19 Ekim 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Cennette sohbet- 2

Sâffât Suresi'nin 40-49. ayetlerinde Allah'ın ihlaslı, samimi kullarının ahirette, düşünüp tasavvur edemeyeceğimiz kadar içi bol nimetlerle dolu cennete girecekleri, orada kendilerine her çeşit yiyecek ve meyvelerden ikram edileceği belirtilir.

Ayrıca orada bir birleriyle karşı karşıya tahtlar üzerine oturup sohbet edecekleri de belirtildikten sonra 50-61. ayetlerde aralarındaki sohbet ve sohbetin konusu anlatılır. Şöyle ki:

“Cennet ehli bu halde otururlarken birbirlerine yönelip sohbete dalarlar. İçlerinden biri dünyada başından geçen bir olayı şöyle anlatır:

“ -Sahi, benim çok yakın bir arkadaşım vardı. Yanıma gelir, iğneli iğneli:

“- Sen de mi, bu masala inananlar arasında yer alıyorsun? Biz ölüp de toprak ve çürümüş kemik yığını haline geldikten sonra, biz tekrar dirilip hesaba mı çekileceğiz? Buna da inanılır mı? diyerek ahireti inkâr ederdi.

Sonra, “O zalimin şimdi ne halde olduğunu görmek ister misiniz, onu size göstereyim?” der.

Onlar da isteyince, bakar onu kızgın alevli cehennemin tam ortasında görür ve ona şöyle seslenir:

“- Vallahi nerdeyse beni de içine düştüğün o helâke sürükleyecektin! Eğer Rabbimin lütfu inayeti yetişmeseydi şimdi ben de eli kolu kelepçeli getirilip cehenneme atılanlardan olacaktım!”

Sonra cennetteki arkadaşlarına dönerek şöyle devam eder:

“- Dünyadan ayrılırken tattığımız o ilk ölümümüzden sonra artık bize burada ölüm olmayacak değil mi? Artık azaba da uğratılmayacağız değil mi? Ne güzel! Şükürler olsun! İşte kurtuluş, işte büyük başarı diye buna derler. Çalışacak olanlar, işte böyle bir başarı elde etmek için çalışsınlar!” (Sâffât, 50-61)

Ayit-i kerimelerden öğrendiklerimizi şöyle sıralayabiliriz:

a- Cennet ehlinin cennette zaman zaman bir araya gelip sohbet edecekleri,

b- Sohbetlerinde dünyada iken başlarından geçen hoş veya nâhoş olayları hatırlayıp anlatacakları,

c- Kötü arkadaştan ya uzak durulması, ya da peşinden gidilip onun kötülüklerine uyulmaması,

d- Kötülüklerden kaçınıp Allah’ın rızasına uygun hareket eden kimsenin, bunu Allah’ın bir lütfu ve nimeti olarak bilmesi,

e- Cennettekilerin isterlerse cehennemde olanları görecekleri, hallerine muttali olacakları ve onlarla konuşabilecekleri,

f- Cennette ölüm ve azabın olmadığı yani cennetliklerin ölmeyecekleri ve ebedi nimet içerisinde olacakları,

g- Büyük başarının Allah’ın rızasına nail olup cennete girmek olduğu,

h- Çalışıp gayret gösterecek olanların Allah’ın rızasını elde etmek için çalışmalarının gerektiği hususu.

Ayet-i kerimedeki dikkatimizi çeken hususlardan biri cennetliklerin cehennemde olanları görüp onlarla konuşması konusudur.

Bu konuda Begavî, Abdullah b. Abbas’ın şöyle dediğini kaydeder: “Cennette pencerecikler vardır, cennetlikler oradan cehenneme bakarlar.” (Begavî, Meâlimü’t’tenzîl, s. 1090)

Aslında bunu fazla izah etmeye gerek yok. Zira içerisinde bulunduğumuz hızlı iletişim çağında, Allah’ın lütfetmiş olduğu akıl nimeti sayesinde, dünyanın neresinde olursa olsun gülün bitmesini, bülbülün ötmesini anında gören ve işiten insanoğlunun, cennetliklerin cehennemdekileri görüp onlarla konuşabileceklerini anlaması düne göre daha kolaydır.

Yüce Rabbimizden cümlemizi dünyada rızasına uygun olarak yaşatıp ahirette cennet ve cemaliyle müşerref kılmasını niyaz ediyoruz.

Doç. Dr. Durak PUSMAZ
http://www.mirathaber.com/doc-dr-durak-pusmaz-cennette-sohbet-2-26-4470y.html


Back To Top