16 Kasım 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Diyanet Banka işine mi giriyor?

Diyanet'e bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu'ndan bir teklif geldi. Kurul üyesi Prof. Ahmet Yaman, Diyanet Dergisi'ne yazdığı ‘Ekonomi ve Değer' başlıklı makalesinde, faizsiz çalışan katılım bankacılığının sermaye sahibi dindar kesim için iyi bir adım olduğunu belirterek, bununla ilgili sektörel faaliyetleri ‘şeriat kurallarına göre denetleyecek bir Fıkıh Kurulu' kurulmasını istedi.
Diyanet Banka işine mi giriyor?
Prof. Yaman, “Altın bankacılığı dâhil bütün bankacılık ürünleri, finansman ürünleri ve kart işlemlerinin bu kurulun onay ve denetimine sunulması sağlanmalıdır” görüşünü savundu.


Prof. Dr. Ahmet Yaman’nın Diyanet dergisinde “Ekonomi ve Değer” başlıklı yazısında dile getirdiği konuyu Oda tv çarpıtarak “Diyanet banka işine giriyor” diye verdi. Dünya görüş farklılığının bu çarpıtmaları hızlandırdığını biliyoruz.

Prof. Dr. Ahmet Yaman hoca, oluşturulmuş finans sisteminin halkın inanç ve ahlak değerleriyle uyumlu olmasına özen gösterilmeyen bir piyasa oluşturulduğu ve buna uygun finans sistemi işletildiğini vurguladı. Burada kendisine finans sistemini bütün olarak değerlendirerek katılıyoruz.

 Prof. Dr. Ahmet Yaman “Hal böyle olunca dinî duyarlılıkları baskın olan kişiler, ekonomik değerlerini piyasaya arz etmekten geri durmuş, birçok kişi meşruiyet kaygısıyla yatırım yapmaktan korkmuş, bunların doğrudan ya da dolaylı etkisiyle faiz oranları anormal yükselmiş, maliyetler artmış, kayıt dışılık hâkim olmuş, büyüme yavaşlamış, millî gelir istenen ölçüde yükselmemiş ve daha birçok olumsuz sonuç ortaya çıkmıştır” diyor.

İşte burada hocanın bu tespitinin kısır olduğunu, gerçek sorunun bu olmadığını, bu tespitin sorunların oluşmasında devede kulak dahi olmadığını söylüyoruz.

Yaman Hoca, haklı bir çıkışla yanlış şeyler söylemeye başlıyor.

Prof. Ahmet Yaman”Öncelikle katılım bankalarının kuruluş sermayesinin İslami kurallara göre temiz ve helâl olması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle kuruluş sermayesi, kamunun faiz dışı meşru gelirlerinden temin edilmelidir.” Diyor.

Bu mümkün değildir. Hoca sistemi bir bütün olarak göremediği için, sanki sistem içinde faizsiz uygulamaların yapılması mümkün gibi klasik bir anlayışı ortaya koyarak, faizsiz iddiasında olan bankaların denetim ve sermayesi ile ilgili bir hassasiyet ortaya koyuyor. Oysa bu yersizdir.

Prof. Dr. Ahmet Yaman hocanın ve bu konuda hassasiyet gösteren akademisyenlerin şunu çok iyi kavramaları gerekiyor; Kurulu düzenin borç mekanizması ile faiz enstürmanını sürekli kılmaktadır. Bunu başlatırken kullandığınız değer ölçüsü olan para ile yapmaktadır. Elinizdeki para üretimi faizlidir.

 Siz bu faizli parayı kullanıyorsunuz. Bu borç olarak üretilmiştir. Siz kullandıkça faiz üretmekte olup, sürekli borçlanmaya sebebiyet vermektedir. Bu ha dolar olmuş ha Türk lirası fark etmez. Ana sistem böyle tasarlanmış ve böyle işletiliyor.

İdrarlı bir havuz içinde temiz suolmaz. Siz havuzun suyunu yada havuzu değiştireceksiniz. Dışarıdan siz temiz gelebilirsiniz ama bu havuza girdiğinizde idrarlı su içinde yüzeceksiniz. Bu havuza şimdi temiz diyebilir misiniz? Mevcut bütün ekonomik yapı idrarlı bir havuzdur.

İfade edildiği gibi sermaye denilen para yastık altında değildir. Merkez Bankası tarafından Kısıt halde tutularak, halk yatırımcı sürekli kredi ihtiyacı oluşturulup borçlanmaya sebebiyet vermektedir.

Fıkıh kitaplarından mevcut sisteme entegre olunamaz. Kurulu sistemin ana yapısına, borçlanma modeline, itiraz etmediğiniz sürece kimse faizcilikten kurtulamaz.

Selam ve dua ile..

Yunus EKŞİ
http://www.mirathaber.com/diyanet-banka-isine-mi-giriyor-3-2663h.html


Back To Top