27 Mayıs 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Ensest olaylarının meydana gelmesi alkol tüketimi ile yakından ilişkilidir

Ak Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, bir TV sunucusuyla yeğeni olduğu iddia edilen kadın arasındaki görüntülerin yayınlanmasıyla başlayan tartışmaların ardından, ensest ilişkisinin suç sayılmasını öngören kanun teklifi hazırladı.
Ensest olaylarının meydana gelmesi alkol tüketimi ile yakından ilişkilidir
Metin Külünk, hazırladığı kanun teklifini TBMM Ak Parti Grup Başkanlığı’na iletti. TCK’da değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi, TCK’nın “reşit olmayanlarla cinsel ilişki” başlıklı 104. maddesinden sonra gelmek üzere “hısım ile cinsel ilişki” başlıklı 104/A maddesinin eklenmesini öngörmektedir. Buna göre cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 18 yaşını doldurmuş, üstsoy ve altsoy hısımı, kardeşi, amcası, dayısı, halası, teyzesi veya yeğeni ile cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet aranmaksızın 8 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.


ENSEST OLAYLARININ MEYDANA GELMESİ ALKOL TÜKETİMİ İLE YAKINDAN İLİŞKİLİDİR

Ensest, genellikle aralarında yakın akrabalık ilişkisi olanlar arasında cinsel ilişkilerin görülmesi olarak tanımlanmaktadır. Ensest ilişkilerinin her çeşidini yasaklayan Kur’ân-ı Kerîm, kendileriyle evlenilmesi haram olan kadınları bir liste halinde açıkça belirlemiştir(Nisa: 23). Bu çerçevede örneğin bir Müslüman erkek, kendi yeğeniyle, halasıyla veya teyzesiyle hiçbir şekilde cinsel ilişkiye giremez/evlenemez. İslâm hukuk sisteminde bu tür cinsel ilişkiler haram/yasak olduğu için, bu çirkin fiilleri yapan kişilere İslâm ceza hukukuna göre değişik yaptırımlar uygulanmaktadır. Ne var ki Müslüman bir ülke/toplum olmamıza karşılık Türk hukuk sistemi, her nedense bu gibi ahlâk dışı cinsel eylemleri cezalandıran bir yapıya sahip değildir. İşte yukarıda geçen haberde de ifade edildiği üzere basına yansıyan bir magazinsel olay üzerine bunu öğrenmiş olduk. Nitekim bu olay üzerine savcı, ancak “kamu alanında hayâsızca hareketlerde bulunmak” suçundan soruşturma açabilmiştir.

Bu olay, bize Türk Ceza Kanununun laik yapısıyla Müslüman Türk toplumunun sosyo-kültürel ve dinî duyarlılığı/refleksi arasındaki mesafeyi de ortaya koyabilmiştir. Toplum tarafından ayıp/günah olarak görülen sapkın cinsel fiiller, her nedense kanunen suç sayılmamaktadır. Bunun sebebi meseleye iyi niyetli olarak yaklaşacak olursak belki de böyle ayıp fiillerin insanlar tarafından işlenemeyeceği inancına bağlı olarak kanunî müeyyidelerin düşünülmemiş olmasıdır. Büyük bir ihtimalle bundan dolayı yetişkin yakın akraba olan kişiler arasında yaşanan gönüllü cinsel ilişkiler, Türk Ceza Kanununda yer almamaktadır. Ne var ki kanunlar, bugün toplum tarafından ayıplanan eylemleri ceza kapsamında değerlendirmediğinde, yarın bu ve buna benzer çirkin eylemlerin önüne geçemeyecektir. Çünkü modern ve kırılgan çağımızda toplumsal değişim ile birlikte bugün ayıp/günah olarak addedilen bazı fiiller yarın “normal” olarak görülmeye başlanır.

Burada sosyolojik olarak hükümet politikalarıyla toplumsal değişim arasında karmaşık bir ilişki ve dönüşüm yaşanmaktadır. Mesela hükümet, içki reklamlarını kanunca yasaklarken, kapitalist bankaların faiz reklamlarına izin vermektedir. Halbuki ikisi de dinimizce haramdır. Toplumun ekseriyeti içki reklamlarının yasaklanmasından genelde memnun iken aynı toplum faiz reklamlarından her nedense rahatsızlık duymamaktadır. Buna benzer daha birçok örnek vermek mümkün. Bu çarpık durum, toplumun haram/helal konularında aynı hassasiyeti veya aynı tepkiyi göstermediğinin bir delilidir. Ensest konusunda ise çok şükür sağcısı da solcusu da, dindarı/muhafazakârı da Atatürkçüsü/Laikçisi de aynı tepkisel duyarlılığı gösterebilmektedir. Akıl ve vicdanın fıtrî yaratılış fonksiyonlarına aykırı binlerce eylemin yapıldığı memleketimizde dinen haram kabul edilen ensest ve bununla mücadele konusunda ortak bir yol bulunması halinde diğer bütün toplumsal sorunların çözümü de kolaylaşacaktır.

