19 Nisan 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Batı’nın zihnî arka plandaki sosyal darvinizm ve ırkçılık


H&M siyahî çocuğa giydirdiği "ormandaki en havalı maymun" kazağı için özür diledi

İsveç merkezli giyim şirketi H&M’in, üzerinde "Ormandaki En Havalı Maymun"(Coolest Monkey In The Jungle) yazılı kapüşonlu bir kazağın tanıtımı için, siyah tenli bir çocuk manken kullanması ‘ırkçılık’ eleştirilerine sebep oldu.
Batı’nın zihnî arka plandaki sosyal darvinizm ve ırkçılık
İlk olarak New York Times'ın siyah yazarıCharles M. Blow'un "Aklınızı mı kaçırdınız?"notuyla paylaştığı fotoğraf, sosyal medyada kısa sürede binlerce etkileşim aldı. Eleştirilere maruz kalan İsveç merkezli H&M firması, konuyla ilgili New York Daily News'e bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Görüntü tüm H&M sitelerinden kaldırılmış olup incinen herkesten özür dileriz."denildi.


BATI’NIN ZİHNÎ ARKA PLANDAKİ SOSYAL DARVİNİZM VE IRKÇILIK ANLAYIŞI REKLAM DÜNYASINA YANSIDI

Toplumların medenî gelişimini ve seviyelerini gösteren en bariz ve en objektif ölçü, insan şahsiyetine verilen önem ve değerdedir. Örneğin İslâm medeniyeti, yaratılan varlıklar içinde en güzel hasletlere sahip olması açısından her insanı, eşrefi mahlûk olarak tanımlamıştır. Ancak nasıl ki manevî temelleri sağlam olmayan bozulmuş bir dinden insanı yaşatan/yücelten bir medeniyet çıkmazsa, temel fıtrî esasları dikkate almayan bir bilimsel teori de ilmî hakikati ortaya koyamaz.

Bu bağlamda belki darvinizmin kurucu olarak bilinen İngiliz biyolog Cahrles Darvin (1809–1882), hayvan âlemine yönelik olarak geliştirdiği teorisiyle insanlığa bir kötülük yapmak niyetinde değildi. Ancak teorisi, yaratılış hikmetini reddettiği gibi canlı varlıkların türeyişini, evrim yani doğadaki sürekli yenilenen var olma savaşı ve tabiî ayıklanmaya dayanıyordu. Ne var ki yaratılış hakikatini tahrif edici bu teori, sosyal hayata da yansıtılmak istenince gayri ihtiyari olarak zulüm dönüşümlerine zemin hazırlayıcı bir etki yapmıştır.

Darvinizmden Sosyal Darvinizme

Darvinist görüşler, toplum hayatına da yansıtılarak, sosyal darvinizmin doğuşuna sebep olmuştur. İlk defa Herbert Spencer (1820-1903) tarafından kullanılan Sosyal Darvinizm, biyolojiden alınan pozitivist bilgileri toplumların sosyal gelişim süreçleri için de kullanmıştır. Buna göre sözde tabiatta olduğu gibi, toplumlarda da kıyasıya bir var olma mücadelesi vardır. Toplumda sadece en iyi rekabet edebilen güçlü insanların yaşaması gerektiğini savunan Sosyal Darvinizm, toplumda insanlar arası her türlü yardımlaşmaya da karşı çıkmaktadır. Mesela bu görüşe göre yardıma ve bakıma muhtaç engelli, hasta ve yaşlı kişilere kamu adına sosyal yardım yapılmamalıdır. Çünkü muhtaç insanlar, kendi hâlleriyle hayatta kalmaları zaten mümkün olmadığı için, tabiî seleksiyonla (ayıklamayla) elenip yok olacaktır. Sosyal yardımlar, tabiî seleksiyonu erteler veya imkânsız hâle getirir, bu da doğal yapıya aykırıdır. Onları kendi hâllerine bırakıp ölmelerini kolaylaştırmak/öne almak, en doğal yöntemdir. Sosyal Darvinizm, 19. ve 20. asırda birçok Batı ülke için, öjenik, ırkçılık ve emperyalizm gibi sömürgeci ve ırkçı bilim ve politikalara zihnî bir temel oluşturmuştur.

Sosyal Darvinizmden Öjenik ve Irkçılığa

20. asırda somut olarak şekillenen Öjenik, kalıtımın önemini ön plâna koyan, insanın genetik yapısını geliştirmeyi ve insan topluluklarının sağlığını iyileştirmeyi hedefleyen, ancak sosyal darvinist ve ırkçı bir yön almasıyla birlikte sonradan saygınlığını kaybetmiş sözde bir bilim dalıdır. “Var olmak için mücadele” veya “en iyi uyum sağlayan hayatta kalabilir” gibi hayvan dünyasından alınan sloganlar, toplum hayatı için de geçerli sayılmıştır. Buradan yola çıkarak, örneğin zenginlerin tabiî olarak (doğuştan) fakirlere göre hayata daha donanımlı olarak gelecekleri ve buna bağlı olarak hayatta daha başarılı olacakları iddia edilmiştir. Böylece doğal ayıklama neticesinde “iyiler”, “kötüleri” dışlayabilecek ve(ya) yok etme imtiyazına sahip olacak ve toplum da sadece iyilerden oluşabilecektir.

