All for Joomla The Word of Web Design

Ey siyasîler! Milleti germeyin

Her seçim gibi, önümüzdeki 24 Haziran seçimi de memleketimiz ve milletimiz için çok ehemmiyet arz ediyor. Kim seçilirse seçilsin, seçilen aday hepimizin içinde bulunduğu aynı gemiyi idare edecek. Zira hepimiz bu memleketin evlatlarıyız ve vatanını, milletini seven bizlerin gidecek ikinci bir yeri yok.

Evvela şunu kabul etmeliyiz: Dünya var oldukça, dünyada ve ülkemizde her fikirden, her dinden, her dilden, her ırktan ve her mezhepten insanlar olacak; tıpkı Habil ile Kabil’den bugüne olduğu gibi. Bunu değiştirmeye, yok etmeye matuf, sadece kendi fikrimizi, dinimizi, ırkımızı yaşatmaya dair atılan her adım beyhude zaman, emek, güç ve sermaye kaybından başka bir şey olmayacaktır. Zaten diğerini yok etme çabası sünnetullaha da ters düşer. Zira bizi yaratan, kodlayan ve yeryüzüne salan Hâlık-ı Mutlak olan Allah (cc), hepimizi farklı istidatlarda yaratmıştır. Kimimiz daha zekiyiz, kimimiz orta zekaya sahibiz, kimimiz de zeka geriliği olabilir. Birimiz bir içtimai meseleyi etrafını câmî bir şekilde ilk bakışta anlar, öbürü sadece zâhirini anlar, diğeri de hiç anlayamaz. Zeka seviyelerine göre yaptıkları -hâlis- tercihlerinden dolayı insanları kınayamayız. Bu bizi yaratan Allah’ın sünnetine ve emirlerine son derece mugayirdir.

O halde önümüzdeki seçimlere de böyle bakmak lazım. İnsanların Allah’ın verdiği akıl seviyesine göre yaptıkları -halis- tercihlere hepimiz saygı duymalıyız. Verdiği oydan dolayı kimseyi dinsiz-dindar, hain-vatansever, akıllı-aptal diye yaftalayamayız. Sonuçta bu seçime katılan siyasi partiler, bu devletin ihdas ettiği hukuk düzeni içerisinde kurulmuş siyasi partilerdir. Bunlar meşru teşekküller ki devlet tarafından kapatılmıyor ve seçime girmelerine mani olunmuyor, o halde bırakalım da herkes Allah’ın kendisine verdiği akıl mesabesinde tercihini yapsın.

Yazının devamı için »»

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir