13 Aralık 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

İrade, kültür ve cesaret

Kültürü şöyle anlıyorum:

Toplum olarak düzenli ya da düzensiz, edindiğimiz bilgilerin benimsenmelerinin ardından hayat tarzına, davranışlara ve reflekslere dönüşmesidir. Yeme içmeden eğlenceye, selamlaşmadan diğer adabımuaşeret kurallarına kadar öğrenilmiş, alışılmış ve ortak yaşama biçimi haline gelmiş her eylem kültürdür. Kültür somutlaşıp ev ve çevre düzenine, şehircilik ve bina yapımına kadar gidebilir. Toplumun normal ve anormallerini belirleyen şey de genel kabul görmüş kültürdür. Kısaca ekilen şey bilgi, çıkan ürün ise kültürdür.


Toplumda böyle yaşama biçimi haline gelmiş kültüre karşı koymak, fırtınaya doğru yürümek gibidir, zorlanırsınız, pes edebilirsiniz. Bu açıdan baktığımızda bugünkü şartlarda gençlere iradeli olun derken bir bakıma da fırtınaya doğru yürüyün demiş, yani zor bir iş teklif etmiş oluruz. Bizim ülkemizde şu andaki haliyle, ilahın ve rabbin birliğine yani tevhide, Resulüllah’ın örnekliğine, İslami ahlaka, edebe, mahremiyet ölçülerine, diğerkâmlığa, saygı ve yardımlaşmaya dayalı bir kültür yok. Yüzde elli modern, yüzde otuz, gelenekçi ve hadi diyelim ki, yüzde yirmi kadar da İslam kültürünün karmasından oluşan kozmopolit bir kültür var. Ağırlıklı olarak görselliğe, teşhire, cinsel hazlara, utanmazlığa, eğlenceye, özentiye, bencilliğe odaklı bir kültür yaşıyoruz. Bu ortamda fırtınaya karşı yürümeyi göze alan sağlam iradeli bir genç kesinlikle evliyadandır.

Kültür bir vakum gibi insanı yutar, farkında olmadan kendi akıntısına çeker. İnancınızı dahi etkiler, inandığınızı bırakır yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız. Bu vakumdan kurtulabilmek için sağlam beraberliklere ihtiyaç vardır. Ta ki gençler birbirlerine destek olsunlar ve kendilerini koruyabilsinler. Allah’ın, ‘dürüst/sadık insanlarla beraber olun’ emri asıl böyle bir zamanda önemlidir. Bunun tek riski, bu beraberliklerin bir gün fırkalaşmaya dönüşmesidir.

Cesaret önemli bir irade sebebidir. Korkulmayacak şeylerden korkmamak irademizi, dolayısıyla da kararlarımızı olumlu etkiler. Böyle cesur olmada sağlam bilgi ve güvenilen arkadaşların desteği de çok önemlidir. Cesarette bir nebze genetik mirasın payı bulunsa da, onun eğitilmesi de mümkündür.

Şu ayetler cesaretten başka neyi anlatır? ‘Ey iman edenler! Sizden biriniz dininden dönerse bilinsin ki, Allah başka bir kavim yaratır, O onları sever, onlar da O’nu severler. Onlar müminlere karşı boynu bükük, kâfirlere karşı başları diktir. Kimsenin kınamasından korkmadan Allah yolunda cihat ederler. Bu Allah’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah hem Vâsi’dir/ nimeti, ihsanı ve imkânı boldur, hem Alîm’dir/her şeyi bilir. Sizin yârınız ancak Allah’tır, O’nun Rasulüdür ve iman edip namazlarını dosdoğru kılan, rükû halinde zekâtlarını veren müminlerdir. (Mâide 54, 55)’.

‘O müminler ki, birileri onlara; insanlar size karşı birleşmişler, onlardan korkmalısınız dediklerinde bu onların sadece imanlarını artırır ve ‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir’ derler’ (Âl-i İmran 173).

Bir zamanlar İslam ümmetinin geri kalma sebeplerinden biri dünya merkezli yaşamamız ve ölümü yok olma ve bir kayıp gibi görmemizdir demiştik. Şu şerefli söz işte onu anlatıyor.

‘Çok yakında başka milletler, yiyicilerin tasa üşüştükleri gibi sizin üzerinize üşüşecekler. Birisi sordu, o gün biz sayıca az olacağız da ondan mı, ey Allah’ın resulü? Buyurdular ki, hayır aksine o gün sizin sayınız çoktur ama selin götürdüğü çer çöp gibi olacaksınız. Allah düşmanlarınızın kalbinden sizin heybetinizi alacak ve kalbinize vehen koyacak. Birisi sordu, ey Allah’ın resulü, vehen nedir? Dünya sevgisi ve ölüm korkusudur buyurdu. (Ebu Davud, hasen).

Bazen insanın yapamam diye korktuğu şeyleri denemesi de irade konusunda işe yarar. Böyle işlerinin çoğunun aslında beceremem korkusundan kaynaklandığını böylece görebiliriz. Tarih bilme ve tarihten dersler çıkarma irade ve beceri konusunda insanın önünü ve ufkunu açar.

Kesin doğru yolda olduğunu bilme de irade ve azimde etkilidir. Güçlü bir tevekkül, yani kişinin üzerine düşeni yapmasından sonra Allah’ın ona kesin yardım edeceğini bilme ve buna yakîn derecesinde inanma kişiyi hem yalnızlıktan kurtarır, hem güçlü kılar.

İradeyi güçlendirme ve azme çevirme konusunda söylenenlerin her biri bir başka insan, bir başka mizaç için daha öncelikli ve daha etkili olabilir. Bunun da denemesini yapıp o noktaya ağırlık vermelidir.

Ali Ruhi’nin mısraıyla bitirelim.

Her kande azm eyler isen azm eyle, Allâhu me’ak

Her nereye azmedersen Allah seninledir.

Faruk BEŞER
http://www.mirathaber.com/faruk-beser-irade-kultur-ve-cesaret-27-5867y.html


Back To Top