21 Ekim 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Hırslı zenginler her türlü çılgınlığı yapabilir


Vatan Şaşmaz zengin bir kadın tarafından öldürüldü

İstanbul Beşiktaş'ta ünlü bir otelde ünlü sunucu Vatan Şaşmaz ile eski manken Filiz Aker ölü bulundu. Aker'in Şaşmaz'ı vurduktan sonra intihar ettiği belirlendi.
Hırslı zenginler her türlü çılgınlığı yapabilir
Edinilen bilgiye Filiz Aker 17.00 sıralarında yiğeni ile yemek yerken gelen bir telefon mesajı ile odasına çıktı. Aker'den uzun süre haber alamayan yeğeni durumu otel görevlilerine ve polise bildirdi. Kapıyı açan otel görevlileri Vatan Şaşmaz ile Filiz Aker'i kanlar içerisinde yerde ölü olarak buldu. İhbar üzerine otele gelen polisin yaptığı incelemede Vatan Şaşmaz'ın sırtından 4 kurşunla, Filiz Aker'in ise başından tek kurşun ile yaşamlarını yitirdiklerini belirledi. Polis Filiz Aker'in Şaşmaz'ı vurduktan sonra bulundurma ruhsatlı tabancası ile intihar ettiğini tespit etti. ABD'de Green Kart ile yaşayan ve eski mankenlerden Filiz Aker'in Aker'in bir süre önce İranlı milyarder bir işadamı ile evlendiği ve Dubai'ye yerleştiği, bir ay öncede eşinden ayrılarak İstanbul'a geldiği ve olayın yaşandığı otele yerleştiği belirtildi. Otele Vatan Şaşmaz'ı Filiz Aker'in çağırdığı telefon kayıtlarında ortaya çıktı.


Önce şu tespitte bulunayım. Türkiye’de nahoş olayların perde arkası gerçek ve daha derin boyutlarıyla aydınlatılmıyor. Çünkü hadiseler manevî perspektiften ele alınmıyor. Zengin, güzel, şöhret sahibi, hemen her arzuladığına kavuşan fakat ilerleyen yaşına rağmen dünyevî ihtiraslarından bir türlü kurutulamayan, istediğine/istediklerine kavuşamadığında çılgınca kararlar verebilen insanların hak et-i ruhiyesine sergiliyor eski manken Filiz Aker. Bunu nereden mi anladım? Bu bayanın sosyal medya paylaşımlarına bir kere bakmanız kâfidir. Yabancı ülkelerde hayal bile edemeyeceğimiz tatil merkezlerinde ve 5 yıldızlı otellerde, zengin içkili sofralarda, pahalı arabaların veya helikopterlerin önlerinde veya yatların içinde gururlu pozlarla çekilen fotoğraflar, nasıl bir hayat yaşadıklarını/yaşamak istediklerini açıkça göstermektedir.

Hırsla Zenginleşmenin Manevî Tahribatı Büyüktür

Dünyevî arzu ve istekler, sınırsız bir şekilde artmaya başladığında kişi, her türlü ahlâkî değerleri unutmaya başlar. Kişi, zenginliğin sağladığı imkânlarla nefsî isteklerini, kayıtsız şartsız olarak yerine getirmeye başladığı andan itibaren her şeye sahip olacağına inanmaya başlar. Dünya, makam, mal, mülk, güzellik ve şöhreti taparcasına seven böyle kişiler için, refah ve lüks içinde doyasıya yaşamak temel gâye hâline gelir. Bu şekilde hiç yaşlanmayacak ve hiç ölmeyecek gibi yaşamak, en büyük arzularıdır. Peki bu hırslı ve zengin kişiler, bu hâlleriyle ve sahip olduklarıyla mutlu daha doğrusu huzurlu mudurlar? Asla.

Haberde de okuduğunuz gibi bırakın huzurlu olmayı böyle kişiler, ileriki yaşlarında hem kendilerine, hem de sosyal çevrelerine bile zarar verebilir. Tul-u emel, yani bitmez tükenmez istek ve arzular ile ilgili şu hadis-i şerif, sanki hırslı insanlar için söylenmiş:

Âdemoğlu ihtiyarladıkça onda iki şey gençleşir: Mala ve hayata karşı hırs. (Buhari; Rikak: 5).

