21 Ekim 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Ramazan ayı, peygamberimizin açıklamaları ve yapacaklarımız

Hz. Peygamber (sav) buyurmuşlar ki:

إِذا جَاءَ رَمَضَانُ فُتِّحَتْ أَبْوَابُ الجنَّةِ وغُلِّقَتْ أَبْوَابُ النَّارِوَسُلْسِلَت الشياطِينُ

“Ramazan ayı girdiğinde cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.”[1]


Yani insanlar Ramazan ayını ihya etmeye koştukları için şeytanlar bir halt yapamaz hale geliyorlar, adeta zincire vurulmuş oluyorlar. Yoksa şeytanlar bağlandığı için, insanlar Ramazan’ı ihyayaya koşmuyor. Eğer şeytanlar bütün bütün zincire vurulsaydı, insanların hepsi Ramazan ayının gereklerini yaparlardı. Namaz kılmayan, oruç tutmayan kimse kalmazdı. İmtihan sırrı bozulurdu.

"İnsanlar, Ramazan'da olanı (yani Ramazan ayındaki tecelli ve lütufları hakkıyla takdir ede) bilseydi bütün senenin Ramazan olmasını arzu ederlerdi."[2]

“Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazları (teravih) meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır. Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farzı yapmak gibidir. Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin zorluklarına sabretme ve dayanma ayıdır: Sabrın karşılığı da ancak Cennettir.

“Bu ay yardımlaşma ayıdır, bu ay Mü’minlerin rızkının arttırıldığı aydır.

مَنْ فَطَّرَ صَائماً كانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِ غَيْرَ أَنَّهُ لا يَنْقُصُ مِنْ أجْر الصَّائمِ شيءٍ

“Her kim oruçlu bir Mü’mine iftar yemeği (veya ifar edecek bir şey) verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksiltilmeden iftar yemeği verene de oruç tutan kadar sevap yazılır.”[3]

-Ey Allah’ın Rasülü, hepimiz iftar yemeği verecek güç ve zenginlikte değiliz, dediler. Bunun üzerinePeygamberimiz şöyle buyurdu:

-Allah bu sevabı, bir hurma, bir yudum su ve bir miktar süt ile iftar yaptıranlara da verecektir.”

“Ramazan ayının başlangıcı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluştur. Bu ay her kim kapısında çalıştırdıklarına kolaylık sağlarsa Allah da onu bağışlar, cehennemden çıkarır. [4]

“Hangi mü’min bir başka mü’minin susuzluğunu giderirse, Allah ona kıyamet gününde ağzı mühürlü yani el değmemiş nefis meşrubatlardan ikram eder. Hangi mü’min bir aç mü’mini doyurursa, Allah onu cennet meyveleriyle doyurur. Hangi mü’min muhtaç bir mü’mini giyindirirse, Allah ona cennetin yeşil libaslarını giydirir.”[5]

“İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah’ın rahmeti sizi kuşatır. O ayda yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir, dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyleyse kulluğunuzla kendinizi Allah’a sevdirin. Asıl şakî, bu ayda Allah’ın rahmetinden nasibini alamayan kimsedir.”[6]

Bir gün Allah Rasülü (sallallahu aleyhi ve selem), Sa’d İbni Ubâde’nin yanına geldi. Hz. Sa’d derhal bir parça ekmek ve zeytin çıkarıp Rasülullah’a ikram etti. Peygamberimiz bunları yedikten sonra ona şöyle dua etti:

أَفْطَرَ عِندكُمْ الصَّائمونَ ، وأَكَلَ طَعَامَكُمْ الأَبْرَارُ وَصَلَّتْ عَلَيْكُمُ المَلائِكَةُ

“Evinizde hep oruçlular iftar etsin, yemeğinizi iyiler yesin, melekler de duacınız olsun.”[7]

Bu gün herkes Sa’d bin Ubade olabilir ve bu gün herkes Peygamberimizin aynı duasını alabilir.

مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً واحْتِسَاباً غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ

منْ قَامَ رَمَضَانَ إِيماناً واحْتِساباً غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِه و

“Kim inanarak ve Allah’ın rızasını düşünerek Ramazan’ın orucunu tutar ve gecesinin namazını (teravih) kılarsa geçmiş günahları bağışlanır.”[8]

Kudsî bir hadiste Peygamberimiz, Cenab-ı Hakk’ın şöyle buyurduğunu bildirmektedir:

كُلُّ عَمَلِ ابْنِ آدَمَ لَهُ إِلاَّ الصِّيامَ فَإِنَّهُ لي وأَنَا أَجْزِي بِهِ

“Oruç dışında insanoğlunun her ameli kendisi içindir. Oruç ise benim içindir ve mükâfatını da ben vereceğim.”[9]

İçine riya sızamayan İslam’ın beş esasından biri oruçtur. Onun için Allah onun mükâfatını ben vereceğim, buyurmuştur.

