18 Ağustos 2018 Cumartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Hastane anılarım 3

YASİN KARDEŞİM VE AÇIK HAVA SOHBETİ

Üzerine duvar düştüğü için kollarını ve bacaklarını kullanamayan ve yanında anne ve babası refakatçi olarak kalan tekerlekli sandalyeli imam hatip mezunu Yasin kardeşimiz ilk tanıştığımızda kartela okumak istememiş –belki ücretli olduğunu düşünmüş olabilir- ancak herhangi bir ücret talep etmediğimi ve Kurandaki mesajların onlara manevi destek olacağını söylemem üzerine başta annesinin okuyacağını söylemiş sonra annesiyle birlikte her gün okuyor ve fizik tedavi ünitelerinde her sabah yenileriyle değiştirmeye başlamıştı tedavide buluştuğumuzda.
Hastane anılarım 3
Babasıyla da sürekli selamlaşmamıza mesajlar vermeye çalışmamıza rağmen pek başarılı olamıyorduk ilk başlarda çünkü bir ön yargısı var gibiydi dini mevzulara. Bu konuda Yasin de çok ısrarcı oluyordu bana ne olur babama da anlatın der gibiydi. Bir gün hastanenin bahçesinde bana el salladı ve yanlarına gitmemi ister gibiydi. Ben de gittim, Süleyman ağabey bana anne ve babama Kur'anda sabırdan bahseder misin uzun süren bu tedavide öncellikle anne babam olmak üzere hepimiz yıprandık. Kuranda sabır ifadesi önceki günlerde yürüttüğüm tedrici davet çalışmasının ürünüydü hüsnü zannıyla çok mutlu olmuştum ve ezberimden anlatırım ama elimde Kuran olması daha iyi olur ben bir koşu kuran alıp geleyim dedim orada bulunanlar da dinlemek ister gibiydi. Ben odama gitmeden evvel hastanenin acil girişi önünde Yasin ve ailesiyle birlikte 5-6 kişi vardı, üç dakika sonra döndüğümde ise 10-12 kişi olmuşlardı. Ben de sabah namazında genç Ali Osman hocamızın okuduğu ayetlerin meallerini mescitteki derste okumak için hazırlanmıştım. Ezana 30 dakika kalmıştı ve 20 dakikada Kur'an dersimizi dinleyen kişi sayısı beşi erkek olmak üzere yirmiyi bulmuştu. Çok memnun oldukları gözlerinden okunuyordu. Tekrar ne zaman ders olacak der gibiydiler. Hatta bir hanım kardeşimiz yarın da ders yapalım mı diye sordu. Ben de olabilir, niye olmasın? Hatta açık hava konseri oluyor da açık hava sohbeti niye olmasın diye sordum o an doğaçlama aklıma gelen açık hava sohbeti ifadesini kullanarak. Sonraki gün akşam yemeğinden sonra buluşmak üzere Fatiha dedik. O gün ben açık havada ders yaparken cemaatten yaklaşık on kişi hocanın yanına giderek ben şikâyet ve tehdit etmiş gıyabımda. Hiçbir şeyden habersiz olarak namazı kıldım ve namaz sonrası ders yapmayı düşünürken Ali Hocamız beni yanına çağırdı ve senle biraz konuşmamız lazım dedi. Ben de arkadaşlarımla sözleştim düzenli ders yapıyoruz şimdi ders yapmak istiyorum yatsı sonrası konuşsak olur mu diye sordum. Ancak o ayakta benle biraz daha konuştu ve mescitte onla konuştuğumu gören bazı cemaat ders olmayacak düşüncesi ile mescitten ayrıldı. Hala çok üzülürüm o gün bazı kardeşlerimin namaz sureleri ve anlamı dersimizi dinleyememiş olmalarından ötürü bazı fitnecilerden ötürü. Ama yine de imamı daha önce bu konuda müsaadenizi almıştım dersi şimdi yapmak istiyorum diyerek ikna ettim ve dersi işledim heyecanla. Ders sonrasında aklıma gelen Hz. Aişe annemize atılan iftira olayından ötürü " Bu bir fitnedir demeniz gerekmez miydi" ayetini hatırlattım kardeşlerime. Daha sonra yatsı vakti Ali hocamız ve derslerin müdavimi olan sevgili 37 yıllık öğretmen ağabeyim Numan Hocam ile bir saatten fazla istişare ettik. Çıkan fitnenin kaynağı olarak birçok adres Emekli İmamı gösteriyordu ancak ben yine de hiç kin gütmedim kendisine ve ama o ısrarla sürdürünce havale ettim sonunda Allah'a. Ali hoca son fitnenin ve tehdidin şu şekilde olduğunu söyledi: Gelen grup Süleyman Hoca kadınları başına toplamış sen ne yapacaksan yap yoksa biz ne yapacağımızı biliriz. Bunu duyunca Fe Subhanallah dedim. Kimseden korkum yok çok şükür gelenlerin çoğunun kadın olması onların daha fazla ihtiyaç sahibi olduğunu gösterir zaten 2-3 tanesi hariç 50-60 yaş üstü idi hepsi. Başta tutanak tutmaktan bahseden hoca sonunda niyetimi ve yaptıklarımı öğrencince sırtımı sıvazlayarak istediğin yerde istediğin zaman ders yapabilirsin dedi çok şükür.

Yazının devamı için »»


Süleyman DİLMEN
http://www.mirathaber.com/hastane-anilarim-3-14-4148h.html


Back To Top