17 Ocak 2018 Çarşamba
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Suriye namus hattı

Suriyeli sığınmacılar hakkında siyasi fırsatçılıkla ileri geri konuşmak onlara topluca iftira atmak daha büyük suçlara zemin hazırlayan vicdansız eylemlerdir.

Bir Türk vatandaşının iyi mi kötü mü olduğunun, vicdanlı mı vicdansız mı olduğunun, kaliteli mi kalitesiz mi olduğunun en iyi turnasol kağıdı Suriyeliler konusundaki düşüncesidir.

Rezil insanlar, çoluk çocuk canını zor kurtarmış dört milyon insandan, bazen siyasi prim yapmak için bazen onlara insanca davranılmasını onları aşağılarlar. Hepsi hırsızmış. Hepsi korkakmış. Hepsi beleşçiymiş. Hepsi pismiş. Hepsi sapıkmış..

Bunu diyenlerin arasında özellikle bir çoğu Türkçe bile bilmeyen ataları Balkanlardan tam 100 sene önce Türkiye'ye sığınmış Muhacirlerin torunlarının olduğunu görmek çok daha tuhaf. Suriyeli ile Muhacir aynıdır. İkisi de Osmanlı'nın savaşlarla bizden ayrılmış asli Müslüman halklarıdır. Bizim bir parçamızdır.

Suriyeliler Türklere o kadar yakındır ki Hanefi mezhebinden olan yegane Arap ülkesidir. Hatta bize sığınan Suriyelilerin çoğu Musak-ı Milli sınırları içindeki eski Halep vilayetinden gelirler. İçine Antep, Maraş, Kilis'i de alan bu eski vilayette insanlar Türk kökenli veya Türklerle karışıktır. Ulus-devlet sürecinde Araplaştırılmıştır.

Suriyelilerin içinde tıpkı Türklerin içinde olduğu oranda cani, katil, sapık, hırsız, karısını döven davar da vardır. Davar her yerde vardır. Türk davarı da vardır. Berlin'deki, Amsterdam'daki, Londra'daki suç örgütleri kimin elinde sanıyorsunuz. Bu, Suriyelilerin büyük çoğunluğunun eski bir medeniyetin devamı, mutedil, barışçıl, yumuşak huylu, ticari zihniyetli, okumuş, dil bilen, sebatkar ve inançlı insanlar olduğu gerçeğini değiştirmez.

Halep, dünya üzerinde hiç kesintiye uğramadan devam etmiş 8000 yıllık en eski yerleşimdir. Bugünkü Suriyelilerin Sami atalarından Elba şehrindeki eski Sami dilindeki çivi yazıları 4300 yıllıktır. Bizim en eski Türk yazılarıysa sadece 1300 yıllıktır. Suriye İslam İmparatorluğunun da ilk merkezidir.

Halep ve çevresi zengin yerleşimler olmaya devam ettiler. Kimse evini barkını, bağını bahçesini bırakmaz. Suriyelilerin arasındaki az sayıda kötü insana bakıp bu zavallılara iyi davranmamıza karşı çıkanların kendileri vahşilerdir. Bu ülkeye tıpkı hain FETÖcüler gibi bu vicdansızlar hiç yakışmıyorlar.

Devlet olarak misafirperliğimize devam etmemiz gerekirken bir noktada artık önlem alınması gerekiyor. Suriyeli kardeşlerimizin canını ve ırzını koruyamıyoruz.

Dün Palmiradaki cezaevleri konusunda yazılar yazan bir Suriyeli muhalif bıçaklanarak ağır yaralandı, yaşam mücadelesi veriyor.

İki hafta geçmedi tsnınmış rejim muhalifi bir anne ve TRT'de çalışmış kızı yine vahşice saldırıda öldürülüp üzerlerine asit döküldü.

Esad rejimi kendi istihbaratıyla veya DHKP-C türü dost teröristlere bunları düzenlemiş olabilir. Başka şeyler de olabilir. Gaziantep'te de DAEŞ'i inceleyen bir araştırmacı birkaç yıl önce güpegündüz öldürülmüştü.

Sadece siyasi değil Suriyeliler özellikle kadınlar, tecavüz ve cinayetlere kurban gitmektedir. Bizim yerli pisliklerimiz, her sığınan yabancıya nasıl ilişeceğini planlayan mikroplar, ne zaman mülteci gelse hemen üşüşürler. 1989'da kaçan Bulgaristan Türklerinin kızlarına da bugünkü şartların çok gerisindeki çadırkentlerde dalga dalga saldırıyorlardı. Bu mülteciye tecavüz kültürü hamile kadınları hedefleyen sapık katilleri de doğuruyor. Onların arka planı da Suriyeliler şöyledir böyledir diye konuşarak katilleri şevklendiren namusu eksiklerdir.

Müslümanlar olarak bize sığınan, zulümden kaçan kardeş toplumlara, şefkat ve yardım isteyenlere kucak açmalı ucuz politik amaçlarla onları hedef gösterenlerin polisin de onları ikinci planda görmesine sebep olarak güvenliğine zarar verdiklerini, mikropları suça teşvik ettiklerini unutmamalı ve Suriyeli kardeşlerimizi daima dilimizle müdafaa etmeliyiz. Onlara karşı kahpe dil konuşanlara iştirak etmemek, konuyu değiştirmek, uzaklaşmak, ısrar ederlerse cevaplarını güzelce iletmek, iş zıvanadan çıktıysa da ağızlarının payını vermek doğru olur.

Faik Emre ÖZDEMİR
http://www.mirathaber.com/faik-emre-ozdemir-suriye-namus-hatti-41-2067y.html