22 Mayıs 2018 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Zelzele suresi fehmettiğimiz zihinsel gönül okumalarımız

Sohbeti Kur'an olanın yolu aydınlık olur:

Tefsirlerde rivayete konu bir sahabenin zilzal suresini öğrendikten sonra Peygamberimize hitaben başka bir sure öğrenmeyeceğini söyleyerek bulunduğu mekandan ayrılışının akabinde Peygamberimizin (a.s) O kimseyi kurtuluşa eren bir kimse olarak nitelemesi; Samimi bir Müslümanın kurtuluşuna ömür boyu öğreneceği tek bir surenin dahi yeterli olabileceği;


İnsanoğlunun İlahlık mücadelesi Allah'ın cc koyduğu yasalar çerçevesinin ötesine geçemeyeceğinden sonuç itibariyle tarihte boşa çıkmıştır. Günümüzde ve gelecekte de benzer denemelerin akıbetinin boşa çıkacağı;

"Sahiplik" duygusundan ve amacından "emanetçiyim" deyip kurtulmadıkça Kişide ahret inancının kalbî değil lafzî olacağı;

Şehadet aleminin "emanet", gayb aleminin de "sahiplik" kavramıyla izah edilebileceği, bilinen ve bilinmeyen tüm mevcudatın ise mutlak ve tek sahibinin de Allah cc olduğu;

İzahı ve keşfi mümkün olan zihnin düşünebileceği ve hayalini kurabileceği her ne varsa gaybi bir konu olamayacağından; Gaybi konuların sadece Allah cc katında olduğunu bilmek gerektiği;

İnsanoğlunun ulaştığı ve ulaşacağı bilgi ve keşiflerin hiç biri gayb alemi ile ilgisinin bulunmadığı ve bulunamayacağı;

İnsanoğlunun öldükten sonra yeniden yaratılışta ki süreçte yeryüzünün ahiret alemi ile ilgili gerekli ham maddesini bünyesinde taşıdığı;

Yeryüzünün yaşayacağı kıyamet sarsıntısının yeniden yaratılışı tetikleyeceği;

Yeryüzünün yeniden yaratılışının mevcut bildiğimiz özelliklerinden farklı bir şekilde yaratılacağı;

İnsanoğlunun doğumu, ölümü ve ölümünden sonra ki sürecine benzer bir süreci yerküremizin de yaşayacağı;

Kıyametle başlayacak olan yeniden yaratılışın sonucunda yerküremizin bir başka alemle birleşeceği ve birleşilecek Alem'in de bildiğimiz mevcut yeryüzüne benzemeyeceği;

"Kıyamet" diye kavramsallaşan şiddetli bir şekilde gerçekleşecek olan yer sarsıntılarının Ahiret Alemi ve insan denen kıymetli varlığın yeni şekliyle dirilişinin başlatılacağı sürece gireceği;

Dünyada yaşarken insanoğlunun işlediği hal ve hareketlerin ahiret aleminde nasıl, ne kadar ve ne şekilde bir karşılık bulacağının hesap gününde detaylı olarak gösterileceği ve hesaplamayı kendisinin yapacağı, sonucunun cennet mi? cehennem mi? olduğunu bir başkası söylemeksizin anlayacağı;

Dünyada iken zihinsel olarak sahip olunan iman veya imansızlığın ahiret aleminde sıfır vazifesi göreceği;

İman ehli için işlediği güzel amelleri rakamların sağına konulan sıfırın, rakamın değerini artırdığı gibi imanın amellerin karşılığını kat be kat artıracağı;

İmansız kimselerin işledikleri güzel ameller için de sıfırın, rakamların çarpma işlemine tabi olduğunda değeri sıfırladığı gibi imansızlığın da Kişi için işlediği güzel amelleri geçersiz kılacağı;

Yeryüzünün yaratılışından kıyamete kadar doğmuş, yaşamış ve dünya hayatı sona erip toprağa karışan başta insan olmak üzere her nesne yeryüzünün bünyesinde kıymete haiz olarak muhafaza edildiği;

Yeryüzünün, yaratıldığı ilk günden sona ereceği son güne kadar üzerinde imtihana konu günah ve sevap adına ne yaşanmışsa bütün her şeyi kıyamet sarsıntısı neticesinde uğrayacağı değişimle ortaya çıkaracak bir özelliğe kavuşacağı;

İnsanoğlu, yeraltında bulunan katı, sıvı ve gaz halindeki madenleri yer üstüne çıkarıp tükettiğinde Kıyamet sarsıntısının başlayabileceği;

İnsan her hangi bir cemaate, cemiyete, derneğe veya devlete tabiiyeti bulunsa da işlediği iş ve eylemlerden, söylediği söz ve davranışlardan bireysel olarak sorumluluğunun bulunduğu;

Toplumsal söz ve eylemlere neden olan kanaat, tarikat, devlet, cemaat v.b. önderleri taklit etmenin yanlışlığı ve doğruluğu karşısında kişinin ferdi sorumluluktan kurtulamayacağı;

Bilim dünyasının, yeraltında insanoğlunun merakına mucip her türlü bilgiye ulaşılabileceği;

İnsanoğlunun ilk yaratılışının topraktan olduğu gibi öldükten sonra yeniden farklı olarak yaratılışının da topraktan olacağı;

Öldükten sonra yeniden yaratılacak olan insanın hesap gününde dünyada yaşadığı kendi hayatını en ince detayına kadar toprağın göstereceğini ve bu duruma kişinin hayret edeceği;

İnsanoğlu ölüp yeniden dirilişi ile birlikte hesap günün de, toprağa özel bir yöntemle dünya da ki yaşadığı hayatın karşılığı olarak ahiret sürecinde nasıl bir hayat süreceğinin de haberini aynı şekilde alacağı;

Cenab-ı Allah'ın cc tek büyük ve mutlak haber sahibi olmasına; Günümüzde teknoloji sayesinde yeryüzünün her neresinde habere konu bir durumun anında yeryüzünün başka bir yerinden öğrenme imkanın bulunmasının en güzel örnek olduğu;

Toprağın, dünya hayatında su, güneş ve tohumla buluşarak ürün verme özelliğinin Kıyamet saatinin başlamasıyla sona ereceği;

İnsanoğlunun, emanete ihanet ettiğini, yer altında ki madenleri tükettiğinde anlayacağı ancak geri dönüşü mümkün olmadığından Kıyamet saatinin başlamasını engelleyemeyeceği;

Bilim Dünyası yerküreye insanoğluna verilmiş bir emanet gözüyle bakmadığı aksine sahiplendiği için keşfettiği her yeni buluşun insanlığa ve yerküremize zarar verdiği;

Kur'an ahlakına sahip olmayan Bilim Dünyası bilimsel keşiflerin uygulanmasında seçici davranmadığından dolayıdır ki yeryüzünü Kıyamete sürüklediği;

Kişinin yaptığı eylemlerin sebep-sonuç ilişkisi bakımından kural ve yöntem olarak alternatifli bir şekilde yaratıcısının Allah cc olduğu ve adına "Kader" denilebileceği; Alternatif kural ve yöntemlerden herhangi birisini tercih etmenin insanın kendisine ait olduğundan sorumlu olduğu ve adına "Kaza" denebileceği;

Kıyamet sarsıntısının başlamasıyla Arzın yer çekim özelliğinin ortadan kalkacağı;

Yeryüzünde yaratılmış her tür nesnenin bizatihi kendisinin taşıdığı özellikler Allah'ın (cc) Kelamı olduğu;

Kainatta ki yaratılan zerreden küreye tüm maddelerin canlı- cansız diye kategorize edilmesinin insan katında söz konusu olduğu; Allah cc katında ise böyle bir kategorizenin bulunmadığı;

Hayvanlar ve bitkiler aleminde ki yaşamsal özelliklerin insanlık alemi için Allah'ın vahyinden işaretler taşıdığı; Söz konusu işaretlerden insanoğlu kendisi için bir takım yaşamsal dersler çıkarması gerektiği;

Biz insanlarda ki zihinsel olarak düşünme özelliğine benzer vasfın farklı formatlarda Kainatta ki yaratılmış tüm varlıklarda bulunduğu ve her varlığın Allah (cc) tarafından verilmiş ve sınırları çizilmiş görevleri düşünerek yaptığı;

Kainatta ki zerreden küreye her varlıkta zihinsel düşünme özelliğinin, kendi cinslerine özel farklı formatlarda bulunduğu;

Kainatta ki her varlığın mahiyet bakımından kendi cinslerine özel zihinsel düşüncelerini yine kendi cinsinden varlıklarla, kendilerine özel usul ve yöntemlerle paylaşabildikleri;

Kainatta ki tüm varlıkların müşterek özelliği; Kendi içsel aleminde zihinsel olarak neler düşündüklerini sadece Yüce Allah'a (cc) arz edebildikleri;

İnsanoğlunu diğer varlıklardan ayıran özelliğin zihinsel düşüncelerini diğer varlıklara aktarabilme yetisine sahip olmaları olduğu;

Zihne yansıyan düşüncelerin rahmani mi? şeytani mi? olduğunu insan kolayca bizzat kendisinin aklını kullanarak tespit edebileceği; Dini bilmenin ve yaşamanın bu tespiti kolaylaştıracağı;

Kişinin yaşamında bazen karar anında karşılaşabileceği bir takım sıra dışı hal ve hareketlerin vereceği kararın hangi yönde olması gerektiğine katkısal kişiye özel ilahi birer işaret olabileceği;

Yüce Yaratıcının (cc) insanlık alemine yönelik genel ilahi hitabının Kur'an olduğu; Özel hitabına muhatap olmanın ise kişinin maharetine bağlı olacağı;

"Tabiat yasaları" diye şöhret bulan kavramın aslında yanlış telaffuz edildiği; Bu cümlenin işaret ettiği maksadın "Allah'ın/Yaratıcının yasaları" cümlesiyle ifade edilmesinin daha doğru olacağı;

