26 Eylül 2018 Çarşamba
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Türkiye’nin füze davası 1

Sözde stratejik müttefiklerimiz uzun süre füze sanayi kurmamızı engellemiş, şimdi de bunu yabancı ortaklıklar ya da kendi öz kaynaklarımızla elde etmemizi engellemeye yönelik tehditler savururken, konunun bütün boyutlarıyla bilinmesinde yarar bulunmaktadır

Bu yazımızda çok kısa olarak Türkiye'miz için yaşamsal önemi olduğu son dönemde iyice ortaya çıkan ve hain yöntemlerle nispeten gerilerde kalmamız sağlanan 70 senelik füze teknolojilerinden ve ülkemizde üretilecek bu roket sistemlerinden bahsedeceğiz.

Güdümlü füzeler

Güdümlü füzeler ilk kez 1944 yılında Almanlar tarafından geliştirilen V1 füzelerinin temel alındığı, genel olarak cruise adı da verilen, hedefi bularak yok eden, bir füzeyle uçak arasında hızla seyreden gelişkin savunma araçlarıdır. Hidrojen bombaları da dahil mühimmat taşıyabilen güdümlü füzeler hava, deniz ve yerden, yer ve denize atılacak farklı kombinasyonlara sahiptir.

Türkiye'de SOM adı verilen cruise füzeler ve bunların beşinci nesil uçaklardan atılacak SOM-J versiyonları da üretime hazırlanmaktadır. Hedefe Güdümlü Kit (HGK) adı verilen sistemler de kendi imkanlarımızla geliştirilmiş, bunun daha ileri sürümü HGK-2'nin de üretimi yapılmaktadır. Şuandaysa daha da küçük ve ileri özellikli HGK-3 ve HGK-4'ün yüksek sayılarda üretilmesi ön hazırlıkları yapılmaktadır.

Minyatür füzeler

Güdümlü füzelerle benzer prensiplere bunların çok küçük bir boyutuyla cevap veren minyatür güdümlü füzelerdir. Bir silahlı insansız hava aracından, hatta piyadenin özel tüfeğinden dahi rahatça atabileceği küçük boyutlarda ama benzer izleme, yer belirleme özelliklerine sahip bu roket türlerin de ülkemizde üretimi planlanmıştır. Bozok adıyla tasarlanan bu modern çağ oklarının üretim aşamasına gelinmiştir.

Delici füzeler

Yeraltında üslenmiş düşman tesislerin ve cephaneliklerin ortadan kaldırılması için geliştirilen çok sayıda sistem vardır. Bunlar bir metrelik betondan başlayıp onlarca metrelik betona kadar delme özelliklerine sahip konvansiyonelden nükleere kadar patlayıcı taşıyan özel patlayıcılardır. Türkiye’de özellikle yer altı tesisleriyle baş edebilmek için 2 metre üzerinde güçlendirilmiş beton delebilen NEB taşıyıcı füzelerini geliştirmektedir.

Balistik füzeler

Yine ilk kez İkinci Dünya Savaşında ünlü mühendis Von Braun tarafından geliştirilmiş V2 roketlerinin prensiplerine dayalı balistik füzeler, yüzlerce kilometreden binlerce kilometreye kadar bir menzilde yüksek ağırlıkta, hatta çok sayıda farklı yere varabilecek patlayıcıyı taşıyarak, modern orduların en korkutucu ve caydırıcı silahlarının başında gelmektedir. Türkiye bu konuda özellikle çok geride kaldığından, bu alana büyük önem verilmeye başlanmıştır.

Balistik füzelerin daha da ileri boyutu olan ve ICBM adıyla bilinen kıtalararası balistik füzeler, onbinlerce kilometre mertebesinde dünyanın uzak bölgelerini vurabilmesiyle, zayıf gücü olan ülkelerin büyük gücü olan süper güçler karşısında eşitlenmesini sağlamasıyla ünlenmiştir. Bu füzeleri durdurucu savunma sistemleri olmasına rağmen, hepsini durdurmak mümkün değildir.

Türkiye’deki füze sistemlerinin yanı sıra füzelere ve savaş uçaklarına karşı savunma sistemleri yine füze teknolojileri kullanılarak yapılmaktadır.

Füzelere karşı savunma

Sesi Katyuşa şarkısının ilk notalarını andırdığından bu isimle anılan kısa menzilli, kolay taşınır, cephede kullanılabilir Dünya Savaşı tarzı roketler, terörist gruplar tarafından da kolayca kullanılmaktadır ve Kilis bunlarla uzun süre Daeş tarafından vurulmuştur. Bunlara karşı savunma gücü olan Korkut ve Serhat füzesavarları geliştirilmiştir.

Füzeye benzeyen, yerden havaya fırlatılan, havada füzenin ayrışmasıyla, parçacıkların bir perde gibi bölgeyi kaplaması, bunun içinden geçen düşman uçağının da, füzelerin de parçacıkların imha etkisi sayesinde etkisiz kalmasını sağlayan, yerel savunma etkisi olan, en eski teknolojilerdendir. İkinci Dünya savaşı öncesinde tasarlanmış bir teknolojidir. Ülkemizde 35 mm boyutlarında uçaksavar füze mermileri üretimi yapılmaktadır.

Füze kalkanları

Yavaş güdümlü füzeleri ve her tür düşman uçağı vurabilen gelişkin çoklu füze sistemlerinde Rusya’nın öncülüğünden dolayı Türkiye de komşuları Yunanistan, Bulgaristan, Güney Kıbrıs, Suriye, Ermenistan, İran’ın ardından S-300 füzelerinin daha ileri bir sürümü olan S-400 füze bataryalarını alma konusunda Moskova’yla anlaşmış, bir yandan da gerek S-400’leri gerekse kendi tasarımlarını orta vadede üretmek üzere çalışmalara başlamıştır.

Kısaca ülkemizde üretilen ya da üretim aşamasına gelinen füzeler veya füzesavar sistemler konusunda bu önbilgiyi verdikten sonra, ikinci yazımızda, yukarıdan kesin emre rağmen bunların üretiminin engellenmesi konusunda Ankara’da dönenlerden, ülkemiz FETÖ’yle cedelleşirken adını dahi unuttuğumuz fakat hala dizginleri elinde tutan papyonludostlarımızdan bahsedeceğiz.

C. Ufuk BAKIRÇAY
http://www.mirathaber.com/c-ufuk-bakircay-turkiyenin-fuze-davasi-1-42-2226y.html


Back To Top