للصَّائمِ فَرْحَتَانِ يفْرحُهُما إِذا أَفْطرَ فَرِحَ بفِطْرِهِ وإذَا لَقي ربَّهُ فرِح بِصَوْمِهِ

يتْرُكُ طَعامَهُ وَشَرابَهُ وشَهْوتَهُ مِنْ أَجْلي الصِّيامُ لي وأَنا أَجْزِي بِهِ والحسنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا

“Oruçlu mü’minin ferahlayıp sevineceği iki an vardır: Birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.”[10]

والَّذِي نَفْسُ محَمَّدٍ بِيدِهِ لَخُلُوفُ فَمِ الصَّائمِ أَطْيبُ عِنْد اللَّهِ مِنْ رِيحِ المِسْكِ

“Muhammed’in (aleyhissalatü vesselam) canı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.”[11]

والصِّيامُ جُنَّةٌ فَإِذا كَانَ يوْمُ صوْمِ أَحدِكُمْ فَلَا يرْفُثْ ولا يَصْخَبْ

فَإِنْ سَابَّهُ أَحدٌ أَوْ قاتَلَهُ فَلْيقُلْ إِنِّي صَائمٌ

“Oruç günahlara karşı bir kalkandır. Sizden biriniz oruç tuttuğu zaman kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da sataşırsa: ‘Ben oruçluyum’ desin.”[12]

مَا مِنْ عبْدٍ يصُومُ يَوماً في سَبِيلِ اللَّه إِلاَّ باعَدَ اللَّه بِذلك اليَومِ وَجْهَهُ عَن النَّارِ سَبْعِينَ خَرِيفاً

“Allah, rızası uğrunda bir gün oruç tutan bir kulunu cehennemden yetmiş mevsimlik mesafe uzaklaştırır.”[13]

إِنَّ فِي الجَنَّة باباً يُقَالُ لَهُ الرَّيَّانُ يدْخُلُ مِنْهُ الصَّائمونَ يومَ القِيامةِ لا يَدْخُلُ مِنْهُ أَحَدٌ غَيرهُم

“Cennette reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir.”[14]

تَسَحَّرُوا فَإِنَّ في السّحُورِ بَركَةً

“Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.”[15]

مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ والعَمَلَ بِهِ فلَيْسَ لِلَّهِ حَاجَةٌ في أَنْ يَدَعَ طَعامَهُ وشَرَابهُ

“Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terketmezse, Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.”[16]

Hadis şunu demektedir: Oruç tutan, her hangi bir şeyi ağzına koymadığı gibi; yalanı, gıybeti de ağzına koymamalıdır. Hadis, yalan söyleyen, yalan-dolanla iş yapan oruç tutmasın, demiyor; oruç tutana bu şekilde muamele yakışmaz, oruç tutan, orçtan değil, bu çirkin muameleden uzak dursun, diyor.

RAMAZAN AYINI NASIL DEĞERLENDİRELİM?

Ramazan ayını değerlendirme konusunda yukarda arz ettiğimiz ayet ve hadislerden bir özet çıkardık. Şimdi o özeti takdim ediyorum:

1-Müminler, Ramazan ayının gündüzlerini oruç, mukabele, gecelerini yatsı, teravih, teheccüd gibi ibadetlerle, cevşen, salat ve selam gibi dualarla geçirecekler.

2-Dillerini yalana, gıybete, iftiraya, lüzümsuz dedikodulara kapatacaklar, zikir, dua ve salatü selamlarla meşgul edecekler.

3-Hali ve vakti müsait olanlar, hatim indirecekler, günde en az bir cüz okuyacaklar, manasını kavramak için de Tefsirle Hatim Projesini takip edecekler,hiç olmazsa Kur’an’ı bir kere Ramazan ayında okumuş olacaklar. Çünkü Ramazan ayında okunan Kur’an’ın her bir harfine bin, on bin, Kadir gecesinde 30 bin sevap verilecektir.

4- Kalplerinin kapılarını Hakk'a, keselerinin kapılarını da hal­ka, muhtaçlara açacaklar, etraflarına sevinç ve saadet saçacaklardır..

5-Sadece ağızlarına değil, bedenin bütün organlarına, hatta ruhlarına oruç tutturacaklar. Eller haram tutmayacak, göz harama bakmayacak, kulak haram işitmeyecek, ayak harama gitmeycek, kalp ve akıl Allah’tan başkasıyla meşgul olmayacak. Bütün organlar, ömür boyu haram ve günahlara karşı oruçlu olacaklar.

6-Allah’ı hatırlatmayan yerlerden, şahıslardan, proglamlardan, filimlerden, kitaplardan, makalelerden uzak duracaklar. Bunlara uzak duranlar, Ramazan ayından sonra da uzak durmaya devam edecekler.

7-Cahiller kendilerine sataştığı zaman, onların sözleri “selam”[17]olacak ve “ben oruçluyum.”[18]diyecekler. Eliyle, diliyle kimseyi incitmeyecekler.

8-Gurur ve kibirden, hava atmaktan uzak duracak onlar. Alçak gönüllü bir şekilde yürüyecek ve yaşayacaklar.[19]

9-Çalıştırdıklarına kolaylıklar tanıyacaklar.

