17 Ocak 2018 Çarşamba
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Mabedde eğlence olmaz

Kur’an’ın sahibi olan Allah buyuruyor:

وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاء وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِبِينَ

“Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri (oyun olsun diye) veya oyuncular olarak yaratmadık!”[1]


Bu gerçek, kâinatın ve içindekilerin her halinden anlaşılmaktadır. Her varlık ciddiyetle işini yapmakla meşgul. Onlardan biri mesela güneş, görevini bıraksa eğlenceye kaçsa kimde can kalır?

Ezan okundu. Yanımda yüzen balıkları, etrafımda gezen tavukları, kuzuları çağırdım:

-Haydi namaza gidelim, dedim, gelmediler. Dediler ki:

-Namaz insanın işi. Bizim işimizse insana hizmet. Biz sana hizmet için yaratılmışız, sen de alemlerin Rabbine hizmet ve ibadet için yaratılmışsın. Sen rahat bir şekilde namaz kılasın diye, biz sana hizmetle görevlendirilmişiz. Git namazını kıl, bütün kâinatı senin hizmetine veren Allah’a kâinat büyüklüğünde hamdet, şükret. Görmüyor musun biz de halimizle, elimizdeki hünerlerle zaten Onu gösteriyoruz, Ona hamd ediyoruz, Onu anıyoruz, Onu övüyoruz?

İyi bal yaptığından dolayı hiç arıya teşekkür eden, arıyı öven var mı? Yok. Neden? Çünkü arı bir makine. Bal yapsın diye onu kurgulayan Allah. Balın patenti Allah’a ait. Bal ve arı nasıl Allah diyor, Allah’ı gösteriyorsa, kâinat ve kâinatın içindeki varlıklar da işte böyle Allah diyor ve Allah’ı gösteriyorlar.

İşte bu hakikati dikkatlerimize sunan ayetlerden bazıları şunlar:

تُسَبِّحُ لَهُ السَّمَاوَاتُ السَّبْعُ وَالأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَيْءٍ إِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدَهِ وَلَكِن لاَّ تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُ كَانَ حَلِيمًا غَفُورً

“Kâinatta hiçbir şey yoktur ki Onu övgüyle anmış olmasın. Fakat siz, onların bu zikirlerini fark etmiyorsunuz. Şüphesiz ki O, halimdir, (bunu fark edemediğinizden dolayı hemen kızıp ceza vermez) hem de çok bağışlayıcıdır.”[2]

وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا إِلاَّ بِالْحَقِّ

“Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri, hakla yarattık.”[3]

Onlarda bir lüzumsuzluk, bir ciddiyetsizlik, bir görev terki göremezsiniz.

Bu söylediklerimizi ne güzel özetlemiş şair:

“Seni aramam için beni uzağa attın,
Âlemi benim, beni kendin için yarattın”![4]

KÂİNAT BİR MABED

Bu izahlardan anlaşıldı ki Bu evren bir mabed, kâinat bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber. Hz. Muhammed (sav) bu mescidin imamı ve hatibi. Hutbesi ve kelamı Kur’an. Kâinatın içindeki her varlık, her şey Onun cemaati. Hz. Peygamber, Kâbe kalbiyle, Mekke ağzıyla, Arafat dağı diliyle Allahuekber diyor, bütün kâinatla beraber namaz kılıyor, dua ediyor, bütün varlıkları duasına “amîn” dedirtiyor. Böyle bir mabedde, ibadetle meşgul bir cemaatin içinde, Alemlerin Rabbinin huzurunda ar ve haya duygularını rencide edecek davranışlar sergilenmez, günah işlenmez, içinde haram unsurları barındıran eğlence programları icra edilmez.

Bizi her türlü ciddiyetsizliklerden uzak tutmak için Allah soruyor:

أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ

“Siz zannediyor musunuz ki biz sizi boş yere yarattık, başıboş bırakacağız? Ve siz zannediyor musunuz ki bize döndürülmeyecek (ve hesap vermeyecek) siniz?”[5]

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

“Hayır hayır, ben insanları ve cinleri beni tanısın ve yalnız bana kulluk ve ibadet etsinler diye yarattım.”[6]

Eğer insanlık bu davete icabet etmezse, icabet etmemekle beraber bir de isyan üstüne isyan ederse kabrin öbür tarafında “keşke”leri peş peşe sıralayacağını yine Kur’an’ın sahibi haber veriyor:

يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُّحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِن سُوَءٍ تَوَدُّ لَوْ أَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ أَمَدًا بَعِيدًا وَيُحَذِّرُكُمُ اللّهُ نَفْسَهُ وَاللّهُ رَؤُوفُ بِالْعِبَادِ