Sosyal Darvinizm, toplumda var olan kötü unsurların doğal ayıklama sonucunda kendiliğinden kaybolacağına inanmaktaydı. Sosyal Darvinizm, sosyal müdahalelerle kötü unsurların (yardıma ve bakıma muhtaç kişilerin) korunmasına karşı çıkarken Öjenik, bir adım daha ileri giderek, iyi unsurların (zenginlerin ve ırkı temiz olanların) çoğalmasına yönelik tedbirlerin alınmasının gerekli olduğunu savunmuştur. Genetik (kalıtım bilimi) alanındaki gelişmelerle birlikte Öjenik, insan ırkının iyileştirilmesine yönelik somut öneriler geliştirmiştir. Bir yandan “iyi ırktan gelen” insanların kendi aralında evlenmelerini ve çoğalmalarını teşvik etmiş (Pozitif Öjenik), diğer taraftan da “temiz ırktan gelmeyen” insanların evliliklerini ve(ya) çocuk yapmalarını engellemek istemiştir (Negatif Öjenik). 1910–1940 yılları arasında Öjenik görüşleri yaymak maksadıyla özellikle Almanya, İngiltere ve ABD’de değişik isimler altında örgütler kurulmuştur. Öjenik hareket, başlangıcından beri beyaz ırkın ve özellikle Anglo-Saksonya kültürüne ait insan tipinin diğer ırklardan daha üstün olduğunu ileri sürmüştür. İngiltere’de Öjenik görüşleri yayan Darvinizmin kurucusu Charles Darvin’in yeğeni Sir Francis Galton’dur. Sir Galton, kendi aile soyunun çok üstün olduğuna dair araştırmalarda bulunmuştur.

ABD’de ise Öjenik hareketin başında “Eugenics Record Office” kurucusu Charles B. Davenport bulunmuştur. ABD’de Öjenik, bilimsel düşünce ve biyolojik-genetik araştırma faaliyetleri olmanın ötesinde kamuoyunu etkilemeye ve sosyal hukuk sistemini ırkî esaslara göre biçimlendirmeye uygun bir araç olarak kullanılmıştır. ABD’de 1911–1930 yılları arasında 24 Eyalette insan haklarına aykırı fakat Öjenik ilkelerine uygun değişik kanunlar kabul edilmiştir. Mesela bu dönemde marjinal gruplar olarak kabul edilen engelli, hasta ve suçluların kısırlaştırılması, ırklar arası evliliklerin yasaklanmasını ve Doğu Avrupa ve Akdeniz Ülkelerinden gelen göçmenlerin ABD’ye girmelerini engelleyen kanunlar çıkarılmıştır. Son yıllarda genetik kaynaklı hastalıkların tedavisinde uygulanan teknik ve teşhis yöntemleri çerçevesinde özellikle tıbbî etik açısından Öjenik ruhu yeniden hortlatıldı. Bakıma muhtaç yaşlılara yönelik ötenazi talepleri ve bazı ülkelerde bunun biyo-etik adı altında uygulanması, bunun en açık kanıtıdır.

Sosyal Darvinizm ve Öjenik,ırkçılık ideolojisinin de doğmasına sebebiyet vermiştir. Irkçılık, değişik toplumlar/ırklar arasındaki sosyal dayanışmayı yok ettiği gibi kendi ırkından olmayan insanların/yabancıların/zencilerin emeğini sömürmeyi meşru görmüştür. Belli bir ırkın, tabiî-fıtrî-zekâ üstünlüğünü öne süren ve bundan dolayı da başka toplumlara medeniyet götürme bahanesiyle diğer ırklar üzerinde hâkimiyet kurma ve sömürme hakkının kendi ırkında bulunduğunu iddia eden bu ideoloji, Batı medeniyetinin bağrından çıkmış, faşizm ile somut şekil almış en vahşî çirkinliklerinden birisidir.

Velhasıl-ı Kelâm

Batı medeniyetinin bütün fikrî yanlışlıkları, kendi kültürünün manevî temellerinden ve fıtrî gerçeklerden uzaklaşan gafil insanların zihnî sapkınlıklarıyla ilgilidir. Bu fertler, genelde ırkçı/faşist siyasilerden, kariyer düşkünü gururlu/rekabetçi yöneticilerden, ötenaziyi savunan biyo-etikçi hekimlerden, sömürüyü legal gören kapitalist/materyalist işverenlerden, üstünlük taslayan şımarık zenginlerden, şiddete meyilli kibirli askerlerden, nihilist ve narsist sanatçılardan, pozitivist bilim insanlarından veya mezkûr haber de görüldüğü üzere bir şirketin darvinist reklam yapımcılarından oluşabilmektedir.

Siyahî bir çocuğun üzerine "Ormandaki En Havalı Maymun" yazılı bir kazak giydirmek, dar anlamda "Ormandaki En Havalı Maymun"u, ne kadar yakışıklı ve şirin de olsa siyahî bir çocuğa benzetmektir, geniş anlamıyla maymunları ve siyah tenli insanları aynı kefeye koymaktır. Bir başka deyişle siyahîlerin (insanların), maymunlardan türediğini iddia eden darvinist tezini açığa vurmaktır. Bir reklam sayesinde ortaya çıkmış olan bu olay, subliminal mesaj olmaktan ziyade Beyaz Batılıların zihinlerinden bir türlü atamadıkları, şuuraltında halen besledikleri darvinist ve ırkçı saplantıların bariz bir dışavurumudur.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/batinin-zihni-arka-plandaki-sosyal-darvinizm-ve-irkcilik-hm-siyahi-cocuga-giydirdigi-ormandaki-en-havali-maymun-kazagi-icin-ozur-diledi-1-2888h.html



Back To Top