19 Kasım 2018 Pazartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Besle Bankayı Oysun Gözünü

“Borsa İstanbul'da işlem gören 10 mevduat bankasının aktif büyüklüğü, altı ayda 246,3 milyar lira artarak 2,4 trilyon lirayı aştı.
Besle Bankayı Oysun Gözünü
borsada işlem gören Akbank, DenizBank, Garanti Bankası, Halkbank, ICBC Turkey Bank, İş Bankası, QNB Finansbank, Şekerbank, VakıfBank ve Yapı Kredi'nin konsolide olmayan toplam aktif büyüklüğü bu yılın ilk altı ayında 246 milyar 316 milyon 85 bin lira artış gösterdi.

Geçen yılsonunda 2 trilyon 193 milyar 958 milyon lira düzeyindeki aktif büyüklük, bu yılın haziran sonu itibarıyla yüzde 11,2 artarak 2 trilyon 440 milyar 274 milyon liraya ulaştı.

Borsa İstanbul'da işlem gören mevduat bankalarının bu yılın ocak-haziran net kârı 2017'nin aynı dönemine göre yüzde 13,3 artarak 19 milyar 583 milyon 596 bin lira oldu.”
https://www.haberturk.com/borsadaki-bankalarin-aktif-buyuklugu-2-4-trilyon-lirayi-asti-2119234-ekonomi

Bütün ekonomik sistemin tam ortasına oturtulan bankalar, sistemde kriz havası varken bile kârlılıklarını artırmaya devam ediyor.

Nasıl kâr etmesinler ki?

Bankalar hukuki olarak anonim şirket statüsündedir. Merkez bankası dahil hukuki yapı bu şekilde tertip edilmiştir. Belli bir sermaye ile kurulan ve ortakları olan, kuruluş ve faaliyete geçiş için BDDK’dan izin alan bankalar, kapitalist ekonomik sistemin vazgeçilmezi olarak kabul ediliyor. Bankalar teknik olarak mevduat adı altında para toplayan ve bunu kredi olarak kredi talep edenlere aktaran bir işletme. Bir işletme olan bankaların malı paradır.  Türkiye Bankalar Birliğinin yayınladığı istatistiki bilgiye göre; 2017 yılında ülkemizdeki tüm bankalar 1.713.185 milyon mevduat toplarken, 2.059.741 milyon kredi kullandırabilmiştir. Yani bankalar topladıkları paradan daha fazlasını kredi olarak verebilmektedir. Bu bankacılık sisteminde kullanılan kaydi para oluşturma tekniği ile mümkündür. Daha anlaşılır hali ile toplanan mevduatları sanal olarak artırma işlemi yapılmaktadır. Geçekte var olmayan kağıt paranın yerine banka hesaplarında görünen rakamlar oluşturulmakta, olmayan para dolaşıma sokulmakta ve böylece bankalar az para ile daha fazla kredi satabilir hale gelmektedir. Bu durum ise bankaların aldığı riski azaltırken kârlılıklarını artırmaktadır.

Peki devlet neden bankalara verdiği likidite, mevduat güvencesi gibi destekleri diğer anonim şirketlere de vermiyor?

Bankalar, sulandıra sulandıra sattıkları paradan elde edilen kâr yetmiyormuş gibi devlet tarafından da ciddi anlamda desteklenmektedirler. Sermayesinin çoğunluğu devlete ait olan TCMB’sı, bankalara mevduat adı altında para yatıran vatandaşlara “mevduat güvencesi” adı altında güvence verirken, öte yandan bankalara da “başınız sıkıştığında nakit ihtiyacınızı karşılarım” demekten geri durmamaktadır.

Bankaya mevduata para yatıran vatandaşın elinde sadece para yatırdığını gösteren bir dekont bulunmaktadır. Dekont bir varlık değildir. Aynı zamanda bankalara mevduat adı altında giren paraların çok büyük bir kısmı faiz karşılığında satılmaktadır. Faiz alan için bir gelir kalemi olarak görülse de ödeyen için bir maliyet kalemidir. Ülkemizdeki şirketler üretimi arttırmak, daha fazla kazanç elde edebilmek için yatırım yapmak zorundadır. Yatırımın finansmanı ise bu sistemde çoğunlukla faiz karşılığı temin edilen nakit şeklindedir. Devlet, bankalara yatırılan mevduatlar için verdiği güvenceyi finansman ihtiyacı olan işletmelerin sermayesine katılmak isteyen vatandaşlara verse, faiz üzerinden ülkemizi, emeğimizi sömüren banka baronlarının nefesini kesmiş olurdur.

Bankalarda ahde vefa yok!

Yaşanılan siyasi ya da ekonomik krizlerde halk devletinin yanında olurken, devletin sürekli desteklediği bankacılık sistemi üzerine düşeni yapmamakta, mahalle yanarken saçını taramaktadır. Bugün ne yazık ki hâlihazırda devam eden faizci kapitalist sistem içinde reel sektörün daraldığı dönemde kredi faizlerini düşürüp likidite sağlaması gereken bankalar, aksine piyasadan yüksek faizle mevduat toplayıp yatırıma gidebilecek parayı kasalarına koyup daha sonra daha yüksek bir faizden satma derdinde. Öte yandan Allah’ın emrine karşı faizle iş yapan bu bankalar, devlet tarafından beslendikçe devletin gözünü oymak için daha da güçleniyor. Devletin bu kadar destekleyip el üstünde tuttuğu bankalar da bankaları korumak için halkın fakirleşmesine göz yuman devlet de zalim.   

Oysaki yüce Allah (c.c) mukaddes kitabımızda söyle buyuruyor: Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve eğer inanmışsanız faizden arta kalanı bırakın. Şayet böyle yapmazsanız, Allah'a ve Resulü’ne karşı savaş açtığınızı bilin. Eğer tövbe ederseniz artık sermayeleriniz sizindir. Böylece ne zulmetmiş olursunuz, ne zulme uğratılmış olursunuz. (Bakara 2/278-279).

Selametle,


Eymen NAMAZCI
http://www.mirathaber.com/besle-bankayi-oysun-gozunu-3-5166h.html


Back To Top