20 Eylül 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Aşk ve bahar

“Ko çogalsun ruhun üstinde perîşân zülfün 
Çün kim eyyâm-ı bahâr olıcak artar sevdâ “
Necâtî Beg
Aşk ve bahar
Cemre düşer ilkin havaya, sonra suya ve toprağa. Derler ki: “Cemre kor durumundaki ateştir. Düştüğü havayı, suyu ve toprağı ısıtır; bir cûş u huruş başlar tabiatın sinesinde ve her şeye sirayet eder. Bir kıpırtı, bir heyecan ve bir esrarlı helecan olur sarar her yanı. Şimdi bir ölüm uykusundan uyanır gibi mahmurdur âlem. Tabiatın kulağına fısıldanan diriltici bir müjde gibi, bir kutlu elçiye: “Ey örtüsüne bürünen: Kalk ve uyar”*diye inzal olunan bir vahiy gibi; toprağın, suyun ve havanın sinesine nazil olan cemre, dirilişin ateşini tutuşturmuş ve her şeyi İsrafil’in suru gibi ölüm uykusundan ayağa kaldırıp harekete geçirmiştir ki işte buna: “Bahar” denir. Baharın habercisi cemrenin kor gibi düşüşünden mülhem düşündüm ki; onunla mütenasip olarak her baharda insanın sinesine cemre gibi düşüvermektedir aşk. Çıkıp dağlara, ovalara seyran eyledim. Eriyen kara, ısınıp kıpırdanan toprağa, başını mecnun gibi taştan taşa çalan coşkun sulara... İnsanın içini titreten rüzgârların toprağın saçlarını okşayan bir letafete dönüşmesine, utangaç bir aşığın tebessümü gibi kırlarda birer ikişer açmaya başlayan çiçeklere, aldığı haberin ürpertisini hissettiren dallara ve tomurcuklara müteharri bakışlarla baktım bir zaman ve dedim ki:

Yazının devamı için »»


Şaban ÇETİN
http://www.mirathaber.com/ask-ve-bahar-8-3656h.html


Back To Top