13 Aralık 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

ÇEKİRGE DENİLİNCE FAHRETTİN PAŞA VE MEDİNE MÜDÂFİLERİ AKLA GELMELİDİR


TÜRKİYE’NİN TEK ÇEKİRGE YETİŞTİRİCİSİ GELECEĞE YATIRIM YAPIYOR

Antalya Aksu ilçesinde 900 metrekarelik alanda hizmet veren Mira Canlı Hayvancılık ve Böcekçilik Tesisi'nin sahibi emekli turizmci Selami Gökgöl, tesiste 150 binin üzerinde çekirge ve un kurdu yetiştiriyor.
ÇEKİRGE DENİLİNCE FAHRETTİN PAŞA VE MEDİNE MÜDÂFİLERİ AKLA GELMELİDİR
Tesisin içi özel ısıtma sistemiyle çöl sıcaklığında tutuluyor. Gökgöl, protein açısından zengin çekirge, insanlar tarafından tüketileceği günü bekliyor. Ailesine ve yakın çevresine çekirge yedirdiğini belirten Gökgöl, "10 sene sonra içimizde çekirge yiyenlerin sayısı artacak" dedi. Tesisin önünde bir tarlası da bulunan Selami Gökgöl, burada yetiştirdiği yeşil çayır bitkisiyle de çekirgeleri besliyor.


ÇEKİRGE DENİLİNCE FAHRETTİN PAŞA VE MEDİNE MÜDÂFİLERİ AKLA GELMELİDİR

Mezkûr haberi okuyunca gayri ihtiyari olarak yıllar önce okumuş olduğum Nâci Kâşif Kıcıman’ın (1893-1982) kaleme aldığı “Medine Müdafaası” isimli hatırat kitabı aklıma geldi. “Ne alaka?” diyenler olabilir. İzah edeyim Efendim. Tarihe “Medine Müdafaası Kahramanı” diye geçen Hicaz Seferî Kuvvetler Kumandanı Fahrettin (Türkan) Paşa (1868-1948), İngilizlerden her türlü destek gören Şerif Hüseyin’in ayaklanmasına karşı zor şartlara rağmen Medine’yi 2 yıl 7 ay boyunca savunabilmiştir (17 Temmuz 1916-13 Ocak 1919). Fahrettin Paşa, Mehmetçiğin et ihtiyacını karşılamak maksadıyla eksik kalan kalorilerini son çare olarak çekirge yemekte bulmuştur. Bununla ilgili olarak da “çekirge hakkında tavsiyeler” içeren 7 Haziran (1918) tarihli günlük emir çıkarmıştır.

Fahrettin Paşa'nın Çekirge Yenmesini Öngören Talimatı

Fahrettin Paşa'nın maiyetinde sadakatle vazife yapmış olan Naci Kâşif Kıcıman, mezkûr kitabında isyancılar tarafından aylarca kuşatıldıktan sonra erzaksız kalan ve dolayısıyla açlık ve hastalıklara maruz kalan askerlerin çekirge yemelerini öngören emre yer vermiştir. Şimdi size bu emirden en ilginç pasajları sunuyorum:

“Çekirgenin serçe kuşundan ne farkı var? Yalnız tüyü yok… O da serçe gibi kanatlı ve uçuyor. Bitki ile besleniyor… Serçe gibi huysuz, serçe gibi asabî... Yediği şeyleri itina ile seçiyor ve temiz şeyler yiyor…Tütün ve limondan pek zevk alıyor. Hicaz, Âsir, Yemen ve Afrika Araplarının başlıca gıdası çekirgedir. Bedevîler sağlamlık ve zindeliklerini, sebükbarlıklarını (hafifliklerini) yedikleri çekirgelere borçludurlar. Çekirgeyi develer de büyük bir zevk ile yiyorlar…Müessir ve kat’î olan şifa hassaları-dizlerinin bağı çözülenlere, zayıflara, bünyevî hastalıklara, basurlulara büyük tesiri vardır. Romatizma için iksir gibidir.

Şifa hassaları bilhassa yumurtasında toplanmıştır. Biz maatteessüf bunları çukurlara gömerek, üzerlerine kireç dökerek ziyan ediyoruz. Çekirgeyi doktorlarımıza tetkik ve tahlil ettirdim. Bunlar, tetkikat neticesinde çekirgeden yüksek sitayişle bahsetmekte, şifa ve gıda özelliklerini saymakla bitirememektedirler…Çekirge bir gıda, hem de devadır. Av etleri gibi bundan da istifade etmeliyiz. Yediğimiz sebzelerin birçoğundan daha ziyade faydalı olduğu tecrübe ile tahakkuk etmiştir.  Medine de müzayede ile bir okkası, yedi-sekiz kuruşa satılıyor. Sahil kasabalarda pek beğenilen ıstakoz ve karidesten hiçbir farkı yoktur. Çekirge, her iklimde yenebilir… Hicaz çekirgesi, diğer mıntıkaların çekirgelerine nazaran daha besili ve tatlıdır. ‘Şark’ ve ‘Hail’ cihetlerinde Bedevîler çekirgeyi bereket sayarlar…”[1]

Çekirge Yemeği Nasıl Hazırlanır?

Fahrettin Paşa, aynı emirinde bir aşçının yemek tarifi yaptığı gibi çekirge yemeğinin nasıl hazırlanacağına dair bilgiler de vermiştir:

“Çekirge yemeği dört suretle hazırlanır:

1.)             Toplanan çekirgeler çiroz gibi güneşe serilir, iki üç gün kadar kurutulur. Ayakları ve başı koparılır. Mütebaki (daha sonra) beden kısmı bir parça yağ ile kavrulur ve kavurma gibi yenir.

