22 Mayıs 2018 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Kur’an medeniyetinde konuşma dili (2)

“Yetimin malına, en güzel tarzı dışında ergenlik çağına varıncaya kadar,  yaklaşmayın (haksız bir tasarrufta bulunmayın). Ölçeği ve tartıyı tam uygulayın. Biz, kişinin gücünün yetmediğini teklif etmeyiz. Söz söylediğiniz zaman, akrabanız bile olsa, hep adaletle konuşun.Allah'a verdiğiniz sözü ifa edin. Allah, öğüt alasınız diye size bunları tavsiye etti. (Enam: 6/152)”

İşte Kur’an medeniyetindeki konuşma dilinin sırrı ve hikmeti bu ayetteki, Söz söylediğiniz zaman, akrabanız bile olsa, hep adaletle konuşun, cümlesindemündemiçtir.

Sözün bile adaletle konuşulmasının gerektiğini bildiren Kur’an’ı Kerim, Konuşmayı çok ince bir sanat, dinlemeyi asıl bir nezaket tablosu niteliğinde sahneler. Bu haliyle konuşmayı da dinlemeyi de mükemmel bir iletişim aracı olarak sistemleştirir. Bu ve benzeri açıklamaları yapan Kur’an, müslümanlara erişilmez bir medenî formasyon kazandırır. Bundan yarım asır önceki İstanbul’un yerlileri tatsız, seviyesiz ve yersiz bir söze muhatap oldukları zaman “selamun kavlen min rabbirrahim” ile cevap verirlerdi. Konuşmanın bu tarzı ailede de bütün incelikleri ile uygulanırdı. Konuşmanın ailedeki tarzı güzellikte zirve yapardı.

Geçen hafta yazımda İsrâ suresinin yirmi üçüncü ayetini dile getirmiştim. Ayet mealini tekrarlayalım ve devamına bir göz atalım, harikalar ikliminde olduğumuzu hissederek yaşayalım:

“Rabbin, Kendinden başkasına kul olmayın, ana ve babaya iyilik edin” diye hükmetti. Eğer onlardan biri veya her ikisi de senin yanında yaşlanırlarsa onlara “öf” deme. Onları azarlama. Onlara kerim sözsöyle. İkisine de merhamet ederek tevazu kanadını indir ve şöyle de: "-Ey Rabbim! Onlar, beni küçük iken terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de şimdi onlara merhamet et." (İsrâ: 17/23,24)

 Allah Teâlâ kendine ubudiyetten sonra evladın, ebeveyne “öf” demesini yasaklar. Kur’an ile sadakat, muhabbet ve merhamette onlara kerim söz söylemesini emreder. Kerim söz, cömert olmaktır, iyilikseverliktir ve ahlak ile mücehhez olmaktır. Kerim söz söyleyecek insanın değerli olması istenmektedir. Bu söz,kerîm(aksanlı) olursa, hürmet, ikram, edep, af, bağış, ikramı bol ve bunların sürekli olması anlamlarını içerir. El-Kerîm olursa, kesintisiz bol bol veren ve hiç ihmal etmeyen, gözden kaçırmayan iyiliği tükenmeyen cömert ve çok affeden manasında Allah Teâlâ’nın isimlerinden olur.

Onun içindir ki, bu kelime, “kerîm”şeklinde söz için kullanıldığında insanı medeniyet zirvesine yükselten markalı ve medenî bir kavram olur. Bunun kalite kaybına uğramaması için sürekli devam etmesi gereklidir. Özellikle bu manada evladın her sözü gönül okşayacak, kasıt taşımayacak ve içten gelen güzel ve faydalı konuşma tarzında olacaktır. Özellikle bu edeple süslenmiş ve vakarla olgunlaşmış kavram medenî bir formasyon olur ve dolayısı ile toplumu da kapsayarak medenî bir toplum görünümü verir. Yani, yalnızca bu kavram, topluma medenî hüviyet kazandırır. Demek ki kerim söz, başta ana baba olmak üzere her kese, her zaman ve her yerde tevâzu ve vakarla ahlâkî ilkeleri cömertçe kullanarak konuşma tekniğidir.

Günümüzde aile facialarının, katliam gibi aile cinayetlerinin ve korkunç boyutlarda yayıldıkça yayılan nesep zayiatının önüne geçip toplumu İslamî ilkeler istikametinde yeniden imar edecekkerîmsöz, millete adaletle beyan edilmelidir. Bunu layıkı veçhile yapacak çok büyük bir potansiyel gücümüz vardır ve yürürlüktedir. Halkımızın bunu hasretle aradığı bir gerçektir. Evet, halkımız ekine hazır münbit toprak gibidir. Bu ilâhî nimeti işleyecek Diyanet İşleri Başkanlığımız, merkez teşkilattan taşra teşkilatlarına ve köydeki imama varıncaya kadar seferberlik ilan ederek çalışıp hem kendi aslî görevini ifa etmeli ve hem de halka irşad görevini yapmalıdır. Buna çok büyük ihtiyaç vardır. Başta devlet bunu gerçekleştirmelidir.

Bunun için öncelikle Kur’an Kurslarına, İmam Hatip Liselerine, İlâhiyat fakültelerine kalite kazandırılmalıdır. Aksi takdirde günümüzde yılların tecrübeli hocaları, imamları ve vaizleri, Kur’an’ı beyan etmeleri ve sünneti layıkı ile anlatmaları gerekirken genellikle bilgi yetersizliği yüzünden cemaatin mevcut bilgisini de karıştırıyorlar. İmanı birkaç klişe cümle ile namazı adet niteliğinde ifadelerle anlatmış sayıyorlar.Kerîm, hakve âdilsöze çok çok muhtacız. Esselamu aleykum.

İlhan ORAL
http://www.mirathaber.com/ilhan-oral-kuran-medeniyetinde-konusma-dili-2-45-3707y.html


Back To Top