17 Ağustos 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

EVLİYA DİYARI TİLLO ZİYARETÇİLERİNİ BÜYÜLÜYOR


TİLLO, ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİNİ HATIRLATMALIDIR

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Siirt'in Tillo ilçesindeki İsmail Fakirullah Hazretleri Türbesi, gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks günlerinde yaşanan "ışık hadisesi"yle dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çekiyor.
EVLİYA DİYARI TİLLO ZİYARETÇİLERİNİ BÜYÜLÜYOR
Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin hocası İsmail Fakirullah'ın vefatı üzerine "Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim" diyerek 254 yıl önce türbesinde yaptırdığı ışık düzeneğiyle güneşin ilk ışınlarının hocasının başucunu aydınlatması hadisesi, ilgi uyandırıyor. Türbede 8 köşeli, 10 metre yüksekliğinde bir kule yapan İbrahim Hakkı Hazretleri’nin türbenin 3 kilometre doğusuna harçsız taşlarla inşa ettiği küçük pencereli duvar ile vadiden yükselen güneş ışınlarının hocasının başucunu aydınlatmasını sağladığı düzenek, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Bu özelliğiyle UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2015 yılında dâhil edilen türbe ve bileşenlerinin, UNESCO kalıcı listesine dâhil edilmesi hedefleniyor. Kültür ve Turizm İl Müdürü Remzi Uslu,AA muhabirine, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerin hem Tillo'yu görme, hem de "ışık hadisesi"ni izleme imkânına sahip olduğunu söyledi.


TİLLO, ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİNİ HATIRLATMALIDIR

İsmail Fakirullah Hazretleri’nin (1656-1734) vefatından sonra sadık talebesi İbrahim Hakkı Hazretleri tarafından 18. yüzyılda hocasının defnedildiği türbenin bitişiğine bir kule yapan İbrahim Hakkı Hazretleri (1703-1780), türbenin doğusuna harçsız taşlarla bir duvar inşa etmiştir. Her yerde gece ve gündüzün eşit olduğu ekinoks günlerinde (21 Mart ve 23 Eylül) kalenin arkasındaki vadiden yeni doğan güneşin ilk ışınları, bu duvarın küçük penceresinden sızdıktan sonra ileride bulunan tepeden kırılarak, türbenin penceresinden içeriye girer girmez İsmail Fakirullah Hazretleri’ne ait sandukanın baş tarafınız aydınlatmaktadır.

Astronomik bilgilere dayanan bu ilginç fizik olayı, halk arasında daha çok ışık hadisesi olarak bilinmektedir. Işık hadisesini sağlayan bu teknik/mimarî çevresel düzen, bugün de halen aynı işlevini görmektedir. Nitekim ekinoks günlerinde evliyalar diyarı olarak da bilinen Tillo’da etkinlikler düzenlenmekte ve ilçeye akın eden turistler, meydanda kurulan dev ekran ile ışık hadisesini müşahede etme imkânını bulmaktadır. Bu vesile ile bu harika sistemi oluşturan ve birçok bilim dalının öncülüğünü yapmış olan, Arapça ve Farsçayı ana dili gibi bilen İbrahim Hakkı Hazretlerini daha yakinen tanımak elzem olmuştur.

Multi-Disipliner Bilimin Öncüsü Olarak İbrahim Hakkı Hazretleri

İbrahim Hakkı Hazretleri’nin diğer İslâm âlimlerinden ayıran en büyük hususiyeti, hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’nden çok ileri seviyede hem dinî/tasavvufî, hem de fennî/müspet ilimler alanında başarılı bir şekilde tahsil görmüş olmasıdır. Bu yüzden kendisine “Zülcenaheyn” yani “İki Kanatlı” unvanı verilmiştir.

Günümüzde zaman içinde birbirinden bağımsız gibi görünen ve/fakat aslında müterafık (birbirleriyle bağlantılı) olan birçok bilim dalı türediğine göre bugünün ilmî değerlendirmelerine göre İbrahim Hakkı Hazretleri’nin aslında multi-disipliner bilimin piri olduğu söylenebilir. Bu bağlamda kendisine “Çok Kanatlı” bilimin hâce-i evveli payesi bile verilmelidir. Çünkü bu büyük âlim ve mütefekkirimiz, İslâmî bilimlerinde (hadis, fıkıh, tasavvuf) olduğu kadar felsefe, edebiyat, şiir, musiki, psikoloji, pedagoji, tipoloji, fizyoloji, karakteroloji, sosyoloji, coğrafya, geometri, matematik, tıp, anatomi ve astronomi dallarında birçok eser vermiştir.

Gök bilimlerine yönelik teorik ilgisinin yanında pratik fayda sağlayan amelî icraatlarıyla da maruf olan İbrahim Hakkı Hazretleri’nin el yazması çok değerli bazı kitaplar ile kullandığı kozmografya aletleri, haritalar, güneş sistemi ile ilgili tahta küreler, bugün torunlarına ait Tillo Müzesinde sergilenmektedir. İbrahim Hakkı Hazretleri’nin çoğu üç dilde yazılmış en az 58 eseri bulunmaktadır.

İbrahim Hakkı Hazretleri’nin Marifetname’sinde Tasavvuf ve Sosyal Hizmet Anlayışındaki Bütünlük

2013 yılında belki de ilk kez Siirt Üniversitesi ile Valiliğin müşterek girişimleriyle ‘Uluslararası Sosyal Bilimler ve İbrahim Hakkı Sempozyumu’ düzenlenmişti. İbrahim Hakkı Hazretleri’ne ait belki de en meşhur eseri olan Marifetname kitabını 20’li yaşlarda okumuştum. İleriki yıllarda üniversite hocası olduktan sonra özellikle sosyal hizmet ile de ilgilendiğim için, ‘Halka Hizmet Hakka Hizmet’ anlayışına sahip olan tasavvufun insan ve topluma bakışı ile hizmet yaklaşımındaki niyet ve amelî boyutuna ilgim artmıştı. Bu vesile ile Marifetname’nin ilgili bölümlerini dikkatlice yeniden okudum ve sempozyuma “İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetname’sinde Tasavvufî Sosyal Hizmet” başlığını taşıyan bilimsel bir makale kaleme almıştım.

