17 Ocak 2018 Çarşamba
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Avrupa kıtası yoktur

Bilimsel açıdan Avrupa diye bir kıta coğrafyada bulunmamasına rağmen dünya bunun var olduğuna inandırılmıştır. Böylece zihin denetimi ve sömürü yönünde bir zafer elde edilmiştir.

Avrupa-merkezli düşünce dünya üzerinde egemenliğini, savaşlarla ve maddi üstünlükle değil, zihinsel oyunlarla elde etmiştir.

Bu zihinsel oyunların başında Avrupalının ırk olarak, bir canlı türü olarak diğer insanlardan üstünlüğünü kanıtlamaya çabalayan Darwin’in Evrim Teorisi gelir. Bu sayede yüzmilyonlarca, milyarlarca insan üzerinde silah atmadan hakimiyet kurabilmiştir. Bu sayede İngiliz ve diğer imparatorluklar sömürülerini bir ihsan olarak sunmuşlardır.

Bir başka önemli zihinsel oyun mevcut faize dayalı Merkez Bankası ekonomisi dışında hiçbir sistemin olmadığı, faizsiz ekonomiden bahsedenlerin akıl hastası olduğu yönündeki kabullerdir. Bu sayede dünya insanlarını hep yaptıkları ticari faaliyette mutlaka İngiltere merkezli bankalara haraç vermek zorunda bırakmışlardır.

Tuhaf iddialar, aslında çok daha baştan başlar. Bunların en başında dünya insanlarını gerçekten Avrupa diye bir kıtanın olduğuna inandırmaktır. Bu da Avrupalıların farklı bir kimlikleri olduğu yönündeki iddiaların temelini oluşturmaktadır.

Oysa Avrupa diye bir kıta yoktur. Avrupa, Asya kıtasındaki bir çıkıntıdır. Avrasya kıtası üzerindeki beş önemli çıkıntıdan sadece birini oluşturmaktadır. En kalabalığı bile değildir.

Asya kıtası üzerinde, ya da insanları şok etmeden alıştıra alıştıra anlatmak için Avrasya kıtası üzerinde beş büyük çıkma bölge ya da altkıta vardır:

1. Uzak Doğu altkıtası: Yaklaşık bir buçuk milyar insanın bulunduğu ve Çin ile Kore yarım adalarından oluşan bir altkıtadır. Kendi içinde yeterlidir. Kendine özgü, Budizmle Konfiçyüsçülüğün karışımından bir dini medeniyeti bulunur. Dağlarla Asya’dan ayrılır.

2. Güneydoğu Asya altkıtası: Yaklaşık dörtyüz milyon insanın bulunduğu Hindi Çin yarımadası ve onu izleyen takımadalardan oluşan altkıtadır. Kendi içinde yeterlidir. Yukarıdaki dört altkıtanın dinlerinin hepsi, İslam, Budizm, Hristiyanlık ve Hinduizm, burada karışık olarak bulunur.  Dağlar veoormanlarla Asya’dan ayrılır.

3. Hind altkıtası: Yaklaşık bir buçuk milyar insanın bir altkıtadır. Kendi içinde yeterlidir. İslam da yaygın olarak varsa da kendine özgü, Hinduluk buranın geleneksel dinidir. Budizm de buradan çıkmıştır. Eskiden Hind ayrı bir kıtaydı, yüzmilyonlarca yıl içinde Asya’ya yaklaşarak en sonunda onunla çarpışmıştır. Ortaya çıkmış olan Himalaya dağlarıyla Asya’dan ayrılır.

4. Güneybatı Asya altkıtası: Adına Orta Doğu da denen bu bölge, Anadolu, İran, Arabistan’ın oluşturduğu altkıtadır. İslam bu bölgeye tam olarak hakimdir. Hristiyanlık ve Yahudilik de buradan çıkmıştır. Uygarlık burada başladı bilinir. Yaklaşık dörtyüz milyon insan yaşar.

5. Avrupa altkıtası: Bu bölgede yediyüz milyona yakın insan yaşar ve Ural Dağlarıyla Asya’dan ayrılır ancak onun güneyindeki ovalardan kolayca erişilebilir. En son uygarlıkla tanışan Asya bölgesidir. Yaygın din Hritiyanlıktır ancak giderek bir geleneksel kültüre dönüşmektedir.

Görüldüğü gibi Avrupa ne en kalabalık ne en önemli bir altkıtadır. Beş altkıta arasında eşit önemli bir Asya bölgesidir.

Gerçek coğrafi kıtalar, birbirinden ayrık anakara kütleleri şunlardır: Asya (Avrasya da denebilir), Afrika, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avustralya, Antarktika. Bunlara ilaveten günümüzde Güney Pasifik’te Yeni Zelanda’nın Kuzeyindeki geniş bölgenin de bir zamanlar kendi başına bir kıta olabileceği konusunda tartışma vardır.

Eğer Asya’dan ayrık bir kıta olarak ele alınacaksa bu beş Asya unsuru içinde sesi çıkması gereken Avrupa değil Hindistan olurdu. Hind altkıtası bir zamanlar gerçekten ayrık bir kıta olduğundan saygı duyulabilirdi. Ama Avrupa’nın ayrı bir kıta olduğu iddiası deli saçmasıdır.

Pekiyi bu nereden çıkmadır? Vaktiyle Yunanlılar, esas medeniyet bölgelerinden suyla ayrılmış olduklarından, ona erişebilecekleri bir kara aradılar. Kıyıdan Kuzey Akdeniz’den ilerlediler, Okyanusa kadar gittiler ve burada Afrika’yla birleşmediklerini gördüler, Batıdan Ege, Marmara, Karadeniz’e ilerlediler, daha da gidip Azak denizine gittiler, daha da ilerleyip muazzam Don nehri ağzına geldiler ve baktılar ki burada da Asya ile birleşmiyorlar, o zaman kendilerini suda gezen bir kıta olduklarını zannettiler. O zaman için affedilebilir. Ama bugün kesinlikle affedilemez.

Bilim dışı bir iddialar neden hakikatmiş gibi okutulur, anlatılır? Evrim yalan olmasına rağmen koca koca profesörler ona dayanak ararlar. Ortodoks iktisat koca bir hırsız yalanı olmasına rağmen kelli felli profesörler alternatifsiz gerçekmiş gibi konuşurlar. İşte aynı şekilde komik bir şekilde insanlar Avrupa adında ayrı bir kıta olduğunu, insanlığın şımarık çocuğunu mutlu etmek için bilime aykırı olarak konuşurlar.

Avrupa diye bir kıta yoktur. Asya kıtasının üzerindeki aynı önemdeki beş çıkıntıdan sadece biridir.

Ali Ulvi ALTINSOY
http://www.mirathaber.com/ali-ulvi-altinsoy-avrupa-kitasi-yoktur-36-2107y.html