10-Bol bol sadaka verecekler, muhtaçları düşünecekler, onların iftar sofralarına yemek taşıyacaklar veya onları kendi iftar sofralarına alacaklar.

11-Üzerlerine farz olan zekâtlarını da bu ay vermeyi tercih edecekler. Zekât vermeyen zengin, fakirin hakkını gasb etmiş olur. Servetinin hayrını görmez. Musibetlerden kurtulamaz. Faiz sevabı, sihhati ve serveti eritir, zekat ve sadaka serveti, sihhati ve sevabı artırır.

Hz. Aişe validemiz,Peygamberimizin vefatından sonra ne zaman bir yemek yese ağlamaya başlardı. Bir defasında niçin ağladığı kendisine sorulunca şu cevabı vermişti: Hz. Peygamber (sav) sağlığında doyasıya bir günde iki defa yemek yiyemedi. Onu hatırladığım için ağlıyorum. İsteseydi yerdi. Lakin yoksulları doyurup, kendisi aç kalmayı tercih ederdi.[20]

Özellikle bunu yapıyordu. Yapıyordu ki ümmetinin açlarını ve muhtaçlarını unutmasın, imkân sahipleri kendisini örnek alsın da onlar da muhtaçları unutmasınlar.

Hz. Ömer’in halifeliği zamanında 9 ay süren kıtlık olmuştu. Halife, Müslümanlar bolluğa kavuşuncaya kadar ekmek ve zeytinyağından başka bir şey sofrasında bulundurmadı. Yoksulları düşündüğünden ikinci bir elbisesi olmadı. Bir gün elbisesinin kurumasını beklediği için Cuma namazına geç gitti. Bu yüzden cemaatten özür diledi.

Hz. Yusuf zamanında da bir kıtlık olmuş, bütün imkânlar elinde olmasına rağmen Hz. Yusuf karnını doyurmamıştı. Neden böyle yapıyorsun diyenlere:

-Eğer ben tok olursam, açların halini anlayamam. Yoksulları gereği gibi düşünemem.[21]demişti.

İşte orucun hikmetlerinden biri de bu: Toklara açların halini düşündürmek istiyor Allah.

12-İnsanlar geçmişi, geleceği ve bu günü düşünerek ölmeden önce kendilerini hesaba çekerler. Hatalarından dönerler, Allah’a sığınırlar, Ondan bağış isterler ve kabul edilmelerini beklerler. Kullar birbirlerinden özür dilerler, helallık isterler.

13-Muhabbet fedailerinin başı ve başkanı olan şefkat peygamberine biatlarını yenilerler, onun eşsiz güzel ahakıyla ahlaklanırlar. Ebubekir gibi sıddık, Ömer gibi adil, Osman gibi hayalı, Ali gibi alim ve kahraman, melek gibi melik ve reis olurlar.

14-Kur’an’ı öğrenir, öğretirler. Kur’an’ın ahlakı ve ahkâmıyla oturur-kalkarlar, cennet adamı ve cennet kadını olur, çıkarlar.

15-Ramazan ayını fırsat bilirler; insanın sağlığına zarar veren her şeyden, içkiden, kumardan, zinadan, aldatmaktan ve benzeri büyük günahlardan, sigara ve benzeri kötü alışkanlıklardan kurtulurlar.

---
[1] Buhârî, Savm 5; Müslim, Sıyâm, 1-5
[2] İbn-i Huzeyme, Sahîh, III, 190 (Thk. M.M. A’zamî), Beyrut-1975
[3] Tirmizî, Savm, 82. Ayrıca bk. Nesâî, Cihâd, 44; İbni Mâce, Sıyâm, 45
[4] İbn Huzeyme, Sahih, III, 191-192.
[5] Ahmet b. Hanbel, III, 13
[6] et-Terğib ve’t-Terhib, II:99
[7] Ebû Dâvûd, Et’ime, 54. Ayrıca bk. İbni Mâce, Sıyâm, 45
[8] Buharî Leyletü’l-Kadr, 322; Müslim, Sıyam, 213; Ebu Davud, Ramazan, 3; Buhârî, Îmân, 28, Savm, 6; Müslim, Sıyâm, 203
[9] Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 163
[10] Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 163
[11] Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 163
[12] Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 163
[13] Buhârî, Cihâd, 36; Müslim, Sıyâm,167-168
[14] Buhârî, Savm, 4; Müslim, Sıyâm, 166
[15](Buhârî, Savm, 20; Müslim, Sıyâm, 45)
[16] Buhârî, Savm, 8, Ebû Dâvûd, Savm, 25
[17] Bkz. Furkan, 25/63
[18] Bkz. Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 163
[19] Bkz. Furkan, 25/63
[20] Ş’arânî, et-Tabakatü’l- Kübrâ, I, 24
[21] Aliyyü’l-Karî, Mirkatü’l- Mefatih, II, 492

Dr. Vehbi KARAKAŞ
http://www.mirathaber.com/dr-vehbi-karakas-ramazan-ayi-peygamberimizin-aciklamalari-ve-yapacaklarimiz-118-4184y.html


Back To Top