Allah'ın (cc) vahyinin bir kurallar manzumesinden ibaret olduğu; Neticenin hasıl olmasının da kurallara uymakla mümkün olacağı;

Mevcudatın yaratılış amacına uygun olarak gerçekleştirdiği hal ve hareketlerin Allah'ın cc vahyinden olduğu;

Genellikle insanoğlunda görülen yaratılış amacına aykırı davranış ve hallerin "ben"lik duygusundan kaynaklandığı ve şeytani olduğu;

Kötü hal ve hareketlerin karşılığı ilahi cezanın İnsanoğlu haricinde ki varlıklarda anında cereyan ettiği; İnsanoğluna ise doğrudan İlahi Kudret tarafından vazgeçmesi için fırsat tanındığı;

İnsanoğlu bu dünya da yaptığı hal ve hareketlerin sonuçlarının kendisi, çevresi ve bulunduğu toplum için doğurduğu sonuçlar bakımından hayretler içerisinde kalarak sorumluluğunun ne denli önemli ve etkilediği alanların ne denli geniş olduğunu hesap gününde anlayıp göreceği bunun karşılığında ceza veya mükafat olarak neyi hak etmişse bizzat kendisinin onaylayacağı;

İnsanoğlunun Dünya da emrinde olan ve her istediğini ona yaptıran el, kol, ayak ve göz gibi azalarının tekrar dirilip hesap gününde toplanıldığı esnada kendisinden bağımsız hareket ettiğini aslında kendisine ait olmadığını lehinde ve aleyhinde nasıl şahitlik yaptığını hayretler içerisinde göreceği;

Yaratıcı konumunla düşünmenin Tanrıdan rol çalmak olduğu ve insanı ilahlık iddiasına götürebileceği; Yaratılmış bir konumla düşünmenin ise asıl rol ve insanca bir tavır olduğu;

İnsanoğlu kendi varlığının ve mevcut alemdeki tüm varlığın mevcudiyetinde ki Allah'ın c muradını anlamaktan ziyade niçin yaratıldığını anlamak ve yaratılış amacına uygun bir yaşantıyı başarması gerektiği;

Kıyametle birlikte Ahiret sürecinin başladığı yeryüzünün yeniden yaratılış sürecinde İnsanların cesetlerinin gömüldüğü yerlerden farklı yerlerde dirilecekleri;

İnsanoğlu yapacağı hal ve hareketleri öncesinde doğuracağı sonuçlar bakımından lehinde ve aleyhinde yaşayacağı ihtimaller üzerinde düşünüp daha sonra karar vererek yapması gerektiği;

İnsanoğlu Dünya hayatında ihtilafa düştüğü hususlarda haklı veya haksız olduğunu Ahiret hayatında teferruatlı bir şekilde öğreneceği;

Kişinin dünya hayatında birleştirici zannederek işlediği hal ve hareketlerin nasıl da ayrışmalara ve bölünmelere neden olduğunu Ahret hayatında göreceği;

Dünya hayatında ki her mekanda her kimle ne yaşamışsa yaşadıkları özel olarak Kişinin kendisine gösterileceği ancak yaşadığı çağda canlı cansız kimle etkileşimde bulunmuşsa hepsinin söz konusu gösteri de yer alacağı;

Kişinin hayatında, az ve basit gibi gelen güzel hal ve hareketlerin sürekliliği neticesinde önemli ve ne kadar büyük hayırlar doğacağı;

Kişinin hayatında küçük ve basit gibi görülen nice çirkin söz ve amellerin sürekliliği neticesinde; Yapan kişiyi olumsuz etkileyecek, ömrünün stres ve sıkıntılar içerisinde geçmesine neden olacak çok büyük şerler doğacağı;

Zelzele Suresi okumalarım esnasında zihnime yansıdı.

Estağfirullah… Estağfirullah… Estağfirullah…

Kuran Okuyunuz. O’nu okudukça kişiye özel zihinsel yansımalarını keşfedeceksiniz. Doğrusunu Allah (cc) bilir.

Söz konusu bu ve benzeri çalışmalarım kesinlikle meal veya tefsir çalışması olmayıp, İlgili Sure okumalarım esnasında zihinsel olarak fehmettiğim tespitlerdir. Kişisel olarak ibadet ve zikir amaçlı yaptığımız derslerin paylaşımından kastımızın ümmeti Kur’an okumaya yönlendirmede faydası olacağı düşüncesiyle, ayetlerin ruhuna ve surenin bütünlüğüne uygun akıl ve gönül okumaları yapmak olup Kur’anın itikad, ibadet, muamelat ve fıkhına aykırı tespitlerin varlığı halinde ehlince uyarılmaya her zaman açık ve tashihimin beyanı olduğunu belirtmek isterim.

Fehmi YAĞLI
http://www.mirathaber.com/fehmi-yagli-zelzele-suresi-fehmettigimiz-zihinsel-gonul-okumalarimiz-16-4154y.html


Back To Top