16 Ağustos 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Deccalin Para Sistemi

İçinde bulunduğumuz parasal kriz beklenen bir durumdur, Kurani bir izlencede ilerlemektedir, çözümü kibiri bırakıp Kuran'a tam uymaktır

Başkanlık sistemi başlar başlamaz çıkan garip olayların ardından gelen kambiyo krizinde Liranın hızlı değer kaybı devam ediyor. Liraya dayalı Türkiye ekonomisi dünya ölçeğinde hızla küçülüyor.

Doların artması demek Türk parasının değer kaybı demektir. Çünkü Allah’ın yarattığı yeryüzünde artık Bretton Woods anlaşmasından bu yana tek değer Amerikan Dolarıdır. Dolar bağımsızdır. Altına, petrole, Amerikan ekonomisine bağlı değildir. Dolar, Amerikan Merkez Bankası ve onun da üzerindeki İngiltere merkezli küresel elitlerin denetiminde, onların belirledikleri bir sanal değerdir.

Dolar ülke para birimlerinden bir ülke para birimi değildir. Nasıl Amerikan Web siteleri usa ülke ekini kullanmaz, bütün İnternet Amerikadır, dünya üzerindeki bütün paralar da Amerikadır. Daha doğrusu Amerika’nın arkasındaki odaklardır. Amerika’da bu dolar parasının yirmide birinden azı bulunur.

İki ülke Dolar dışı ticaret yapamaz. Aynı semtteki iki banka şubesi birbirine Dolar yollasa bunu New York’taki Federal Rezerv, yani Amerikan Merkez Bankası üzerinden yapabilir. Eğer bankalar ayrı iki Müslüman ülkedeyse küresel elitlerin adı duyulmadık ama zorunlu aracı bankaları üzerinden yaparlar.

Tezgah öyledir ki siz ne yaparsanız yapın toplu hareket etmedikçe bu sistemden çıkamazsınız. İttihad-ı İslam demedikçe, 1996’da Erbakan’ın engellenmiş D-8 girişimi gibi bir ortak eylem sonuca ermedikçe tek tek ülkeler olarak kurtuluş yoktur. Hepsi yalan bir tezgahtır. Bugün yükseltirler, herkes lüks Alman arabalarına kurulur, yarın indirirler 70 sente muhtac ederler.

Tezgah 19. yüzyılda İngiltere merkezli Rothschild ailesi ve onunla hareket eden bir bölümü Yahudi, bir bölümü Hristiyan ailelerce kuruldu. Fakat iddia edilegelenin aksine bu bir Yahudi komplosu değildir. Bu bir Satanist komplosudur. Ne Yahudilik ne Hristiyanlık dinine inanmazlar, onları kullanırlar. Özel Satanist ayinler düzenler, üç kimlikli sözde Yah-Bul-On’dan, yani Kovulmuş Şeytan’dan doğrudan emir alırlar.

Korktukları Şeytan, onlara Londra’daki ve Washington’daki mabedinde Kuran’dan bildiğimiz şeyleri söyler. “‘Kontrol edilebilir kaos’ ile yeryüzünde bozgunculuk çıkarın. Kan dökün. Faizsiz adım atmayın. Ekinleri bozun.  Sapıklık yapın. Canlıları dönüştürün. Müslümanların arasına nifak sokun. Allah inancını silin. İnanmış Hristiyan ve Yahudileri de aşağılayın. Allah ile alay edin. İnsanları sapık zevkler ve korku arasında sindirin. Daha da kan dökün.”

Ülkeler, imparatorluklar değişir. Şeytana tapan küresel elit aileler değişmezler. Amerika çürüyünce, yeryüzünün ifsadı sistemli devam etsin diye Çin’i de bir süpergüç yaptılar. FETÖ doğrudan bunların  adamlarından emir alır. Rutin işlerde MI6 ve CIA hükümetlere bağlıdır. Özel ve temel konulardaysa Şeytan’ın 12 Ailesinden, Rothschild’den emir alırlar. Sadece Black Rock adlı yatırım firmasında bile net 17 Trilyon Dolar bulunmaktadır.

Allah’a tam teslim olmayan, yarım çeyrek teslim olan herkes bunlara tabidir. Kadınların hayali bunların suyunun suyunun suyuyla evlenmektir. Erkekler bunların sekiz kademe altına hizmet edip önemli adam havası atmayı özler. Bilgili dindar geçinenler bunların üniversiteleri, Chatham House gibi vakıfları, The Economist gibi yayınları önünde fotoğraf çektirme hülyası kurarlar. Allah’a tam teslim olan varsa bir avuç dışında insanlar bu sisteme tâbidir. Kuran’da bu Şeytan’ın ağzından bildirilir: ‘pek azı hariç onları kendime tabi edeceğim’ der akılsız müstekbir. 

Fakat bu sistem, tüm görkemine kudretli görüntüsüne rağmen zayıftır. Şeytan ve küresel elitleri bu bir avucun bir gün kendilerinin hesabını kesebileceğini, Kuran’ın herşeye rağmen yok edilemeyeceğini, Hakim olanın Allah olduğunu bilirler ve buna hep öfkelidirler. Bunu değiştirmeye çabalarlar ama başaramazlar. 

16 yıllık AK iktidar başta bunlara Davutoğlu, Şener, Gül, Babacan, Şimşek tarzı akılverenlerin etkisinde ‘komplo teorisi’ demiş, Davos’ta darılmış, Gezi’de gücenmiş, FETÖlerde artık kavramış, mücadele edeyim demiş, ama maalesef ne yapacağını bilememiştir. Oysa küresel sistem istediği an bu tarz  ekonominin çökertebileceğini anlaması gerekirdi.

AK hükümet bu işin ancak İslam Birliği ve Allah’a tam teslimiyetle olacağını, bunun da ne pahasına olursa olsun Allah’a ve Resulüne Savaş Açmış Küresel Faizci Para Sisteminden çıkmakla başladığını dinlemelidir. Ön planda yüksek sesle konuşup arkada faizci küresel düzene ödün vermenin sonu gelmiştir. Artık Küresel Elitler Türkiye’de de kan istiyor ve kurdun kuzuya dediği gibi suyumu bulandırıyorsun diyor.

İşte bu noktada hükümetin sığınacağı, Allah’a tam teslim olmuş, gece gündüz Allah’ı anan, her şeyini Kuran’a uyduranlar olmalıdır. İngiltere merkezli yeni dünya düzenini yöneten Deccal ve onun amiri Kovulmuş Şeytan, yeryüzünde hakim görünse de hileleri zayıftır. Ama bunlar sadece Kuran yoluyla ve müminlere dayanarak, kibirle bilmişlikle değil Allah’a tam teslimiyetle yenilgiye uğratılır.

Ali Ulvi ALTINSOY
http://www.mirathaber.com/ali-ulvi-altinsoy-deccalin-para-sistemi-36-4984y.html


Back To Top