24 Haziran 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Hz. Ali ile ilim üzerine bir söyleşi (4)

Hz. Ali’nin zihnî dünyamda kurguladığım sohbetimiz esnasında kendisine yönelttiğim sorularıma verdiği cevaplar, (başka kaynak gösterilmediği sürece) Mehmet Yılmaztarafından 2003 yılında hazırlanmış olan “Dört Halifeden Vecizeler Sözlüğü” kitabından alınmıştır. Tırnak içinde verilmeyen veya parantez içinde yer alan çok az sayıdaki cevabî sözler, sohbet akışına uyum sağlanması için tarafımızca ilave edilmiştir.
Hz. Ali ile ilim üzerine bir söyleşi (4)
Ben:Ya Ali; Peygamberimiz (sav) sizler hakkında “Ben ilim şehriyim, hikmet eviyim. Ali de onun kapısıdır. İlim isteyen kapıya gelsin!”[1] buyurmaktadır. Bu hadis-i şerif doğrultusunda sizlerle ağırlıklı olarak ilim, hikmet, cehalet ve akıl üzerine bir söyleşi yapmak istiyorum. İlim nedir, niçin bu kadar önemlidir? Hikmetle ne gibi bağlantısı vardır?

Hz. Ali:İlim (âlimlik), bir hazinedir, kılavuzluktur, sığınaktır, diriliktir, şerefin en üstünüdür, soyluluğun süsüdür. Hayat, ilimle tamam olur. Hikmet, ilimle tanınır. Hikmet, akıllının yitiğidir; nerede olursa olsun, onu almaya en layık olan odur.

Ben:İlim sahibi olan bir âlim hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Hz. Ali:Âlim, yeryüzünde Allah’ın kandilidir. Allah, bir kimseye iyilik dilerse, onu o âlimden yararlandırır. Âlimlerle (bilginlerle, bilim insanlarıyla) arkadaşlık ediniz, bilgelere karışınız; bu nefsinizi temizler, bilginizi artırır ve cehaletinizi/bilgisizliğinizi giderir. Bilgi edinen bilgisiz insan (câhil), âlim gibidir.

Ben:Âlim veya bilim insanı, kandil yani aydınlatma işlevini yitirebilir mi?

Yazının devamı için »»


Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/hz-ali-ile-ilim-uzerine-bir-soylesi-4-14-4398h.html


Back To Top