19 Kasım 2018 Pazartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

DÜNYADA HER 5 SANİYEDE BİR ÇOCUK AÇLIKTAN ÖLÜYOR


“ÇOCUK DOSTU DÜNYA” İÇİN HEPİMİZE DAHA ÇOK GÖREV DÜŞÜYOR

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO), Dünya Gıda Programı (WFP), BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) iş birliğinde hazırlanan"Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu"başlıklı raporun sunumu, FAO'nun Roma'daki genel merkezinde düzenlenen toplantıyla gerçekleştirildi.
DÜNYADA HER 5 SANİYEDE BİR ÇOCUK AÇLIKTAN ÖLÜYOR
Raporda, "2017 yılında 821 milyona ulaşan dünyadaki aç insan sayısı, her 9 kişiden birine tekabül ediyor." ifadelerine yer verildi.

Burada konuşan Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktörü David Beasley,"Her 5 saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor. Dünyada 300 trilyon dolarlık bir varlık bulunuyorken bu durum kabul edilemez ve affedilemez." dedi. Çatışmaların ötesinde iklim değişikliğinin etkilerinin de son derece ciddî olduğunu belirten Beasley,22-23 milyon civarında insanın iklim değişikliğinden etkilendiğini ve bu sebeple yerlerinden edildiğini kaydetti.


“ÇOCUK DOSTU DÜNYA” İÇİN HEPİMİZE DAHA ÇOK GÖREV DÜŞÜYOR

BM’ye bağlı birçok uluslararası kurumun ortaklaşa hazırladığı "Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu" başlıklı rapor, dünyada yoksulluğa bağlı olarak açlık çeken insan sayısının arttığını göstermektedir. Bilhassa Güney Amerika ile Afrika'nın birçok bölgesinde durum maalesef çok vahim. Küresel çapta çarpık sanayileşme ve kentleşme sebebiyle tabiî çevreye verilen zarardan dolayı iklim değişmekte ve bu da yağış düzenini ve tarım sezonlarını etkilemektedir. Buna bağlı olarak bir taraftan kuraklık, diğer taraftan da sel felaketleri gibi tâbiî âfetler, iktisadî çöküntülerin, yoksulluğun, açlığın ve göçlerin artmasına yol açmaktadır. Bir de işin içine iç savaşlar girince insanî felaketler kaçınılmaz olmaktadır.

Bu kötü gidişattan en çok gelişim çağında olan çocuklar, zarar görmektedir. Şu anda 151 milyondan fazla çocuk, yetersiz ve(ya) kötü beslenmeden dolayı gelişimini tamamlayamamakta ve ölüme terk edilmektedir. Mezkûr raporda belirtildiği üzere, 2017 yılı itibarıyla yaklaşık olarak 151 milyon 5 yaşın altındaki çocuk, kalitesiz beslenme sebebiyle yaşlarına göre aşırı kısa boya sahipler.

Küresel Bir Sorun Olarak Bebek Ölümleri

Ve daha da kötüsü beslenme imkânları ve sağlık hizmetlerindeki yetersizliklerin yanında çevre, temizlik ve temiz içme suyu temini gibi olumsuzluklardan dolayı özellikle kalkınmakta olan ülkelerde bebek ölümleri daha çok görülmektedir. Avrupa’da doğan her bin bebekten ortalama olarak 3’ü bir yaşını doldurmadan hayatını kaybederken, örneğin bir Afrika ülkesi olan Angola’da doğan her bin bebekten 190’nı ölmektedir. Dünya ortalaması ise 50 civarındadır.

Ne var ki gelişmiş Batı ülkelerinde de son yıllarda özellikle dezavantajlı sosyal gruplara mensup yoksul ve göçmen ailelerde ortalamanın üstünde bebek ölüm oranları görülmektedir Gebelik dönemi ve sonrasında koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmayan ve bebeklerini yetersiz ve yanlış besleyen annelerin bebeklerinin yaşama şansı daha düşük olmaktadır. Birçok ölüm, önlenebilir veya tedavi edilebilir hastalıklardan dolayı meydana gelmektedir. Bebek ölümlerin yüzde 40’ı ilk 28 günde gerçekleşmektedir. Akciğer iltihaplanması, ishal ve sıtma (malaria) ölüme yol açan hastalıkların başında gelmektedir.

Küresel Bir Sorun Olarak Çocuk Ölümleri

Dünyaya gelen her bin çocuktan ilk beş yılda ölen çocukların oranı, çocuk ölümlerini yansıtmaktadır. Çocuk ölüm oranları, Avrupa ülkelerinde en fazla 4 civarındadır. Çocuk ölüm sebeplerinin başında yetersiz beslenme ile perinatal komplikasyonlar gelmektedir. Perinatal bebek ölümleri, 28. gebelik haftasının üstünde (geç fetal dönem) ve doğumdan sonraki ilk hafta içindeki ölümleri kapsamaktadır. Ancak yaşatılabilirlik sınırı kabul edilen 20-24. hafta veya doğum ağırlığı 400-500 gr. olan fetüslerin ölümü de bu kapsama alınmaktadır. Perinatal çocuk ölümlerinin yüzde 50’si, özellikle kalkınmakta olan ülkelerde yetersiz beslenme ve bakım ile yakından ilgilidir.