Ensest İle Mücadele Alkolizmle Mücadele İle Başlar

Ensest olaylarının başlıca sebeplerini ortaya tek tek koyduğumuzda yine mücadele yöntemi noktasında tartışmaların başlayacağı muhakkaktır. Çünkü haram/çirkin bir fiili yasaklamak ve cezalandırmak kadar onun önünü kesmek de bir o kadar önemlidir. Ensest davranışı, sürekli olarak alkol tüketimi ile aşırı kalabalıkla artan fiziksel yakınlıkla yakın ilişkilidir. Bu durum, ister fakir, ister zengin olsun her kesim için geçerlidir. Bu bağlamda ensest vakıalarına sebebiyet veren iki örnek vermek istiyorum:

- Gelir ve eğitim durumu zayıf, anti-sosyal (psikopat) özellikler taşıyan bazı (kayın)babalar, alkolün etkisiyle kendi nefsanî denetimini yitirebilir ve uyanan şehvanî dürtülerle kız evlatlarına/gelinlerine ensest davranışı sergileyebilir.

- Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek yetişkin kişilerin modern yaşam tarzının bir parçası olarak en yakın akrabalarıyla birlikte yarı çıplak olarak plajlarda birlikte eğlenip denize girmeleri ve alkol kullanarak fiziken yakınlaşmaları sonucunda cinsel arzuların uyanması sonucunda gönüllü ensest olayların yaşanması mümkün olabilmektedir.

Görüldüğü üzere ensest ilişkilerine başvuranların ekseriyetinin bu fiili alkolün etkisi ile yaptığını hatırlatırsam ensestle mücadelede hangi yönteme müracaat edilmesi gerektiği hususunda bir yol göstermiş olmaktayım. Yani ensest ile mücadele etmek istiyorsak ilk önce Peygamberimizin (sav) de buyurduğu üzere her kötülüğün, altını çizerek söylüyorum ensest dâhil her kötülüğün başı olan alkollü içkilerin yasaklanması ile işe başlamamız lazım. Nefsanî/şehvanî özgürlüklere ve her türlü keyif verici içkilerin tüketimine izin verildiği materyalist/modern dünyada alkolle mücadele, birçok çağdaş insanın tepkisine yol açacaktır.

Ama aynı kesimin ensestten de rahatsız olduğunu biliyoruz. İşte burada imanın güzelliği ve etkinliği ortaya çıkmaktadır. İmanlı bir insan, Allah’ın nehyettiği ensesti ne kadar kerih/çirkin görüyorsa içkiyi de aynı ölçüde değerlendirir ve dolayısıyla içkiden uzak kalarak, başka kötülüklere zemin hazırlamamış olur. Modern insan da Allah’ın bütün emrettiklerinin akla uygun ve güzel, nehyettiklerinin ise yine akla uygun fakat çirkin olduğunu görebilse, buna inanıp gereğini yapsa, hem kendisi, hem de toplumsal bozulmaların önüne geçmek adına hayırlı bir iş yapmış olur.

Velhasıl

Türkiye’de manevî yönden çürümüş Batı toplumlarını taklit etme hastalığına bağlı olarak alkol tüketimi arttıkça, ensest olaylarının önünün kesilmesi de mümkün olmayacaktır. Alkol alma isteğine engel olamayan ve periyodik olarak artan oranda alkol kullanan insanların sayısı arttıkça toplumda her çeşit kötü olayların yaşanması da devam edecektir. Alkolizm ile toplumsal bozulmalar/cinsel sapkınlıklar arasında doğal bir ilişki ağı vardır. Bu Batı toplumlarında da görülen evrensel olduğu kadar kaçınılmaz bir toplumsal kanundur. Alkol tüketmekle, tıpkı gayri-Müslimler gibi çağdaş/ilerici olacağını düşünenler acayip bir şekilde aldanırlar. Peygamberimiz (sav) ahlâken bozulmuş toplumları taklit etmenin sakıncalarını bizleri çok çarpıcı bir ensest örneğiyle uyarmaktadır:

“İsrail oğullarının başına ne geldi ise, hepsi karış karış ümmetimin başına da gelecektir. Hatta onlardan birisi alenî olarak annesiyle zina etse, ümmetimden de bunu yapacak olacak..” (Tirmizî; İmân: 18).

Geliniz, biz kendimiz olalım, yani Müslümanlar olarak yeniden manevî değerlerimize dönüp Kuran ve Sünnet ekseninde tertemiz bir hayatın parçası olalım, küçük büyük demeden, hiçbir ayırım yapmadan bütün haram olan eylemlerden uzak durup huzurlu ve sağlıklı bir toplum oluşturalım. İlk adımımızı da alkollü içkileri terk etmekle başlayalım.

Ali Fuat AKÇAPINAR
http://www.mirathaber.com/ensest-olaylarinin-meydana-gelmesi-alkol-tuketimi-ile-yakindan-iliskilidir-14-1764h.html


Back To Top