22 Eylül 2018 Cumartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

FAİZLİ BORÇ DİLENCİLİĞİ EL AÇIP DİLENMEKTEN BETERDİR


Faizli İşlemler İçin Bankalara Girip Çıkmak Caiz Midir?

Faizin Aksine İçki ve Zina Açığa Vurulmazdı

Tanıdığım Müslümanlar arasında içki içenler vardır. Ama hiçbir gün içki içtiklerini açığa vurduklarını görmedim. Zina edenleri de vardır, onların da konuşmalarında bunu dile getirdiklerine şahid olmadım.
FAİZLİ BORÇ DİLENCİLİĞİ EL AÇIP DİLENMEKTEN BETERDİR
Çünkü içki ve zina gibi haramları işleyen kardeşlerimiz bunun günah ve utanç verici bir eksiklik olduğunu bilirler, açığa vurmazlardı. Doğru olanı da budur. Peygamberimiz işlenen günahların açığa vurulmasını yasaklamış, açığa vurularak insanların şahid tutulduğu günahlar için ilahi affın değil adalet in devreye gireceğini açıklamıştır. Adalet de cezayı gerektirir.

İçki ve zina konusunda hassasiyet gösteren Müslümanların faiz konusunda aynı duyarlılığı göstermediklerine tanık oluyoruz. Oysaki Allah’ın en ağır dile yasakladığı işlem faizdir. Onu zulüm olarak niteler. Savaş açtığını ve müminler tarafından da açılması gerektiğini bildirir. (Bakara 2/278-9)

Zarûretsiz Bankalara Girip Çıkmak Züldür


Bu sebeple zaruretsiz bankalara girip çıkmak, ahmakça kredi dilenciliği yapılarak alınan veya alınacak olan faizli borcu açığa vurmak ve sahip olunan kredi kartlarını göstermek Müslüman için züldür ve bilinçsizlik göstergesidir.

Bankalardan alınan başkalarının paralarıyla iş adamlığına soyunmak da merd-i kıbtının şecaatin arzederken sirkatini söylemesi / inançsız çingenenin yiğitliğini söylerken hırsızlığını dile getirmesi gibi tam bir hamakattir. Şirketleşmeye ne oldu?

Faizle Borçlanmak İflasa Gebedir

Oldukça geniş bir çevrem var. Faizli kredilerle borçlanmayı sürdürenlerin felaha çıktığına tanık olmadım. Her gün bir yenisini okuduğumuz iflas haberlerinde iflasın ana sebebi hiç şüpheniz olmasın katlanan faizlerdir.

Nitekim Rabbimizin Kitabı Kur’ân-ı Kerîm “Allah faizleri mahveder…“ buyururken Peygamberimiz de “Alanlar-verenler için faizin sonunun iflas” olacağını bildirmektedir. ( Bakara 276; İbn Kesîr Bakara 276)

Kapitalist ekonominin borca dayalı para sistemi ve faize dayalı ekonomi modeline şartlanmış olup reel hayattan kopuk mu kopuk İktisad Fakültelerimiz yüksek lisans veya doktora çalışmalarıyla bu iflas gerçeğini derinliğine tespit edip sebepleriyle birlikte açıklaması pek hayırlı bir amel olurdu. Gerçi bunu Müsiad da Askon da yapabilir. Ama onların daha önemli! işleri olsa gerek.

Banka Genel Müdürü

Geçen günlerde üst düzey Ankara siyasetinin de katıldığı bir düğündeydik. Bir ara bir zat arkamdan gelerek beni kucakladı ve kendisini …. bankalarımızdan birisinin genel müdürü olarak tanıttı. Ama bunun bir iftihar vesilesi olamayacağını kendine özgü bir dille ifade etti. Ben de ona bir tavsiye de bulunacağımı beyanla yaşadığım bir olayı hatırlattım.

Geçmiş yıllarda, iş merkezi Perpa’ya sık uğrar, bazen Perpa camiinde Cuma kıldırırdım. Bir dost grupla Cuma sonrasında yemek yer, kısaca sohbet ederdik. Yemeğe Vakıf Bankası Perpa şubesi müdürü de katılırdı. Ona bir gün şöyle dedim:

Bir bankada çalışmanın caiz olduğunu ve alınan maaşın saf helâl olduğunu söyleyemem. Sana görevinden ayrıl desem etkili olacağımı sanmam. Senin için günahlarına kısmen kefaret olabilecek bir hayırlı iş önereceğim:

Bankaya gelip de kredi talep eden saf Müslümanları bir daha bankaya uğrayamayacakları şekilde kovala.

Bu olayı naklederek genel müdürümüze de aynı öğütleri verdim. Daha fazla kredi vermek başarı ölçüsü olacak bir genel müdüre böylesi öğüt vermek ağır gelmiş olacak ki beni tasvip etmeksizin tebessüm ederek ayrıldı. Bu arada ifade edeyim banka kredisi kullanılmaması hususunda dostlarını uyaran banka müdürleri de duydum.

Konumuza Dönersek

İslâm’a göre meyhaneye ve genel eve girip çıkmak gibi zaruret olmaksızın bankalara girip çıkmak da dinimizce meşru değildir. Haramdır da diyebiliriz. İçki içilmese, zina edilmese ve faizli işlem yapılmasa da, çünkü üçü de harama yaklaşmadır. Yaklaşmak da suizanna sebebiyet vermektir, günah olan işlerde yardımlaşmaktır. Bu ikisi de Kur’ânî haramlardır. (Enam 6/108; Mide 5/2)

Unutmadan … İşi büyütmek/büyüklüğü korumak amacı zaruret değildir.

Müminlere ve ekonomiyi yönetenlere duyurula…


Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.mirathaber.com/faizli-borc-dilenciligi-el-acip-dilenmekten-beterdir-faizli-islemler-icin-bankalara-girip-cikmak-caiz-midir-3-5264h.html


Back To Top