18 Kasım 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

BİLİM DÜNYASI RÜYALARIN MANEVÎ BOYUTUNU NE ZAMAN KEŞFEDECEK?


RÜYALARIN MANTIKÎ BOYUTUNA İŞARET EDEN SERGİ AÇILDI: DREAM LOGİC

İstanbul, Beyoğlu’nda bulunan Sanatorium’da, 23 Ekim – 02 Aralık 2018 tarihleri arasında küratörlüğünü (sergi yöneticiliğini) Özgül Kılınçarslan’ın yaptığı, Merve Şendil’in “Dream Logic” (Rüya Mantığı) adlı solo sergisi ziyaretçilerini bekliyor.
BİLİM DÜNYASI RÜYALARIN MANEVÎ BOYUTUNU NE ZAMAN KEŞFEDECEK?
1982 Ankara doğumlu ve Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi “Resim” bölümünden mezun olan Merve Şendil’in “her rüyanın bir manktıkî boyutu vardır” teziyle hazırlanan yeni özel sergisi, “Dream Logic”, rüya görmenin en iyi ve en zorlayıcı bakış açılarını, hayallerin başka bir âlemden gelen meta-fizik ötekiliğini hatırlamak için, bizleri pembe bir kutup ayısının gerçekliğine bakmaya davet ediyor.


BİLİM DÜNYASI RÜYALARIN MANEVÎ BOYUTUNU NE ZAMAN KEŞFEDECEK?

 “Dream Logic” (Rüya Mantığı), sergisinin açılmasında emeği geçen genç sanatçı Merve Şendil ile halen İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışan Özgül Kılınçarslan’ı tebrik ederim. Her ikisi de rüya, sanat, edebiyat ve görsel sanatlar (resim) arasındaki gizemli bağı keşfederek, elde ettikleri bulgular yoluyla en ilkel hayvanî/şehvanî arzularımız ile yüce ruhî/manevî arayışlarımızı, şuuraltında sakladığımız en karanlık korkularımız ile en parlak neşe kaynaklarımızı bir bütünlük içinde ortaya koyabilmiştir.

Sergide yer alan çalışmalar, rüya gören kişiyi ve düş/hayal kuran kişinin dünyasını birlikte inşa ederken, seyircinin bildiğini, tanıdığını düşündüğü imgeleri bir an için yabancılaştırarak, onlarla bir etkileşim ağı geliştirmesine izin veriyor. Diğer bilme biçimlerine erişmek için rasyonel analizin ötesine uzanan akla dair bir öneride bulunuyor. Sanatçı, matematik ve hassas renk geçişleriyle ürettiği resimsel imgelerle kolektif şuuraltının dolambaçlı derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarırken, sarı bir topun maceralarını anlattığı yerleştirmesinde modern biçimsel mantığı, rüya mantığıyla birlikte ele alıyor.

Pozitivist Sanat/Bilim, ‘Rüya Mantığı’ İle Sınırlıdır

Bazı ‘ilginç’ rüyalar, normal şartlarda uyanık şuur tarafından bilinenlerin çok ötesinde bizlere çok farklı bir bilgi/tecrübe kazandırır ve hakikat yolculuğuna çıkmamıza imkân tanır. Bu ‘ilginç’ rüyalarımızda aslında ‘başka bir’ akıl işlev görür ama her nedense uyanık olduğumuz zamanlardaki mantıkla pek ilgilenmez. Ama rüyaların aklı (hikmeti) ile şuurlu mantık buluştuğunda zihnî dünyamızın ne kadar zengin olduğunu görebiliriz. Sergi sahipleri de bunun altını şu cümlelerle çizme gereği duymuşlar: Rüyalar, “akıl yürütme ve kavrayış hatta bazı düşünürlere göre toplumsal bilinçaltı, duyular ve hatıralarla içiçe geçerek, bize başka dünyaların kapılarını açar.”

