20 Kasım 2018 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Eleştiri ahlakı

Her konunun ahlakı olduğu gibi, eleştirinin de ahlakı vardır. Eleştiride, madara etme ve rövanşı kazanma varsa, bunun adı eleştiri olmaz, düşmanca tavırlarla intikam almak olur. Dolayısıyla eleştirinin amacını, sonucu belirler. Eğer sonuçta ortalığı yıkıp toz duman ediyorsa, o eleştiri değil saldırı, düzeltme değil bozma, inşa değil imha, tamir değil tahriptir.
Eleştiri ahlakı
Bir eleştiriye enaniyet karışıyorsa, o eleştiri, başlamadan bitmiş demektir. Mesela, bir kimse, hasetlik damarı kabardığı için söylediği şeylerin adını "eleştiri" koysa bu eleştiri sayılmaz. Yine bir kimse, kin güttüğü biri için hissettiklerinin adını "eleştiri" koysa, buna da eleştiri denmez. Bunlar, kaprisleri tatmin ederek rahatlama seanslarıdır. Öyleyse eleştireceğimiz kişiyi önce sevmeliyiz. Sevdiğimiz kişiyi istediğimiz kadar eleştirebiliriz. Demek ki eleştiride “önce sev, sonra istediğin kadar eleştir” ilkesi benimsenmelidir.

Eleştiri ahlakının en başta gelenlerinden biri de, eleştirdiğimiz husus bizde olsaydı ne yapardık? Kendimizi ne kadar eleştirebiliyorsak, muhatabımızı da o kadar eleştirmeliyiz. Her konuda olduğu gibi bu konuda da empati yapmak zorundayız. Eğer empati yaparsak, eleştirinin üslûp ve dozunda, bize yapılmasını istemediğimizi biz de başkasına yapmayız.

Eleştirmek, bir tür arındırmaktır. Eleştirmek, "elemek" kökünden türetilmiştir. Yani süpürüp atmamak, pirincin taşını ayıklar gibi ayıklamaktır. Çoğu zaman eleştiri, ayıklama olmaktan çıkıp, bir süpürme işine dönüşmektedir. Buna, “hatayı değil de, hata sahibinin kişiliğini hedefe koymak” denir. Hâlbuki eleştirinin amacı, insana ayna tutmaktır. Hatasını görmesini sağlamaktır.

Yazının devamı için »»


Musab SEYİTHAN
http://www.mirathaber.com/elestiri-ahlaki-14-3763h.html


Back To Top