All for Joomla The Word of Web Design

Dijital Bankacılık Nasıl Bir Tehlike?

İfade etmeye çalışacağımız bu konu  bir komplo teorisi değildir. Milletin ve devletin başına en büyük gelecek bir tehlike olacaktır.

Bankacılık sisteminin son evresi diyebileceğimiz dijital bankacılı, öyle algılandığı gibi teknolojiyi yeni bir modelle uygulamak değildir. Bu aslında konvansiyonel bankacılığın kuruluş mantığından geçirdiği süreçlerin temel işlevi olan faizle para satmanın en ileri kalesi demektir.

Burada artık fiziki bir banka ve çalışanların olması gerekmiyor. Fiziki bankaların personelleri ile yaptığını artık maliyetsiz yapmanın adı dijital bankacılıktır.

Bu yeni süreçte de tüm bankacılık işlemlerini yapabiliyorsunuz.

Peki madem aynı şeyler yapılacak,  farklılık sadece isimle mi geliyor?

Varsa bu farklılık halkın işine yarayacak mı? Devletin işine yarayacak mı?

Dijital bankacılıkta nakit kullanımını tamamen ortadan kaldırarak aslında ne hedefleniyor?

Bankalarda bilgisayarlar kullanıldığı günden beri  bankacılık dijital sisteme geçmemiş miydi de  yeni bir tanımlamayla, müşterilerine hep yeni şeyler sunuyor  gerekçesi ile, yoğun bir reklamla algı oluşturmak isteniyor?

Müşterilere cazip gelecek ve dijital kullanım biçimini nakitsiz topluma geçmeye yönelik bu minvalde bir  kaldıraç olarak kullanmak isteyen bankalar; eğer bu dijital sistemimizi kullanırsanız bir çok masraftan kurtulacaksınız diyerek buraya yönelişi arttırmakla aslında neyi hedefliyor?

Şimdi bir çok kişi bankaların yukarıda ifade ettiğim personel ve banka dükkan kiraları gibi masraflarını  bu amaçla sıfırlamak istediğini düşünebilir. Evet bu bir yönü ile doğrudur. Ama buradaki temel amaç olarak bankaların yapmak istediği şey bu değildir.

Bu süreç sistematik biçimde devletin içinde yerleştirilmiş finans kriptoların da yoğun  sinsi çalışmaları ile; Merkez Bankası, BDDK, SPK gibi finans sisteminin önemli  denetim merkezleri üzerinde işler hale getirilmek isteniliyor.

Malumunuz 2008 krizini çıkaran aslında dijital bankacılıktı. Çünkü bankalar yasal aldıkları kanunlardaki güçlerle  para yaratma, yoktan var etme, bunu bilgisayar ortamlarında yazmakla var edebilen büyük bir güce sahip oldular. Tabi hiç bir milli vatan sever insanın, bu sistemin gelişimi,sürdürülmesi milletin ve devletin aleyhinde  bunun için çalışması düşünülemez.

Bankacılık düzeni, 2008 krizinin gerçek sahibi olarak, perde arkasından kripto paraları gündeme getirdi. Bütün uluslara küresel finans yapılanması ile vurduğu  borçlandırma  kölelik damgasın devam ettirebilmesi için kendilerine alternatif miş gibi kripto para modelini altyapısı ile beraber, bir anda  şifreli bir isimle gündeme getirdiler.

Yeni oyunları yeni sistem için kurgulanmıştı. İlginçtir ki bankacılık sistemine  alternatif diye taktim edilen bu kripto para üretme  yapısı,  yine bankacılık sistemi içinde piyasa oluşturdu. İnsanlar verilmiş yemlerle bu tuzağa çekildi. Yemlenenler tarafından bu işin savunucuları oluşturuldu.  Ve şimdi sanal kripto  yani olmayan  para tanımlamaları  dolar karşısında bir değer tanımlaması olarak oluşturuldu. Nakit  olan dolar ürettiği sanal dolarlarda dahil olmak üzere aynı sistem kurucular tarafından, insanların varlıklarını eritecek şekilde  uygulama tatbik edildi, ediliyor.

Şimdi dünyanın 80-90 trilyon dolar arası olan Toplam GSMH iken küresel finans sistemi 230 trilyon dolar dünyayı borçlandırabiliyor. Somut parayı tamamen ortadan kaldırmak için kripto paraların bir geçiş evresi olarak kullanan  küresel finans, artık ya tamamen yok olacak bir dünya isyanına sebebiyet verecek,  halklar  ulus devletler ülkelerinde sistemleri devirecekler. Yada dünyada Venezuela’da başlatmak istedikleri iç savaş gibi  bir çok yerde ardışık iç savaşları ekonomik krizlerle başlatarak; hem sürekli yaptıkları nüfus kırma çalışmalarını yürütecekler hem de insanları dolaylı yollardan öldürerek dünya nüfusunu azaltmak için savaşları  çıkaracaklar. Ardından da dünyaya yine savaştırdıkları devletlerdeki egemenliklerini kullanarak yeni bir  uluslararası para sistemini önerecekler. Bunlar şeytanın çocukları…

İşte bankacılık sistemi dijital tanımlamasını bu hedefe doğru götürmektedir. Büyük oyun yeniden kurularak;  sanal kredi ile reel malları alacak para kredi sistemi devam ettirilecektir.

Devletin bekasını, milletin iktisadi geleceğini direk etkileyecek bu durumu  fark edecek olan siyasiler; en milli en yerli siyasiler olarak geciktirmeden yasal talep ve düzenlemelere yönelmelidir.

Türkiye’nin sorunlarının, terör dahi, temel kaynağı olan bu konu; milleti için var olduğunu, çalıştığını, devletin bekası için çalıştığını söyleyen hiç bir siyasinin teğet geçeceği bir konu değildir.

Dijital bankacılık kontrol edilemez, sınırsız sanal kredi üreterek, insanların gerçek mallarına el koyacak dijital bankacılık sistemi; mevcut  Merkez Bankası, BDDK ve SPK yasaları  ile mutlak aktif hale getirilmeden, bu yasaların hepsi milletin ve devletin bekası için gözden geçirilerek, bu sömürü düzeneğini engelleyecek şekilde düzenlenmesi lazım.

Kanaatimiz odur ki bu konu karşısında bütün siyasi söylemler, halkın nazarında itibarsız kalacaktır.

Selam ve dua ile…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir