14 Ağustos 2018 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Futbol dini 2

Geçen yazımızda Futbol Endüstrisinin ibadetleri, itikatları, kurbanları olan, İslam inancına aykırı, vahşet, kumar ve içki kültürüyle kolkola adeta bir batıl din haline geldiğinden, devletin bireyi bundan kurtarmak yerine tıpkı genelevlere baktığı gibi nasıl vatandaşı yolarım yaklaşımını eleştirmiştik. 21 Nisan Perşembe akşamı oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş maçı ve arkasından gelen tepkiler futbolun geldiği vahşet noktasını daha net gösterdi.

Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe Beşiktaş kupa yarıfinal rövanş maçında başlar başlamaz sistematik olarak köşe noktalarından Beşiktaşlı futbolculara cisimler atılmaya, yedek kulübelerinden de küfürler edilmeye başlandı. İkinci yarıda maç aşırı sertleşti, küfürler arttı, yatıştırmaya çalışan Beşiktaş teknik direktörü Şenol Güneş’e atılan cisimle kafası yarıldı, hastaneye kaldırıldı, dikiş atıldı. Maç tatil edildi.

Ardından yorumlar geldi. Bir yandan Cumhurbaşkanı da dahil burada gizli hesaplar olduğu iddia edilirken, bir yandan da Fenerbahçe camiasından, başkanı ve teknik direktörü de dahil olmak üzere adına dev bir stadyum yapılan 70 yaşındaki saygın spor adamı Şenol Güneş'e sahtekar iftirası atıldı. Numara yaptığı defalarca ve hatta ertesi hafta yeniden FB teknik direktörü tarafından dile getirildi.

Ardından hiç beklenmeyecek şekilde Futbol Federasyonu, kafasına önce çakmak ardından su şişesi atıldığı kameradan görülen teknik adamın numara yaptığını onaylarcasına maçın son yarım saatine devam edilmesine karar verdi. Beşiktaş bunu reddetti ve tur Fenerbahçenin oldu.

Öncelikle Futbol dininin harareti altında en çirkin şeyleri yapmaktan, taptığı takımın başarısı için birbirine iftira atmaktan kaçınmayacak hale gelmesi, Türkiye'deki futbolun insan ruhunu ne denli alçaltan bir araç olduğunu ortaya koymaktadır.

Nasıl eskiden her şehrin kendine has putları ama bir de ülke çapında putları varsa bugün de yine yerel Futbol takımları ve ulusal daha yüce futbol takımları var. İnsanlar bunlar için çekinmeden birbirleriyle kavga edebiliyor, ağır iftiralarda bulunabiliyorlar.

Dahası ülkeler halklar nasıl eskiden putlar ve tapınaklar vasıtasıyla yönetiliyorsa günümüzde de benzer durum var. İnsanlar sürekli bu takımların durumuyla ilgili, haklılık haksızlık, intikam, güç gösterisi gibi konularla meşgul ediliyor. Siyasi partiler ve liderler takımlara olan destekleriyle oy alabiliyor. Yerel put kaşkollarıyla miting yapıyorlar. İktidarlar bunu daha da körüklüyor, futbolun bir din heline gelmesinin yanında yer alıyorlar.

Örneğin 15 yıllık AK Parti iktidarına bakarsak, futbol dininin körüklendiğini görürüz. Hatta henüz iktidara gelmeden Sayın Cumhurbaşkanımızın 2001'deki sözündeki gibi: "Ligde Fenerbahçe'yi tutuyorum. Avrupa'da Galatasarayı tutuyorum. Anadolu'da Trabzonsporu tutuyorum. Gençlerde Beşiktaşı tutuyorum." Günümüzde kuşkusuz buna eski İBB yeni Başakşehir de eklendi.

Geçen 15 yıl içinde, futbol kumarı yayıldı. Futbol ve at yarışı bahis merkezleri her köşeye yayıldı. Futbol fanatikliği gelişti. Televizyondaki vahşi futbol programları arttı. Kamu parasıyla yapılan gösterişli stadyum-tapınaklar kentlerin en gözde noktalarına yerleştirildi. Üstelik her konuda AK parti futbol dininin içine girdi. Siyaset zaten bu kadar önemli bir cahiliye dininden ayrı durmamıştır, geçen yazıda da yazdığımız gibi. Ancak bu artık ileri noktalara yaklaşmıştır. Suç örgütleri, teröristler futbolla içi içedir. FETÖ'nün de futbolun her yanına sızdığı meydana çıkmıştır.

Durup sormamız lazım, neden? Neden ölürken son sözüm Fenerbahçe diyen deliler el üstünde tutuluyor? Fenerbahçe nedir? Uydurma bir puttur. İçişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu tarafından Kadıköy klübünün kapatılması ve standyumuna el konmasıyla büyümüş, toplumu yönlendirme amaçlı kullanılan sahte bir dünya eğlencesidir. Küfür dolayısıyla sadece kadın seyircilere izin verildiğinde uğruna kadınların daha ağır küfürler söylediği bir tuhaf tapınımdır. Diğer kulüplerde de benzerdir.

Bu, başlıbaşına bir ifsad edici haline getirilmiş, üstelik AK Parti iktidarında teknik kalite olarak daha da aşağı inerken, gücü daha da artmıştır. Bununla birlikte onunla ilntili kumar ve alkol tüketimi de artmıştır. Ölçülemeyen şey, Allah'ın zikrinin azaltmasıdır. Bir kıymeti olmayan oyun ve eğlenceyle, insanlar şiddete, içkiye, bahislere, kavgaya, küfre ve zihin kontrolüne itilmektedir.

Her inanan, hiç bir faydası olmayan bu sahte dinin, kitleleri köleleştiren bu oyalanmanın kanser gibi yayılmasını engellemekle mesuldür.

Ali Ulvi ALTINSOY
http://www.mirathaber.com/ali-ulvi-altinsoy-futbol-dini-2-36-4050y.html


Back To Top