13 Aralık 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Nas Suresi Gönül Okumalarımız*

Sohbeti Kur’an Olanın Yolu Aydınlık Olur:

Güç, iktidar ve otoriteyi elinde bulunduran, insan topluluklarının lideri konumundaki kişinin Tanrı adına Tanrıdan rol çalabileceği;


Felak Suresi ile birlikte Nas Suresinde de insan hayatında Tanrısal güç konumuna gelebilecek canlı, cansız veya gizemli nesnelere dikkat çekildiği; Bu gibi durumlar karşısına insanın, tek büyük kudret sahibinin Allah cc olduğu düşüncesinden taviz vermemesi gerektiği;

İnsanın; Hatada ısrar ederse şeytan, hatadan dönerse adam olacağı;

Dürüstçe bir yaşam çizgisi tutturmak istiyorsak önceliğimizin “laf” değil “icraat” olması gerektiği;

“Dil” ile değil “hal” ile konuşmamız gerektiği;

Kul olarak bizler, bizi yaratana hitaben: “Sığınırım Sana Yarabbi!” Dememiz gerektiği;

İnsanlar her ne inanca inanırlarsa inansınlar, kendilerince taptıkları her ne ilah olursa olsun bu güne kadar yaratılmış ve bundan sonra yaratılacak son insana kadar tüm insanların sahibi ve yaratıcısı; Tek, benzersiz ve aynı Yaratıcı olduğu;

Vesvese kişinin şeytanı olduğu; İzin verdiği sürece kişinin ona tabi olacağı; reddettiği sürece onun kişiye tabi olacağı;

İnsanın zihinsel iç benliğinde var olan vesvesenin şer olduğu; Aklın ve iradenin izniyle aktifleşeceği veya pasifleşeceği;

İnsanda ki vesvesenin kaynağının “Hannas” olduğu; Fısıltıları icraata dönüştüğü takdirde şeytanlaşacağı; Bu durumda kişinin düşmanı ve ötekileştireceği kimsenin, kendisinin şeytanlaşmış hal ve hareketleri olması gerektiği;

Vicdanın ve fıtratın onaylamadığı, henüz icraat safhasına geçmemiş her türlü fiiliyat düşüncesinin vesvese olduğu; Böyle bir düşünce zihni kapladığında Allah’a sığınılması gerektiği;

İnsanda ki nefsi arzuların yasaklanmadığı; Sınır ve kuralları çerçevesinde meşruiyet dairesi içerisinde elde edilebileceği;

İnsanoğlunun görünmeyen ama güç ve kudreti bulunan bir varlığa karşı sığınma ve korunma isteği, yaratılış özelliklerinden olduğu; Bu isteği ve arzusunu kendisine ortak koşulmasını asla istemeyen Allah cc olmadığı takdirde bu boşluğu zihinsel olarak kendi ürettiği vesveselerin dolduracağı;

Hiçbir devlet, tarikat, otorite, mezhep, cemaat, parti, dernek benzeri kurum ve kuruluşların ve bunları temsilen yetkilerini elinde bulunduran lider konumunda ki kişilerin; İnsanların mutlak hükümdarlığına (Melik), ilahlığına (itaat,güce boyun eğdirme), Rabliğine ( Terbiyeci) kendilerini yetkili görmemeleri gerektiği;

Her ne adla olursa olsun insan topluluklarının liderleri konumunda olan İnsanın, mahremiyeti hariç özel hayatı olamaz. İktisadi, siyasi, sosyal, arkadaş, akraba ve komşuluk ilişkilerinde hayatını son derece şeffaf yaşaması hem kendisine hem de çevresine karşı ulûhiyet ve kutsallık sağlayabilecek vesveseden kurtarabileceği;

İnsan zihninde vesvese üretme merkezi olan Hannas, Kişinin makam, mevki ve imkan sahibi olduğunda harekete geçmek üzere pusuda beklemekte olduğu;

Kişi kendisini Ku’ran terbiyesi ile yetiştirdiği takdirde Allah’ın cc Salih kulu olma özelliğine kavuşacağı;

Kişinin, ins ve cin vesvesesinden kurtulmasının tek bir yolu her daim Allah’ı cc samimiyetle anmayı (Kültürel ve geleneksel değil) alışkanlık haline getirmek suretiyle O’na sığınmaktan geçtiği;

“İnşallah”, “Maşallah”, “Barekallah”, “Elhamdülillah”, “Subhannallah”, “Allahuekber” v.b. söylemler günlük hayatımızda her anımızı Yüce Allah’ı cc anmakla bütünleştirmek için Kur’andan geliştirilmiş bir metot olduğu;

Dünyevi anlamda ne kadar büyük güç ve kudret sahibi olunursa olsun, insanlar üzerinde tesis edilen veya edilmekte ve edilecek olan hükümranlık, itaate zorlamak, otoritenin arzusu istikametinde terbiye etmek, eğitim vermek ve yönetmek gibi kişiye ve kurumlara  özel ideoloji ve metotların uzun sürmeyeceği ve insanları tatmin etmeyeceği;

Allah’ın cc yarattığı sayısı ne kadar olduğu bilinmeyen varlıkların içerisinde şeytanlaşabilen sadece iki varlık, insan ve cin olduğu;

İnsanlar için kötülüklerin kaynağı olan şeytanın cin olanlarından besmele çekmeyi becerenin kurtulması mümkünken;  İnsan cinsi şeytanlardan kurtulmanın daha zor olduğu;

İnsan cinsi şeytanlar kendi kötülüklerine kişiyi bulaştırmadan bırakmayacağından, vesvese aşamasında Allah’tan yardım isteyerek şeytan insanla henüz işin başında yolları ayırmamız gerektiği;

Görünür görünmez tüm varlık aleminin olduğu gibi insanoğlunun da sahibinin ana-baba değil Yüce Yaratıcı Rab olduğu;

Cin cinsinden olan şeytan dahili olup zihinsel düşüncemizi pisleyeceği; İnsan cinsinden olan Şeytan’da harici olup (kötü ahlaklı arkadaş) O’da aynı şekilde zihinsel düşüncemizi pisleyeceği;

Bu Surede Cenab-ı Allah’ın cc tek bir insana değil de insanların tamamına dikkat çekmesinin altında yatan nedenlerden birisinin de; Şeytanın icraatlarından olan fitne, fuhuş, zulüm ve benzeri kötülüklerin toplumda hızla yaygınlaşabileceği ve benimseneceği akabinde kan, gözyaşı, acı ve felaketlerin ortalığı kaplayacağı;

Elinden geldiği kadarıyla hassasiyet göstermesine rağmen Dinin ibadet şekillerinin yerine getirilmesinde “oldu-olmadı” gibi evhama kapılmanın vesvese olduğu;

Zihne yerleşmesine müsaade edilen vesvesenin aklı rehin alacağı ve filmin geriye alıp aynı yeri defalarca izlendiği gibi vesvesenin konusu olan kötülüğü icra edene kadar zihinde sürekli dönüp duracağı;

Cin ve İnsan şeytanlarının vesveselerinin zihinleri kör edeceği;

Aklını kullanarak vesvesenin zihnine yerleşmesine müsaade etmemenin veya zihne yerleşen vesveseden kurtulmanın Allah’a sığınmak demek olduğu bunun da vücuttaki tezahürü “istiaze”nin (euzu-besmele) dile yansımasıyla mümkün olacağı;

İnsan vücudunun zahiren yönetim yeri “Beyin”se, batinen (manen) yönetim yerinin de “Zihin” olduğu;

İnsan zihninde oluşan fısıltıların, ilham mı? (güzel duygu) yoksa vesvese mi? (kötü duygu) olduğunu tespit marifetinin; Sonuç olarak da güzel olanı (ilhamı) tercih etme hareketinin takva olduğu;

Bulunduğu görevi layıkıyla yerine getirmekte olan bir arkadaşının yerine kendisinin gelme veya O’nun gidişiyle benzer bir makam elde etme ihtimalinin bulunması sebebiyle arkadaşının arkasından entrikalar kurarak O’nun bulunduğu makamdan gitmesini sağlamanın Allah’a sığınılacak vesveseden olduğu;

Her kim ve her ne yaşta olursa olsun, insanları Allah’tan başka nesne ve bilinen-bilinmeyen varlıklarla korkutmanın doğru olmadığı;

Alimde olsa fazıl da olsa her kim olursa olsun Din ilimleri tahsilinden elde ettiği bilgilerden yola çıkarak ortada Peygamberimizin bozulmadan günümüze kadar gelen aslolan sünneti Kur’anın bizatihi metni elimizde iken, insanları Kur’an ve Peygamber adına kendi düşünce ve görüşlerini doğru ve kesin olan yolmuş gibi takdim etmesinin saptırmak olduğu;

İnsanların birbirlerine karşı net ve mert davranışlar içerisinde olması gerektiği;  bunun haricinde ki davranış sahiplerinin birbirlerine karşı tuzak kurmak olduğu; buna sebep olan zihinsel arka planının da ise Allah'a sığınılması gereken vesvesenin var olduğu;

Kişinin dürüstlüğünden ve saflığından istifade etmek suretiyle amacı ve çıkarı için arkadaşını veya etrafına topladığı insanları fitlemek suretiyle başka kişiler üzerinde nüfuz elde etmenin bilinçaltında yatan nedeninin vesvese olduğu ve Allah’a sığınılması gerektiği;

Kişilerin düşünce ve fikirlerine, karşı fikirle cevap vermekte aciz kaldığında fiziki tacizle korkutup sindirmek amacıyla etrafında ki veya mahiyetinde ki insanları kışkırtmanın nedeninin vesvese olduğu ve Allah’a sığınılması gerektiği;

Sonucu insanlara ve bulunulan ortama fayda verici hal ve hareketlere karşı olumsuz yönde tavır konmasının sebebinin vesvese olduğu ve Allah’a sığınılması gerektiği;

Ailesi, akraba ve çevresindekilerle sahip olunan bazı dünyevi imkânlarından gerektiği kadarını paylaşırken fakirlik korkusu taşımaya başlamanın vesvese olduğu;

Ailesine, akrabalarına ve çevresine karşı dünyevi bir takım çıkar ve menfaatler sebebiyle kin ve düşmanlık derecesinde tavır takınmanın vesvese sonucunda olduğu;

İnsanın sürekli olarak kötü ve çirkin hareketlere yönlenmesinin altında yatan nedenin vesvese olduğu;

İnsanı yaptığı yanlışların doğru olduğuna kendisini inandıran duygunun vesvese olduğu;

Görevli olduğu halde sorumlu bulunduğu işleri savsaklamanın altında yatan nedenin vesvese olduğu;

İnsanları yapacağı hayırlı hizmetler karşısında saptırıp şaşırtanın ve yanlış yola sokarak  doğru imiş gibi gösterenin vesvese olduğu;

Kendi cemaatine, tarikatına, mezhebine mensup insanlara süslü sözler söyleyip, diğer Müslüman toplulukların mensuplarına karşı olumsuz tavır takınmanın nedeni vesvese olduğu;

Ne sebeple olursa olsun İnsanlar arasını açan ve birbirlerine karşı düşmanca tavır almalarına sebep olan sözlerin vesveseden kaynaklandığı;

Menfaat umarak bile bile yanlış vaatlerde bulunmanın vesvese olduğu;

İnsanların inançları konusunda Kur’an vahyini bozarak ona kendisinden bir şeyler katarak Kur’ana ve Peygambere yönlendirmesi gerekirken kendi cemaatine, tarikatına, mezhebine yönlendirmek için söylediği sözlerin vesveseden ibaret olduğu;

Başlangıcında samimiyet ve iyi niyet olmayan hal ve hareketlerin vesveseden kaynaklanarak, sonucunda yüzüstü kalmanın ve rezil olmanın kaçınılmaz olduğu;

Vesvesenin dünyada yaptığı çağrının aslında ahirette ateşe çağırmak olduğunun bilincinde olunması gerektiği;

Vesvesenin peşine takılan kişinin Allah’ı unutmasının kaçınılmaz olduğu;

Olmayacak hayaller ve boş ümitlerin zihne gelmesinin altında yatan nedenin vesvese olduğu;

İnsanın kendi aklıyla onaylamadığı müddetçe şeytanlaşmış insan ve cinlerin her türlü vesveselerinin boşa çıkacağı;

İnsanlığın genelinde görülen davranış ve yaşam tarzlarında ki benzer ahlaki değerlerin kaynağının Rab olan (terbiye edici) Yüce Yaratıcının olduğu;

Neticede fiiliyata geçmeyen vesvesenin kişinin maneviyatına zarar vermeyeceği; Vesvesenin fiiliyata geçmemesi için Allah’a sığınıldığı takdirde pasifize olacağı;

Devletin güç ve kudretini elinde bulunduran Devlet Yöneticilerine tabiiyetinde ki vatandaşların gerçek sahiplerinin kendileri (Devlet)  değil, Onları yaratan Rableri olduğunun her zaman farkında ve bilincinde olmaları ve bu doğrultuda devlet politikalarını icra etmeleri gerektiği;

İnsanları Devlet otoritesini kullanarak Liderine kolaylıkla tapınabileceğinden, bu konumdaki kişinin buna meydan vermemesi ve insanları gerçek ilah olan Rabbe yönlendirmesi gerektiği;

İnsan, ömrü boyunca aklını vesveseden gelen sesin emrine vermeyip, iradesinin kabiliyetleri doğrultusunda aklın emrine verdiği zaman daha güzel bir hayat sürebileceği;

Şeytanlaşan Cin’in insanda ki yansımasına ve yaptırımına örnek şahsiyetin Adem Peygamber olduğu, pişmanlıkla hatayı tekrar yapmamak suretiyle kurtulduğu; Şeytanlaşan insana  örneğin ise Kabil olduğu ve kardeşini öldürebilecek kadar vahşileştiği;

Allah inancı, zikri, fikri olmayan zihinlerde ki boşluğu vesvesenin dolduracağı;

Zihnini yaratıcısına bağlayıp bağlamamakta serbest olan ve tercihini bağlamama/yönelmeme yönünde kullanan insan, kendi iç dünyasında ki cin şeytanına vesvese aracılığı ile bağlanacağı;

Allah, cc  insanlık aleminin Rabbi, Meliki ve İlahı olduğunu vurgulamasının nedenlerinden birisinin de; İnsanların tamamını tek bir topluluk olarak muhatap aldığı, bu yüzden “cemaat” olmanın önemli olduğu;

İnsan yaratılışı ile birlikte rüşt çağına kadar ana-babanın terbiyesine ve korumasına muhtaç olduğu; rüşt çağı ile birlikte mal-mülk ve evlat edinerek kendi ayakları üzerinde durma sürecine ve nihayetinde ölüme yakın olduğu yaşlılık sürecinde ise “İlah” olan yaratıcının önemini ve O’na aslında rüşt yaşı ile birlikte yönelmesi gerektiğini anlayacağı;

Şeytanın bilhassa yalnızken geceleri korkutucu vesvesesinden kurtulmanın tek yolunun, o anın farkında olup Allah’tan yardım dileyerek zihinsel dünyamızı başka hoşumuza giden meşru yapacağımız işlere (hoş hayallere) yönlendirmek olduğu;

Nas Suresi okumalarımdan zihnime yansıdı

Estağfirullah... Estağfirullah... Estağfirullah…

Kuran Okuyunuz. O'nu okudukça kişiye özel zihinsel yansımalarını keşfedeceksiniz.

En doğrusunu Allah cc bilir.

Söz konusu bu ve benzeri çalışmalarım kesinlikle meal veya tefsir çalışması olmayıp, İlgili Kur'an Suresi okumalarım esnasında zihinsel olarak fehmettiğim tespitlerdir. Kişisel olarak ibadet ve zikir amaçlı yaptığımız derslerin paylaşımından kastımızın ümmeti Kur'an okumaya yönlendirmede faydası olacağı düşüncesiyle, ayetlerin ruhuna ve surenin bütünlüğüne uygun akıl ve gönül okumaları yapmak olup Kur’an’ın ibadet muamelat ve fıkhına aykırı tespitlerin varlığı halinde ehlince uyarılmaya her zaman açık ve tashihimin beyanı olduğunu belirtmek isterim.


* Ön bilgilendirme: Bu yazıyı okurken "Nass Suresi düşünsel okumalarım esnasında zihnime yansıdı." cümlesini her paragrafın akabinde olduğu varsayılarak okunması tavsiye olunur.    

Peygamberimizin (a.s.):

  • «Şeytan Âdemoğlu’nun neresine kan çıkıp giriyorsa (hangi dama­rına giriyorsa) oralara girer.»

  • “ Sizden her birinizde şeytan vardır.”

  • "Şüphesiz yüce Allah fiilen işlemedikçe yahut onu söylemedikçe içlerinden geçirdik­leri şeyleri ümmetime bağışlamıştır."

  • Rasûlullah (sa) canına kasteden büyücülerin öldürülmesi teklifine: "Bana Allah şifa verdi. İnsanlara kötülük etmekten nefret ede­rim."  ifadelerini;



Günümüze intikal eden rivayetlerden öğrendim.

Fehmi YAĞLI
http://www.mirathaber.com/fehmi-yagli-nas-suresi-gonul-okumalarimiz-16-5803y.html


Back To Top