2.)             Sıcak su ile haşlanır, baş ve ayakları temizlenir. Hemen pişmek üzere bulunan pirinç ve bulgur pilavına karıştırılır.

3.)             Haşlanmış çekirgeler tabağa konulup, üzerine zeytinyağı ve limon gezdirilir.

4.)             Çekirgenin kavrulan kısmı, havan içinde toz haline getirilir ve et tozu konservesi şeklinde kutularda, dağarcıklarda saklanır. Araplar arası en makbul tarzı budur. Bunlar, gazve zamanlarında Bedevîlerin biricik gıdasını teşkil eder.

Dün karargâh sofrasında ‘Çekirge tavası’ vardı. Arkadaşlarımla beraber pek tatlı yedim ve bunu ‘dil konservesi’nden daha iyi buldum. Hele zeytinyağı ve limon suyu ile salatası pek nefis oluyor. Elhasıl dün, çekirgeleri bahçelerden kovup yok etme tedbirini düşünürken, bugün çekirge geliyor mu diye yolları gözlüyorum. Hangi mıntıkaya çekirge düşerse, tarifim veçhile istifade edilmesini ve bana da hediye olarak çekirge gönderilmesini arkadaşlarımdan rica ederim.”[2]

Çekirge Yemek Helal Midir?

Fahrettin Paşa, ilgili emrinde sadece çekirge yemenin bedenî/sıhhî faydalarından bahsetmiyor aynı zamanda dinî/fıkhî yönden herhangi bir tereddüt oluşmaması için de bir açıklama yapma gereği duymuştur.

“Yenmesi sünnet-i seniyedir. Cenab-ı Peygamber, hadîs-i şeriflerinde ‘Uhillet lenâ meyyitâni veddemâni.’ buyurmuşlardır. Manası: ‘İki ölü ve iki kanlı bize helâl oldu.’ demektir. ‘İki ölü; çekirge ile balık, iki kanlı ise, karaciğer ve dalaktır.’ İmam-ı Malik, yenmesine cevaz verilen çekirgenin başının koparılmasını veyahut ateş üzerinde kavrulmasını şart kılmış ise de Hanefiye ulemâsı’nın çekirgenin ölüsünü bile helal saydıkları ve hiçbir kayda tâbi tutmadıkları ‘Tenvir-ül Ebsâr’ ve onu şerh eden diğer kitaplarda yazılmıştır…Büyük bir dikkat ve ihtimam ile ve kendime mahsus titizlikle yaptırdığım tecrübelerde tıbbî hassaları tahakkuk eden ve yenmesi ‘sünnet’ olan çekirgeye yan gözle bakmak ve ondan tiksinmek, en hafif tabir ile nimet tanımamazlıktır.”

Hakikaten dinimizde bütün mezhepler çekirge yemenin helal olduğu konusunda müttefiktir. Ancak Mâlikî mezhebine göre çekirge yemeden önce tezkiye edilmesi gerekmektedir. Bu durumda çekirgenin başı ya koparılmalı veya canlı olarak ateşte kızartılmalıdır. “Helal hayvan” olarak telakki edilen çekirge ile ilgili sahabi İbn Ebî Evfâ’nın naklettiği bir hadis-i şerif de mevcuttur:

“Resulullah ile beraber (altı veya yedi sefer) gazveye çıkmıştık. Gazve esnasında Aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte çekirge yedik.”[3]

Velhâsıl-ı Kelâm

Dün Mehmetçik, Fahrettin Paşa’nın özendirici bir emirle zaruretin bir gereği olarak hiç alışık olmadıkları halde hayatlarını idame etmek için, çekirge yemek mecburiyetinde kalmıştır. Ne var ki, emirde de ifade edildiği gibi aslında çekirge yemek caiz, hatta sünnettir. Peygamberimiz (sav) neyi yapmış ve neyi yemiş ise bunu hoş karşılamanın ötesinde fayda ve hikmetini de görebilmeliyiz. Bu durum, çekirge için de geçerlidir.

Nitekim Hollanda'daki Wageningen Üniversitesi entomoloji araştırmacısı Dr. Arnold van Huis, çekirgelerin protein gibi besin değerlerinin kırmızı etten çok daha yüksek olduğunu tespit etmiştir. Üstelik çekirgede bulunan 9 amino asit ile magnezyumun oranı kırmızı ettekinden çok daha fazladır. Bu veriler, çekirge yemenin kalp hastalığı ve diyabet riskini de azalttığının bir göstergesidir. Dolayısıyla çekirge, sadece zarurî hallerde değil günlük beslenmede de yerini almalıdır.

Bu yönüyle Antalyalı Selami Gökgöl kardeşimizi sadece böyle hayırlı bir teşebbüste bulunduğu için değil aynı zamanda unutulan bir sünneti yeniden ihya ettiği için de teşekkür ederiz. Bu bağlamda anlamlı bulduğum aşağıdaki hadis-i şerifi de hatırlatmış olayım:

Ümmetimin fesada gittiği zamanda kim benim sünnetime sarılsa ona yüz şehit sevabı vardır.”[4]





[1] Nâci Kâşif Kıcıman; Medine Müdafaası-Hicaz Bizden Nasıl Ayrıldı?; 3. Basım; Sebil Yayınevi; İstanbul; 1994, ss. 180-181.





[2] Nâci Kâşif Kıcıman; s. 182.





[3] Buhârî; Sayd: 13. Müslim; Sayd: 52.





[4] Taberânî; el-Mecmeu’l-Kebîr: 1394. El-Heysemî; Mecmeu’z-Zevâid; 7:282.



Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/cekirge-denilince-fahrettin-pasa-ve-medine-mudafileri-akla-gelmelidir-turkiyenin-tek-cekirge-yetistiricisi-gelecege-yatirim-yapiyor-7-5860h.html


Back To Top