Afrika’da özellikle AİDS ve bir enfeksiyon türü olan sıtma (malarya) gibi hastalıklar, çocuk ölümlerini artırmaktadır. Özellikle hayatî tehlikeye sahip olan sıtma, tropik ve subtropik bölgelerde yaşayan yoksul insanlar için en büyük tehlikelerden birisi olduğu için, çocukların hayatta kalma şansları azalmaktadır. Dünya Sağlık Teşkilatına göre yılda 300 milyon insan sıtmaya yakalanmakta ve bunların 1,5 milyonu ölmektedir. Sıtma veremden sonra dünyada en yaygın olan hastalıktır.

UNİCEF’e göre 1990 yılında dünyada toplam olarak 12,7 milyon çocuk, henüz 5 yaşına ulaşamadan hayatını kaybetmiştir. Bu sayı, 2006 yılı için 9,7, 2007 yılı için 9,2, 2009 yılı için 8,8 ve 2017 yılı için 6,3 milyona düşmüştür. Ne var ki küresel sermayenin arttığı bir dünyada bu sayı halen fazla ve üzücüdür. Çocuk ölümleri daha çok Sahraaltı Afrika’da, Güney Asya’da ve savaş bölgelerinde görülmektedir.

Bazı kalkınmakta olan ülkeler, yoğun çabalar sonucunda çocuk ölüm oranlarını belirli bir dönem sonra yarı yarıya düşürebilmişlerdir. Örneğin Malavi, 20 yıl içinde bebek ölümlerinin sayısını yarı yarıya kadar düşürebilmiştir. Çocuk ölümleri ile mücadeledeki başarı, ebe ve hemşirelerin sayısını artırmak, aşılama oranlarını artırmak, gebelik dönemleri için koruyucu sağlık hizmetlerini iyileştirmek ve çocuk beslenme alanına yatırım yapmak ile sağlanabilmiştir.

İnsan Hakları Açısından Çocukları Koruma Sorumluluğu

Çocukların özel durumu, insan haklarının gelişimi ile birlikte ancak modern dönemde dikkate alınmaya başlamıştır. Yetişkinlerden farklı duygu ve ihtiyaçlara sahip oldukları kabul edilen varlıklar olarak çocuklar, değişik sosyal risklere karşı daha korumasızdır. Çocuklar, doğal âfetlerden, iç çatışmalardan, savaşlardan, yoksulluktan, hastalıklardan, aile facialarından yetişkinlerden farklı olarak daha derinden etkilenmekte, ruh ve beden sağlıklarını daha kolay kaybetmektedir.

Bunun için çocukların özel durumlarının bir gereği olarak belirli haklarla korunması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle çocukların bedenî, zihnî, hissî, sosyal ve ahlâkî bakımlardan hürriyet ve saygınlık içinde, sağlıklı ve normal şartlar içinde gelişebilmesi için, hukuk kaideleri içinde özel olarak korunmaları insan haklarının bir parçasıdır. Çocuk haklarının en başında hiç bir ayrımcılığa uğramadan sağlıklı ve güvenilir ortamda yaşama, beslenme ve gelişme hakkı gelmektedir. Buna bağlı olarak da her çocuğa yeterli sosyo-ekonomik hayat standartları ve sağlık hizmetlerinden yararlanmalarına ilişkin haklar gelmektedir.

Velhâsıl-ı Kelâm

Zengin (Müslüman) devletler ve şirketler, uluslararası (Müslüman) yardım kuruluşlarıyla daha fazla işbirliği yaparak, küresel çapta daha fazla sosyal sorumluluk üstlenmeli ve toplumun temel birimi olan aile ve tüm üyelerinin ve özellikle bebeklerin/çocukların hayatta kalabilmeleri, iyi beslenebilmeleri, gelişmeleri ve mutlulukları için, maddî katkı konusunda daha cömert davranmalıdır. Bunun için özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki bebeklerin/çocukların yaşama şartlarının iyileştirilmesi için, uluslararası işbirliğinin taşıdığı önemin bilincinde olmalıdırlar.

Küresel çapta yoksullukla mücadele edilirken, toplumun en marjinal sosyal kesimlerinin yoksul çocukları bu süreçte unutulmamalıdır. Sağlık, eğitim ve sosyal koruma gibi en temel sosyal haklardan toplumun en yoksul çocukları bir türlü yararlanamamaktadır. Özellikle özel konumları gereği toplumdan dışlanan çocukların başında doğumları resmi olarak kayıt altına alınmamış, alınmayan ve dolayısıyla yaşadıkları dahi devletçe bilinmeyen kayıt dışı çocuklar, savaş ortamına zorla itilen asker çocuklar veya savaş ortamından etkilenen çocuklar ile ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılan çocuklar gelmektedir.

Yoksulluğa, açlığa ve bebek/çocuk ölümlerine sıfır toleransı öngören “Çocuk Dostu Dünya” idealinin tesisi, İslâm’ın sosyal güvenlik finans kaynakları olan zekât, sadaka ve infak gibi yardımlaşma müesseselerin uluslararası boyutuyla işlerlik kazandırılması ile mümkün olabileceğini de bu vesile hatırlatmak isterim.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/dunyada-her-5-saniyede-bir-cocuk-acliktan-oluyor-cocuk-dostu-dunya-icin-hepimize-daha-cok-gorev-dusuyor-1-5285h.html


Back To Top