Herkesin iyilik ve kötülük olarak yaptığı her şeyi karşısında hazır bulacağı günde, kötülük yapan insanlar o günde, kötülükleriyle kendi arasının çok uzak olmasını isteyecek. (Keşke günahlarım ve kötülüklerim karşıma çıkarılmasaydı diyecekler.) Allah sizi, kendisinin emirlerine karşı gelmekten sakındırıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir.”[7]

Ağzımızdan çıkan her söz, yaptığımız her iş, sergilediğimiz her hareket düzenlediğimiz her eğlence kayıtlar altına alınmaktadır.[8] Bunlar kabrin öbür tarafında ya kurtuluşumuza vesile olacak, bizi cennete kavuşturacak, ya da ceza almamıza vesile olacak, alıp bizi cehenneme götürecektir.

Cehennemdekilere soracaklar:

-Sizi cehenneme sürükleyen ne oldu?(Cevap çok enteresan.)Dediler ki:
1-Biz namaz kılanlardan olmadık,
2-Açları, yoksulları yedirip doyurmadık,
3-Yasak olan batıl eğlencelere dalanlarla beraber daldık gittik. (Eğlence alemlerinde sabahladık.)
4-Hesaba çekileceğimiz bir günü hesaba katmadık, ahiretteki ceza gününü inkâr ettik ve nihayet bu halde iken ölüm geldi”[9]

ve biz bu durumla baş başa kaldık.

Bu mübarek Anadolu toprakları, veliler otağı‎, ş‏ehitler yata‎ğıdı‎r. Hâla bu vatan için ‏şehit vermeye devam ediyoruz. Allah şehitlerimizin şefaatine nail eylesin, yakınlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin, Bu topraklar için Âkif:

“Şüheda gövdesi bir baksana dağlar, taşlar,
O rükû olmazsa dünyada eğilmez başlar.”

Diyor.

Öyleyse değerli kardeşlerim, eğlencelerimiz, değerlerimizi ve ş‏ehitlerimizi incitecek cinsten olmamalı, Allah'ı ve ehl-i nâmusu gücendirmemelidir.

Bu dünya, oyun ve eğlence yeri değil,‎ imtihan salonudur. İmtihan salonunda, imtihan bitinceye kadar kimseye dokunulmaz. İmtihandan sonra yaptıklarımıza ve yazdıklarımıza bakılır. Yanlış yapanlara ve yanlış yazanlara belli bir müddet dokunulmaması dokunulmayacağı anlamına gelmez. Allah açık açık haber veriyor:

“Biz, onların hesabını gözlerin kamaşacağı bir güne bırakıyoruz.”[10]“Ben onlara mühlet veriyorum. Benim tuzağım çok kuvvetlidir.”[11]

Kanuni Sultan Süleyman, meyve ağaçlarını saran‎ karı‎ncalar‎ın durumunu beyitlerle Ebssuud Efendi'ye sorar:

Ağaçlar‎ı sarsa eğer karı‎nca,
Zarar var m‎ı karı‎ncayı‎ kı‎rı‎nca

Ebussuud Efendi'nin cevabı‎ âlime yakışı‎‏‎r tarzda olur:

Yar‎ın Hakk'ı‎n divan‎ına var‎ınca
Süleyman'dan alı‎r hakkı‎n kar‎ınca

Karıncanın hakkını Padişahın yanına koymayan Allah, kimin yaptığını yanına koyar.

Zararlı‎ olmadığı ve zarar vermediği müddetçe hiçbir varlık incitilmez, öldürülmez. Ekosisteme Allah bir denge koymuştur. Haksız yere bu dengenin bozulmasına Allah’ın da, Peygamberinin de rızası yoktur.

2018 yılının, birbirimizi üzen davranışlardan kurtulmamıza ve Allah’ın rızasını kazanmamıza vesile olmasını, iki dünyanın cehenneminden kurtulup, iki dünyanın cennetine kavuşmamızı Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyor, bu makaleyi okuyup paylaşan, paylaşımıyla birçok insanın imanının kurtulmasına katkıda bulunan bütün takipçilerimize iki cihan saadeti diliyorum.

Allah vatanımızı cennet eylesin,
Cenneti hepimize vatan eylesin.

------------
[1] Enbiya, 21 / 16
[2] İsra, 17/44; Cuma, 62/1
[3] Hicr, 15 / 85
[4] Necip Fazıl (merhum)
[5] Mü’minûn, 23 / 115
[6] Zariyat, 51 / 56
[7] Al-i İmran, 3/30
[8] Bkz.Kaf, 50 18
[9] Müddessir, 74/42-47
[10] İbrahim, 14 /42
[11] A’raf, 7 / 183

Dr. Vehbi KARAKAŞ
http://www.mirathaber.com/dr-vehbi-karakas-mabedde-eglence-olmaz-118-2742y.html