18 Kasım 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Ekonomi'de Geçen Hafta (29.10-4.11)

Ekonomi ve siyasette ülkemizde ve dünyada gelişmeler baş döndürücü bir hızla gerçekleşiyor.Günceli kaçırmadan,mikro gelişmeleri takip ederek ama büyük resme konsantre olarak çözüm yollarımızı geliştirerek ve uygulayarak hedeflerimize ilerlememiz gerekiyor.Çok uzatmadan önemli gördüğüm gelişmeleri ana başlıklar halinde paylaşmak istedim.
Ekonomi'de Geçen Hafta (29.10-4.11)
Amerika ve Türkiye karşılıklı olarak devlet adamlarına uyguladıkları yaptırımları kaldırdılar.

İran'a yaptırımlar konusunda Çin,Güney Kore ve Japonya ile beraber toplam 8 ülkeye tanınacak muafiyetler konusunda Türkiye'nin adı geçiyor.

İstanbul'da 3. havalimanının açılışı gerçekleştirildi ve adı İstanbul Havalimanı olarak belirlendi.

Almanya'daki siyasi (şansölye Merkel'in bir sonraki seçimlerde aday olmayacağını açıklaması) ve İtalya'daki olumsuz ekonomik gelişmeler haftanın dikkat çeken diğer gelişmeleriydi.Bu gelişmelerin Euro/Dolar paritesi üzerinde etkileri gözlemlendi.

TCMB enflasyon raporu açıklandı.Raporda enflasyon ile mücadelenin kararlı bir şekilde devam edeceğine vurgu yapıldı.Ayrıca 2018 yıllık enflasyonun %23.5 seviyesinde hedeflendiği açıklandı.

Beyaz eşya,otomotiv,mobilya ve inşaat sektöründe 2 ay süreli ÖTV ve KDV oranlarında değişik oranlarda indirime gidildi.Bu indirimler ekonomi çevrelerinde olumsuz algılandı.Ekonomide birçok gösterge daha öncede işaret ettiğim gibi önemli bir durgunluğa işaret ediyor.Bu potansiyel durgunluğun ilerleyen dönemlerde de devam edebileceği öngörülebilir.Endişelerden bir tanesi bu indirimlerin ekonomi yönetiminin ortaya koyduğu yeni programdan taviz verileceği endişesi.2018 yılı içinde 2 ay süre ile uygulanacak olan bir önlemin 2019 yılı hedeflerinden bizi nasıl uzaklaştıracağını anlamakta zorlanıyorum.

Bir ülke  ekonomisinde iki önemli bacaktan bahsedilebilir.Bunlardan bir tanesi maliye politikası diğeri ise para politikası.Hedef ulaşabilmek için bu iki bacağın koordineli ve bir eş güdüm içerisinde hareket etmeleri gerekir.Eğer atılan adımlar bu çerçevede atılırsa sorun olmaz.

Amerika başkanının Çin devlet başkanı ile yaptığı görüşmelerde olumlu ilerlemeler kaydedilmesi dünya piyasalarını iyi etkileyen bir faktördü.Bu açıklamalar ticaret savaşlarında bir yumuşama olabileceğine dair bir işaret olarak algılandı.Nihai görüşmelerin 29 Kasım'da gerçekleşeceğini hatırlatayım.

Benim gözlemleyebildiğim yerli  yatırımcılar  Dolar kurunda 5.50 seviyelerini alım için kullanıyorlar.Dolar kuru yukarı doğru giderken 10.5 milyar Dolar satmışlardı en son 5.50 seviyesine düşüşte bunun 4.2  milyar dolarını (son 3 haftada) geri aldıklarını TCMB verilerinden görebiliyoruz.

Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Rahip Brunson'un serbest bırakılması sonrası Amerika'dan bir jest beklentim devam ediyor.Halk Bankası ile ilgili yürüyen süreçte bir takım adımlar atılması beklentim halen devam ediyor.

Brent petrolün varil fiyatının son bir ayda %14 düşerek 73$ olması bizim gibi petrol ithalatçısı bir ülke için çok pozitif bir gelişme.

Bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.Ekonomik kriz tarihine baktığımız zaman krizlerin 2 dalga halinde geldiğini görüyoruz.İlk dalgada gerekenler yapılırsa 2. dalganın geleceğini sanmıyorum ve şu an bir çok adımın isabetli atıldığını söyleyebilirim.Ancak bu adımların devamı gelmez ve gevşeme gösterilirse ikinci dalga çok daha sert gelir.Örnek olarak 1998 Asya ve Rusya,2001 Türkiye,2008 Amerika krizlerini verebilirim.Aman dikkat diyorum.

Son olarak  dikkat çekmek istediğim konu ise hazinenin 2 milyar dolarlık tahvillerine 6 milyarlık talep gelirken satış 7.25 kupon faizi ile gerçekleşmesi.Tahvillerin yatırımcıya getirisi %7.5 oldu. Tahvilin yüzde 60'ı ABD, yüzde 23'ü İngiltere, yüzde 11'i diğer Avrupa ülkeleri, yüzde 5'i Türkiye, ve yüzde 1'i diğer ülkelerdeki yatırımcılara satıldı.Bir karşılaştırma yapabilmek için Amerikan 5 yıllık tahvil getirisinin %2.90 olduğunu ve aynı vadede Alman tahvillerinin getirisinin eksi olduğunu hatırlatmak istiyorum.Çin 10 yıllık tahvillerinin yıllık getirisi %3.55.

Bizimde dahil olduğumuz gelişen ekonomilerden Brezilya'da enflasyon %4.5 faiz %6.5,Endonezya'da enflasyon %2.9 faiz %5.75,Hindistan enflasyon 3.8 faiz 6.5 ve Güney Afrika enflasyon %4 ve faiz %6.3.Bunların ortalama enflasyonu %4 faizi ise %6.3.Türkiye'de ise enflasyon %24.5 faiz %24.Diğer ülkelere göre 6 kat daha yüksek enflasyonla yaşıyoruz.Ama andımızı tartışıyoruz.

İçinde bulunduğumuz durumu bir fırsat olarak görüp faiz prangasından kurtulmanın yollarını aramalı ve gereken adımları atmalıyız.Allah ve elçisi (Kur'an) ile kazanılması mümkün olmayan bu savaştan vazgeçip tüm dünyaya örnek olmalıyız.Bu yolun yöntemleri var!

 

Saygılarımla


Ömer Mahmut KUZANLI
http://www.mirathaber.com/ekonomide-gecen-hafta-2910-411-7-5696h.html


Back To Top