20 Ekim 2018 Cumartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Bir geleneğe yaslanmak I

Gelenek kavramının, duyulduğu andan itibaren çağrışımlarını alt alta sıraladığımızda, ciddi anlamda önümüze tartışma konuları çıkmaktadır. Bu sebeple öncelikle bu çağrışımlardan kısa kısa bahsederek, geleneği ne anlamda kullandığımızı ortaya koymamız ve bunun üzerine analizler geliştirmemiz daha sağlıklı görünmektedir. Aslında bir geleneğe yaslanmanın anlamını analiz etmek istiyorum. Ancak bunu gelecek yazıda ele alacağız inşallah.
Bir geleneğe yaslanmak I
Ortalama bir insan için gelenek, önceki nesillerden tevarüs edilmiş unsurların takip edilmesini ifade etmektedir. Öyle ki, bazen töre kavramını da içkin bir biçimde, geçmişin bazı hazır kalıp ve kurallar bütünü içerisinde takip edilmesini de sonuçlayabilmektedir. Bu anlamda geleneklerin muhafazakarlıkla da yakın ilintisi bulunmaktadır. Muhafazakarlık, bilindiği gibi geçmişin içinde bir bilgelik taşıdığından hareketle, onun muhafazasını savunmaktadır. Çoğu zaman dinle örtüştürülmüş biçimde kullanılan muhafazakarlık kavramının, dinden ayrıldığını belirtmek gerekmektedir.

Gelenek kavramı, modernlik söz konusu olduğunda tezat kavram ikiliklerinden bir tarafı ifade etmektedir. Zira modernlik kendisini gelenek karşıtı olarak konumlandırmakta; böylece geleneksel konumlar, geleneksel düzen ve geleneğin getirdiği yaşam biçiminden kendisini farklılaştırmaktadır. Bu bağlamda modern ve geleneksel olan iki farklı paradigma ve kozmoloji olarak ortaya çıkmaktadır. Belirtilen içerikle karşımıza çıkarılan gelenek kavramı, dinin önemli oranda belirleyici olduğu bir yaşam düzenini bize göstermektedir.

Yazının devamı için »»


Prof. Dr. Mustafa TEKİN
http://www.mirathaber.com/bir-gelenege-yaslanmak-i-14-1778h.html


Back To Top