Bu makalemde maddî ve manevî bilimleri bir bütünlük içinde ele almış olmanın ötesinde tasavvufî eğitimden de geçmiş olan İbrahim Hakkı Hazretleri’nin, insanın gönül terbiyesine yönelik olarak önemli tespit ve tavsiyelerine yer vermiş ve bunları günümüz modern sosyal bilimler açısından değerlendirmiştim. Buna göre insanın manevî risklere karşı tedbir içerikli koruyucu eğitimine yönelik bütün sosyal pedagojik yaklaşımlar, bir bilim ve meslek dalı olan modern sosyal hizmet çerçevesinde ele alınabilir. Makalemin ana gayesi de İbrahim Hakkı Hazretleri’nin tasavvufa dayanan (manevî) sosyal hizmet anlayışını, pozitivist (seküler) sosyal hizmet ilke ve uygulamalarıyla mukayese etmekti.

Netice itibariyle şu bulguları elde edebilmiştim: Tasavvuf geleneğinden gelen İbrahim Hakkı Hazretleri, sosyal sapmaların ve hastalıkların sebebini, kişilerin nefsanî-şehvanî terbiyedeki ve kalbî duygulardaki eksiklikte görmüştür. Dolayısıyla insanın manevî ve sosyal hayatını tehdit eden değişik risklere karşı irfan merkezli riyazet ve mücahede gibi kişisel gayretler, tasavvufî sosyal hizmetlerin koruyucu yöntemleri olarak görülebilir. Diğer yandan nefsine uyup manevî ve sosyal sapmalar içinde günah işleyenlerin ıslah ve hidayetine yönelik uhrevî ceza uyarıları, vicdanî muhasebe, pişmanlık, tövbe-istiğfar ve dua gibi yaklaşımlar da tasavvufun rehabilite edici yöntemleri olarak değerlendirilebilir.

Velhâsıl-ı Kelâm

Arayış içinde olan modern sosyal hizmetler, yöntem ve uygulamalarıyla muhatapları üzerinde arzu edilen etkiyi tam olarak sağlayamadığı için, bu bilim dalı son yıllarda tartışılır hâle gelmiştir. Bu bağlamda post-modern çağda yaşayan mutsuz insanların sorunlarına tasavvufî/manevî anlamda sistemli bir şekilde çözüm üretecek yeni bir sosyal hizmet anlayışına ihtiyaç vardır. Anadolu velilerinden olan İbrahim Hakkı Hazretleri’nin tasavvufî/manevî sosyal hizmet düşünceleri, bu anlamda kişilerin dünyevî ve uhrevî saadetlerinin teminine yönelik önemli bir açılım olması hasebiyle sosyal bilim dünyasına kazandırılması maksadıyla mutlaka müzakere edilmelidir.

İbrahim Hakkı Hazretleri’nin üzerinde en çok durduğu kavramlardan birisi tevekküldür. Bu çerçevede aanevî gelişim açısından tevekkül¸ teslimiyeti doğurmaktadır. Tevekkül¸ kişinin saadeti için, manevî süreç açısından bir başlangıç¸ teslimiyet ise onun tabiî neticesidir. Teslimiyet ruhuyla her şeyi Allah'a havale edip¸ yine her şeyi O'ndan bekleyen kişi¸ bu sefer teslimiyet yolunda daha ileri bir noktaya ulaşır ve bu ilerlemiş hâliyle sebepler dairesinden sıyrılır¸ vasıtaları gönlünden çıkarır ve Allah'a bütün manevî duygularıyla tam bir kulluk şuuruyla teslim olur. Böyle bir teslimiyet şuuru¸ "tefviz" olarak tanımlanmaktadır.

İbrahim Hakkı Hazretleri¸ her çeşit dünyevî sorun ve musibetlerle kolayca baş edilebilmesine yönelik olarak insanlara Kuran-ı Kerim'den ve Hadis-i Şeriflerden esinlenerek¸ dört manevî-ahlâkî kavram üzerinden önemli tavsiyelerde bulunmaktadır. Tevekkül, Teslimiyet (Tefviz), Sabır ve Rıza. İbrahim Hakkı Hazretleri’nin ifadeleriyle rıza¸ nimetten bulduğu zevkin aynısını sorun anında da duymaktır. Buna göre kısmetine rıza olanın üzüleceği hiçbir şey yoktur¸ çünkü hâline rıza gösteren bir insan¸ kendini emniyet içinde hisseder. İnsan¸ ne kadar marifet sahibi ise o düzeyde sorunlara karşı dayanıklı olabileceğini gösteren İbrahim Hakkı Hazretleri¸ "Tefvizname" isimli şirinde de rıza odaklı hedefe nasıl ulaşılabileceğini açıklamıştır:

Sen Hakk'a tevekkül et¸ Tefviz et ve rahat bul, Sabreyle ve razı ol, Mevla görelim neyler¸ Neylerse güzel eyler.

T0LLO,-ERZURUMLU-0BRAH0M-HAKKI-HAZRETLER0N0-HATIRLATMALIDIR---.jpg

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/evliya-diyari-tillo-ziyaretcilerini-buyuluyor-tillo-erzurumlu-ibrahim-hakki-hazretlerini-hatirlatmalidir-9-4970h.html


Back To Top