik oluşturmayı ve kişisel gelişim sağlamayı önler. Böyle bir kişi neticede düşünme yetisini yitirir, kararsızlık durumları yaşar, kavramlar ve olaylar arasında bağ kurarak öğrenemez, muhakeme kuramaz, ezberlediği sorunla benzeşen problemleri çözemez, çözümleyemez, sentezleyemez, plan yapamaz, strateji geliştiremez…

Sosyal ve Beşeri Bilimler alanlarında insan beynini matlaştırmanın, donuklaştırmanın ve mankurtlaştırmanın da en kestirme yoludur, körü körüne ezbercilik. Akletme nimetinden soyutlanmış bir ezberletme mekanizması, zihni kontrol altına almanın, insanı kişiliksizleştirmenin, düşünme ve sorgulama yeteneklerini köreltmenin bebek yüzlü sorumlusudur; beyin yıkamanın ve şartlandırmanın, ondan sonra da kukla gibi kullanmanın önemli bir yoludur. Kur’an’ın tabiriyle insanı kör, sağır ve dilsiz eder.

Körü körüne ezbercilik, hafızayı anlaşılamayan ve anlamlandırılamayan şeylerle doldurmaktır. Kabul etmeliyiz ki, bu bir marifet değildir. Böyle bir faaliyette öğrenme de öğretme de ilerleme de gerçekleşmez. Sadece kendimizi kandırmış oluruz, patinaj yaparız, yerimizde sayarız. Bu bağlamda ezberciliğin insan nesline zararı içkiden, eroin ve esrardan daha geri değildir.

Eğitim sistemimiz, maalesef, abartılı ezber kolaycılığı üzerine kuruludur. Özellikle ilk ve orta dereceli okullarımızda öğretme deyince, ekseriya ezberletme veya daha hafif bir tabirle akla koyma akla gelir. Her an ezberciliğe kayma riski taşıyan bu yol, ülkemiz ve gelecek nesillerimiz için büyük bir tehlikedir. Zira bizim, körü körüne ezber yapan değil, anlayarak öğrenen, özümseyici, içselleştirici, araştırıcı, soruşturucu, analiz edici, yorumlayıcı, eleştirici… nesillere ihtiyacımız var. Biz, laf üreten değil, iş yapan, iş bitiren, aklını kullanan, arı gibi çalışan, fikir ve proje üreten, buluşların altında imzası olan hareketli ve cevval bir gençliğin özlemini çekiyoruz.

Oysa kör ezberciliğin insanımızı götüreceği nokta düşüncesizliktir, kişiliksizliktir, kör teslimiyettir, kör taklitçiliktir. Tam da bu yüzden ezberci eğitim ezber bozacak adam üretemez! Ülkemize ezbere gidecek değil, ezber bozacak kişiler lazım.

Ali Rıza GÜL
http://www.mirathaber.com/ali-riza-gul-ezberci-egitim-ezber-bozacak-adam-uretemez-10-5340y.html


Back To Top