Din, diyanet, maneviyat, ilahiyat gibi İslâmî bilimler almadıkları halde rüyaların bilinçaltı, duyular ve hatıralar etrafında şekillenen karmaşık yapısını mercek altına alan bu iki sanatçı, ellerinden geldiği kadar bu sergi yoluyla rüyaların insan üzerindeki etkisini göstermeye gayret göstermektedir. Aslında dünyada tanıdığımız bazı imgelerin rüya âleminde başka anlamlar taşıyabileceği, rüyalarda da görülen tanıdık nesnelerin dünyevî karşılığının yine farklı olabileceğini gösteriyor bu sergi.

Bu yönüyle bu sergi, kalben/fıtraten tefekkür edebilenler için, maddî/dünyevî gerçekliğin ötesinde manevî âlemlere ait ve/fakat mantıkî bir akıl yürütme/okuma ile farklı olarak algılanan soyut hakikatin de insan hayatının da ayrılmaz bir parçasıdır. Renk geçişlerine imkân tanıyan görsel sanat, sadece rüya mantığının kullanılmasının gerektiğine vurgu yapmıyor aynı zamanda şuurî kapasitenin çok daha boyutlu ve işlevsel olabileceğini de gösteriyor. Ne var ki pozitivist akıl ile görsel sanat ile meşgul olanlar, tabiat kanunlarına bağlı kaldıkları için, varabileceği nokta ‘rüya mantığı’ ile sınırlı kalmaktadır.

Manevî Sanat/Bilim, Rüyaların Hakikî Sırrını Keşfedebilir

Şuurî kapasite denilen zihnî varlık ise aslında ‘duygusal zekâ’ daha doğrusu ‘manevî akıl’ yani ‘kalben/fıtraten akletme’ ve hatta sosyal hayata yansıması bakımından “fıtrî/ahlâkî yaşama” ile ilgilidir. İnsana, en güzel ahlâkî yaşama yolunu İslâm gösterir. Onun için ahlâklı müminlerin, dünya hayatı güzel olduğu gibi, rüyaları da güzel ve anlamlı olur. Dürüstlük, doğru sözlülük gibi ahlâkî meziyetler, faziletlerin başında gelir. İşte salih/güzel rüyalar üzerinden manevî âlemlerden (melekût âleminden) güzel/anlamlı işaretler almak da genellikle bu gibi ahlâklı insanlara/müminlere nasip olmaktadır. Pozitivist sanatçılara ve rüya araştırmacılarına şu hadis-i şerifi hatırlatmak isterim:

“(Ahir) Zaman yaklaştığında, müminin rüyası neredeyse hiç yanlış çıkmaz. En doğru sözlü olan kimsenin rüyası da en doğrudur. Rüya, nübüvvetin kırk parçasından bir parçadır.” (İbn Mace; Rüya: 9)

İşte güzel/salih rüyalar ile (inanan/ahlâklı) insan arasındaki manevî bağı izah eden bu Peygamber sözü, bize ışık tutmalıdır. Evet, doğrudur, salih rüyaların yanında karışık, şeytanî ve rumuzlu (sembollü) rüyalar da vardır. Ama bunları birbirinden ayırt edebilmek ve rüyaları doğru tabir edebilmek, yine Kuran ve Sünnet kaynakları ile ancak mümkündür.

Mesela Hz. Yusuf’un on bir yıldız ile güneş ve ayın kendisine secde ettiğine dair semboller ihtiva eden rüyası, Kuran’da detaylı bir şekilde anlatılmaktadır. Rumuzlu olan bu rüya, şüphesiz çok anlamlı olmakla birlikte rüyanın hakikati ancak yıllar sonra Hz. Yusuf’un Mısır’da önemli bir idarî görev üstlenmesinden sonra ortaya çıkar. Hz. Yusuf’un on iki kardeşi, anne ve babası kendisine tazim ve hürmetle önünde eğildiklerinde rüyanın gerçek anlamı yıllar sonra ancak ortaya çıkar. Onun için rüya tabirinde dikkatli ve rikkatli olmakta fayda vardır.

