28 Mayıs 2018 Pazartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Cumhurbaşkanı uyandı mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan ziyareti öncesi Atatürk Hava Alanında bir açıklamada bulundu.
Cumhurbaşkanı uyandı mı?
Erdoğan Varlık fonu başkanının neden görevden alındığı sorularına cevap verdi. Erdoğan Varlık Fonu'nun yeniden organize edilmesi gerektiğini, bu adımların ziyaret sonrasında atılacağını söyledi. Erdoğan konuya dair "Varlık Fonu'nda hedeflenen, arzulanan bir süreç olmadı. Bu olmayınca sayın Başbakan, Varlık Fonu ona bağlıdır. Cumhurbaşkanı olarak benimle herhangi bir bağlantısı yoktur ama biz bunları istişaresini yaparak bu konuda kararımızı alırız. Gelişmeleri gördük, böyle yürümeyeceğine karar verdik. Varlık Fonu'nu bizim yeniden bir re organize etmemiz şart. ‘’ dedi.


Bizim bugüne kadar varlık fonuyla ilgili yaptığımız eleştiriler, sistemsel bir eleştiri olup iktisadi hayatımızda ana olumsuzlukları giderici bir yapı taşımayışı ve borçlanarak büyüme hedefine hizmet ettiği için, türevsel sonucunun çok olumsuz olacağı yönündeydi. Bu kanaatimiz uygulamanın gerekçelerinden dolayı değişmiş değildir. Sayın Cumhurbaşkanının Varlık fonu başkanının görevden alması acaba başkanın kişisel bir beceriksizliği midir? Yoksa varlık fonunun kuruluş amacının olumsuz yansımalarından dolayı mıdır? Cumhurbaşkanımızın açıklamasındaki varlık fonunun yeniden revize edilme şartı, sorunun başkandan olmadığının göstergesidir.

Peki buna neden gerek duyulmuştu ve ne amaçlanmıştı?

Maliye bakanlığının kaynak yaratma çalışması paranın olmayışıdır. Para yaratma faizci yapıya teslim edilmiştir. Bu yapı Merkez Bankası ve Bankalardır. Maliye bakanlığı, kamu borçlanmasını iç ve dış borçlanma olarak, kamunun şirketlerini bu fona aktararak oluşturulacak fonla borçlanma sağlanacaktı. Şayıştay denetim dışında tutularak, sermaye piyasa kurulunun sözüm ona şeffaf uygulamaları denetimi eşliğinde bağımsız olarak denetleneceği söyleniliyor. Bu varlık fonu neyin karşılığı olacak?

Söylenildiği gibi büyümeye katkısı olması için, büyük projelerin desteklenmesi olarak yeni borç bulmanın bir yolu mu? Kamu borçlanması yapmıyoruz denerek, bu fondaki kamu iktisadi teşebbüsleri, alınacak borçlara karşılık olarak mı gösterilecek? Sonra varlık fonu borçlanarak karşılık gösterildiği için, faizli alınan krediler ödenemez duruma geldiğinde fon varlıkları özelleştirilerek borçlara karşılık mı devredilecek? Bu sorular taşıdığımız endişelerimizdir.

Sayın Naci Ağbal’ın yaptığı bir açıklamada ‘’ Hem içeride hem dışarıda kaynak oluşmasına katkı sağlayacak ’’ demesi faizli kredi bulmamızda fon varlıkları teminat olarak katkı sağlayacaktır. Ağbal ‘’ burada önemli olan Türkiye’nin gizli kalmış potansiyel projelerini karşılık göstererek bunu harekete geçirebilmek. Varlık fonunun buna göre en önemli katkısı bu olacak. Dışarıdan da kendisine kaynak üretebilecek.’’ Demek ki Varlık fonu kaynakları borçlanmada karşılık gösterilip, kamu borcu artmıyor denerek borçlanma politikası sürdürülecek. TVF borç bulma fonu olmamalı. Aksi taktirde yeni bir Duyun-u Umumiye kaçınılmaz olur.

Peki şu haliyle yeni bir yapılanma olarak ne yapılabilir?