Evet, mevcut olanla kanaat edemeyenler, daha fazlasını istemeye bağlı olarak hep huzursuzluk yaşayacaktır. Bu ileri yaşlarda daha da belirgin olacaktır. Elde edilemeyince de bunu bir başarısızlık olarak görenler, büyük hayal kırıklığına uğrayacaktır. Başarıyı yakalayamama ve elindekini kaybetme durumu ise böyle kişileri hep endişelendirir ve kaygı düzeyleri arttıkça, şeytanî plânlar yapmaya başlarlar. Gayretkeşlik görünüşü altında ihtiraslarını zekice gizleseler de bir şeyi/insanı kaybetme riski ile karşı karşıya geldiklerinde birden bir canavara dönüşürler. Zenginlerin muhitlerinde işlenen kriminolojik vakıaların birçoğu kadın, aşk, para ve kıskançlıkla yakından ilişkili olması bir tesadüf değildir. Temiz fıtrat bozulunca, vicdanlar körelince, güzel ahlâk kaybolunca hırslı/zengin insanlar, Allah’ın himayesinden uzaklaşır, Yaratıcısıyla yabancılaşır ve şeytanın cirit attığı tehlikeli alanlarda boy göstermeye başlar. Sonuç ise çoğu zaman hem bireysel, hem de sosyal felaketlerle biter.

Velhasıl

Bu yaşanmış ibretamiz olaydan başta zenginlik içinde yüzen insanlarımız olmak üzere hepimiz ders çıkartmalıyız. Zengin insanlar, gurur, kibir, üstünlük taslama, her şeyi elde edebilme gibi manevî ve sosyal hastalıklara daha kolay yakalanabilir. Halbuki bütün bu ahlâkî sapmalar, zenginliğin anlam ve hikmetini yani bir imtihan vesilesi olduğu bilinmediği için ortaya çıkan şeytanî tuzaklardır. Onun için, benzer acı olaylar yaşanmaması için zengin insanlarımıza bazı tavsiyelerim olacak:

- Zengin insanların başka insanlardan şu veya bu sebepten dolayı üstün olduklarını düşünmeleri veya her arzuladığına kavuşabileceklerine inanmaları, nefsin âfeti ve şeytanın bir oyunudur. Onun için zengin insanlar, nefsanî/şeytanî tuzaklara aldanmayıp, kibri ve hırsı bir yana bırakarak, kadere rıza göstermeli ve kanaatkâr olmalıdır.

- Zengin insanlar, kendileri ve gelecekleri hakkında iddialı sözler sarf etmekten ve hüküm vermekten sakınmalı, kendi nefislerine göre değil Allah’ın emirlerine uygun bir hayat yaşamalıdır.

- Zengin insanlar, nefislerini ve mallarını putlaştırmamalı, sahip oldukları ve sevdikleri mal ve mülkleri ile övünmemelidir. Allah’a şirk koşmaktan sakınmalı, gafletten kurtulmanın yollarını aramalıdır.

- Zengin insanlar, dünyadaki geçici veya kalıcı şeyleri, Allah’ın bir lütfu olduğunu görmeli ve bunun için O’nu hatırlayıp sürekli olarak şükretmelidir.

- İnsanlar, zenginleştikçe daha alçak gönüllü olmalı, manevî ve sosyal sorumluluklarını unutmamalıdır. Zenginliğinden dolayı şımarıp ucub ve kibre düşmemeli ve yaptığı hayırlara riya karıştırmamalıdır.

- Zengin insanlar, şuurlu ve ihlâslı Müslümanların nasihatlerine kulak verip istişareye önem vermelidir.

Son Bir Hatırlatma

Eski manken Aker, o feci olaydan birkaç saat önce Instragram hesabında şu ifadeleri kullanmış: “Yaşam, her anın için, sana çok teşekkür ederim.” Eğer Aker, teşekkürde bulunduğu yaşamın yaratıcısının yüce Allah olduğunu bilseydi, yaşamdan sonra da mahşerin ve ebedî yaşamın varlığına inansaydı başkasını ve kendisini hiç kıyabilir miydi acaba?

Ali Fuat AKÇAPINAR
http://www.mirathaber.com/hirsli-zenginler-her-turlu-cilginligi-yapabilir-8-1656h.html


Back To Top