Hakikate dair bilgileri yansıtan sadık rüyalar sayesinde kişi, hem kendi şahsî sorunlarını çözebilir, hem de karşılıklı etkileşim yoluyla manevî/ilmî/sosyal yönden kendini geliştirebilir. Sadık rüya gören bir kişi, elde ettiği orijinal kaynaklarla bazen kendisinin dışında kılan toplumsal sorunların çözümüne de katkı sağlayabilir. Trans-âlemin manevî coğrafyasına ulaşan sadık rüyaların gerçek anlamı ve tabiri, ancak tevhit inancına uygun manevî/dinî bilgi ve tecrübelerle yapılabilir. Manevî âlemlerde geçerli olan kendine has kanunlar ve sadık rüya yoluyla orada görülen semboller/kaynaklar, vahye dayanan dinî bilgilerle ancak bir anlam kazanır.

Ahlâkı Güzel İnsan Güzel Rüya, Ahlâkı Bozuk İnsan Kötü Rüya Görür

Ahlâkı bozuk insan, nefsine düşkün bir insandır. Dolayısıyla nefs-i emmâreye sahip bir kişi, hayatında manevî değerlere önem vermediği ve günah işleyerek kalbî/vicdanî duygularını körelttiği için, bunun uyku âlemine bir yansıması olarak sık sık kötü rüyalar da görebilir. Nefsinin her istediğini kolaylıkla uyan bir kişi, rüyalarında genelde değişik cins ve türde hayvanlar görebilir. Rüyada görülen her bir hayvan türü, genelde rüya sahibinin kişiliğini ve o andaki ahlâkî durumunu yansıtan bir sembol veya işarettir aynı zamanda. Hayvan içerikli böyle kötü rüyalar, aslında rüya sahibini hem ele vermekte, hem de kendisi için bir uyarı mahiyetindedir.

Mesela bir Müslümanın rüyada domuz görmesi, onun haram işlerle meşgul olduğuna işarettir. Kaplan ve(ya) fil görmesi ise kişinin, kibirli ve mağrur olduğunu gösterir. Köpek, ayı veya pars (leopar) görmesi ise kişinin, gazap ve şer sıfatlarıyla kindar, sinirli ve(ya) öfkeli olduğunu yansıtır. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Maksadımız burada genelleme yaparak, mutlak bağlayıcı bir tabirde bulunmak değildi. Ancak şahsa bağlı olarak onun biyografisinden yola çıkarak, gördüğü hayvanî/sembollü rüyalar üzerinden kendisine manevî telkinde bulunarak, bazı özel hatalarından/günahlarından/zaaflarından kurtulmasına yardımcı olmak mümkündür. Böylece o ikaz edici rüyalar, kendisi için hayırlı olur.

Ezcümle; Böyle kötü rüyaları kötü olduğunu bile bile kötü yorumlamak, rüya sahibini daha da zor duruma düşürebilir. Böyle kötü rüyaların ya tabiri yapılmamalı, ya da rüya sahibine manevî telkinde bulunmak şartıyla, hayra yorulmalıdır. Hayra tabir edilen kötü rüyaların hayrını ve iyiliğini görebilmek için, rüya sahibi ilk önce kendi şahsî zaaflarını görebilmeli, tevbe istiğfar etmeli ve günahlarından uzaklaşıp iyi bir insan olmanın gayretini göstermelidir.

Hayata hep güzel bakan, hadiseleri hayra yorumlayan, en kötü rüyaları dahî manevî ikaz ve aydınlatma yoluyla hayat için bir fırsat olarak değerlendiren, Kuran ve Sünnet yolundan ayrılmayan, ilim erbabı, ahlâklı yani güvenilir ve takva ehli rüya tabircilerle muhatap olmanız dileği ile.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/bilim-dunyasi-ruyalarin-manevi-boyutunu-ne-zaman-kesfedecek-ruyalarin-mantiki-boyutuna-isaret-eden-sergi-acildi-dream-logic-7-5707h.html


Back To Top