Türkiye Varlık Fonu faizsiz bir yapılanma için güçlü bir adım olabilir. Hükumet bu yeni tercihle, bankaların reel sektör ve hükumetin yatırım politikaları üzerindeki egemenliğini kırabilir. Eğer varlık fonu, borç verecek faizciler için bir teminat karşılığı değilde, ülke kalkınmasında reel sektöre hayat suyu olacak, piyasaya pozitif bir derinlik kazandıracak Yatırım Fon Parası isminde Çift Para sistemi ile, Varlık fonunu faizsiz yatırım fon parsı için karşılık olarak kullanabilir. Bu şu demektir. Hükumet, varlık fon değeri kadar karşılığı olabilecek yatırım fon parası oluşturabilir.

Kanuni olarak bunun önünde bir engel yoktur. Nasıl borçlanma tahvilleri devlet çıkartıyorsa, bu fon yatırım parasını da işlevsel çeşitliliği ile çıkartabilir. HükumetKHK ilebu fonu,borç verecek faizciler için bir teminat karşılığı gibi gösterilmez, piyasadaki derinlik önerilerimizden olan çift para sisteminde faizsiz yatırım fon para için bir karşılık olarak kullanılabilirse o zaman milletin menfaatine yönelik çok ciddi bir adım olarak görülebilir.Ama yok siz mevcut Borca Dayalı Para Sistemine dokunmayacak, Türkiye Varlık Fonu ilebüyümeye ve istihdama bu şekilde katkı sağlıyacağınızı söylerseniz, bu mümkün değildir. Çünkü, sürdürülebilir borçlanma yapısı Türkiye Varlık fonunu başka ellere geçirecektir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın yeni bu çıkışı, Varlık fonunun faizli fon bulma yapısına müdahale edebilir. TVF varlıkları karşılığında önerdiğimiz ‘’Yatırım Fon Parası’’ isminde KHK ile bir yatırım değer ölçüsü çıkartabilir. Bu ölçü yasal olarak mutlak manada faizden ve faizli paradan korunaklı hale getirilmelidir.

Hükumet yatırımlarını faizsiz biçimde bu yeni para modeli ile yapabilir. Yatırım maliyetleri 1/3 oranında düşer. Yatırım, istikrarı sağlanmış bir para istikrarından geçer. Yatırımların gerçekleşmesi önündeki sermaye kıtlığı kalkar. Hükumetyatırım değer ölçüsü olan ‘’Yatırım fon parası’’denetleme ve düzenleme yetkinliği ile daimi ve aktif biçimde, para istikrarı için doğal iktisat döngüsüne ulaştıracak biçimde düzenler.

İnce bir tiyo; Bankaların kredi kartları piyasada para gibi kullanılır. Oysa basılı bir para değildir. Kredi kartları sürekli faiz üretir. Piyasa kullanım etkinliğini faizsiz yatırım fon parası olarak hükumet neden kullanmasın? Hükumet bu değer ölçüsünü denetleme ve düzenleme yetkisini parasal bir istikrarı gözeterek, daimi ve aktif biçimde kullanabilir. Kullanılacak bu ölçü, varlık fonu karşılığı olarak üretileceği için faizsiz olarak devletin ürettiği bir bir yatırım ölçüsü olacaktır. Bu ölçü Türkiye’de gerçek bir faizsiz model yapılanması için köklü bir alt yapı oluşturacaktır. Mal ve hizmetlerin toplum içindeki devinimi bu fon parası ile yapılmaya başlandıkça, bu paradaki istikrar gerçek manada fiyat istikrarını getirecektir.

 Yatırım-üretim-tüketim ilişkisi ile Yatırım Fon parasının piyasadaki etkinliği artacaktır. Faizsiz üretilen bu ölçü ile, yatırım mal ve hizmet dolanımındaki ağırlığı arttıkça, üretim tüketim maliyetlerinde büyük bir düşüş gerçekleşecektir. Bu da kısa sürede doğal bir iktisat döngüsüne ekonomiyi taşıyacaktır.

En önemlisi, finans sektörünün reel ekonomi üzerindeki baskıcı faizci egemenliği, yatırım fon parası ile sona erecektir.

Sorunlar çözülmeyecek gibi değildir. Olay paradigma/değersayım değişikliğidir. Çok daha köklü çözüm modellemelerimiz elbette vardır. Güncel bir konu olan Türkiye Varlık Fonu için önerimiz, umarım yetkililerimizin ilgisini çeker.

Selam ve dua ile...

Yunus EKŞİ
http://www.mirathaber.com/cumhurbaskani-uyandi-mi-3-1750h.html


Back To Top