18 Ağustos 2018 Cumartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Faizi tabana yerleştiren telekom sektörüdür

“Zenginin malı/parası züğürdün çenesini yorar” diye bir atasözümüz var ya… Bu yazımda, bu atasözümüz ile bir yolculuğa çıkalım, bakalım bizi nerelere götürecek. Atalarımız bir sözü sahiplenirken, o sözü, arkasındaki binlerce yaşanmışlıkla birlikte edebiyat kültürümüze katmışlardır. Hali hazırda atasözlerimizin anlam derinliğine, yaşanmışlıklarımızı eklemeye devam ediyoruz.
Faizi tabana yerleştiren telekom sektörüdür
Hemen her dönem, bir zengin ve fakir karşıtlığı olmuştur. İnsanlar, gerek temel ihtiyaçlarını, gerekse; daha konforlu ihtiyaçlarını fiziki paralar ile giderirlerdi. Ta ki; mevcut para kredi sistemi marifetiyle borca alıştırılana dek. Toplum, bu anlayışı benimsendikçe, borç-faiz-zaman üçlemiyle oluşan devasa borçlar karşısındaki nakit para miktarı, sembolik bir hal almıştır. Finansal sistem, buradaki para eksiğini gidermenin yolunu “Banka kartı” kullanımıyla bulmuştur.

Bankacılık sektörü, tüketicinin dokunma hissine hitap etmesi bakımından banka kartı, kredi kartı gibi kart sistemleriyle toplum psikolojisini egale etmiştir. Bu, tıpkı; bir çocuğun yalancı meme ile anne sütünden kesilmesi gibidir. Bu hamle ile insana psikolojik olarak yakın bir his/güven telkin edilmiştir. Ayrıca; bu algının uzantısı olarak, paranın kısıt tutulması, paraya olan özlemi arttırırken, kredi kartlarının kullanımlarını da maksimize etmiştir. Zira; hemen herkeste, her bankanın birer ikişer kartı, toplamda 8-10 banka kartı olduğuna çoğumuz şahit olmuşuzdur.

Sistem gereği, günümüz iktisadi koşullar nakitsiz toplum hedefi doğrultusunda dolu dizgin ilerliyor. Dolayısıyla; bu yolla, kredi kullanımı kaydi para olgusunu zaruri kılmıştır. Kaydi para; gerçekte olmayıp, bankacılık sisteminin güven telkin etmesiyle, toplum bilincine kabullendirdiği/varsaydırdığı elektronik paradır. Kanunlar, belirli limitin üzerindeki (8000 TL ve üzeri) işlemlerin bankacılık sistemi üzerinden yapılmasını zorunlu kıldığından, bu güven telkini, devlet otoritesi tarafından da desteklenmektedir. Böylece; kanuni altyapımız, mevcut borca dayalı bankacılık sistemine can suyu olmaktadır.

Kanunen, kredi kartlarının işlem hacimlerinin kaydi/elektronik para olarak değerlendirilmesinin yanında; kontör, akbil gibi türevlerde aynı şekilde elektronik para olarak adlandırılmaktadır. Kanunlarımızda yaklaşık 10 şirkete elektronik para üretme yetkisi verilmiştir. Bu şirketlerin bir kısmı kontör üreten telekominikasyon şirketleridir. Yani; kontör aslında bir elektronik para türü olarak tanımlanmıştır. Yakın geçmişte; internet sitelerinde kontör karşılığı ürün satımı oldukça yaygındı. Günümüzde de bu durum devam etmektedir.

Yazının devamı için »»


Sadık USLU
http://www.mirathaber.com/faizi-tabana-yerlestiren-telekom-sektorudur-14-4114h.html


Back To Top