17 Ocak 2018 Çarşamba
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Sosyal çürüme nerede başlar

Çağımızda büyük savaşların arka planında sistem savaşları etken rol oynamakta ve çılgınca devam etmektedir. Bütün şiddeti ile sürdürüldüğü gibi savaşlar taktik değiştirerek üstünlük kurmak için akla ziyan çalışmalar yapılıyor. Bu taktikler, kısa, orta ve uzun vade olarak planlanıp uygulanıyor. Meselelerin arka planını göremeyenler zarar ediyorlar.

Halkın beslenme ihtiyaçlarını karşılayacak besin maddelerinin bulunduğu depoda hangi madde daha çabuk bozulur ve daha garantili nasıl korunur bilinmeli ve çok iyi hesap edilmelidir. Bu öngörüyü sağlayamayan ve sağlam hesap yapamayan yetkililer sonunda çaresiz kalır, toplum da perişan olur. Bir daha zararı önleme imkânı bulmakta sıkıntı çeker.

Hele korunması gereken insan ise ve bu, toplumu toptan ilgilendiriyorsa hatta medeniyetler savaşı çerçevesindeyse kızışmış savaş, platformunda sürüyorsa, ihmali mümkün değildir. Bunun göz ardı edilir tarafı yoktur. Bu kangren olmuş yara varsın kendi haline kalsın, öylece kalsın, diyecek bir akıl sahibi düşünülemez. İkinci Cihan savaşı akabinde Amerika Birleşik Devletleri bize dostluk elini uzattı! Güyâ bu müşfik irade bize neler verecekmiş bir düşünelim. O zaman hayvancılığı yeter oranda olan bize “süt tozu” ikram etti. Bize “süt tozu” vermesiyle başlayan MARŞAL yardımı ile bizde pis kokulu bir devir başladı. Bu “dost ikramı” köylerimize hatta mezralarımıza kadar ulaştırıldı.

ABD elbette bununla yetinmeyecekti! Devlet kademelerimize güçlü ajanlarını yerleştirdi. Çalışmalar sürdü. Türkiye’yi yerli iş birlikçileri ile yönetmek için Robert koleji diye bir okul açtı. Bu okul yalın ve yalnız kalır ve yetiştirdiğimiz erkekler evlendikleri yerli bayanlardan etkilenir, endişesi ile güzelim Üsküdar’ımızın en mûtena yerinde Amerikan kız koleji açtı. Artık planlar tıkırında gelişerek devam ediyordu. Nice fesat yuvası yanı sıra bahtsız İncirlik’te askeri üst kurdu. Artık İncirlik çevresinde ki bölge, nice ihanete, nice iğrençliğe, nice çirkefliğe ve nice zulme yataklık yapan bahtsız bir alan olacaktı.

Adana’da elden ele yeni doğmuş bebeklerin dolaştırıldığı ve satışın yapıldığı merkez bir yer gerekiyordu. Bunun için bir doğumevi ayarlanır. Bunun şubeleri artırılır. Bu bölgenin bazı yerinde bir senede “iki defa hamile kalan” bayanların olduğu haberi yayıldı. Amerika’ya ihraç edilen bebekler hakkında muhammen bir hesap yapılıyor. Yirmi senede yetmiş iki bin bebek ihraç edildiği tahmin ediliyor. Nice iğrenç kokulu olaylar yayıldıkça yayılıyor ve bugün nesebi belli olmayan kimi insan, adını vermek istemediğim bir televizyona akın etmeye başladı. Kimi doğum evinde, kimi, farklı evlerde, kimi mezrada, kimi merdiven altında doğum yapan kadınlara, “çocuğun öldü” gerekçesi ile kimin bebeğinin kimin eline geçtiği bilinmiyor ve kayıtlarda da bulunamıyor. Bu tür olaylar karşısında nice yüreği yanık anaları ömür boyu ağlatan “dostlarımızın” bize neler yaptıklarının farkına varabiliyor musunuz?

Nice kadınlarımızı istismar ettiklerini, nice bebeklerimizi ana şefkatinden mahrum ettiklerini ve nice insanımızın “annemi bulsam, akrabalarımla buluşsam, onların kokularını koklayabilsem” diye yanıp tutuşan bu garip mazlumların hasretini kim giderecek? Onların insanlık itibarlarını kim iade edecek? Bunlara göz yuman hain, zalimleri kim bulup yargılayacak? Bundan sonraki nesilleri kim koruyacak? Görebildiğim kadarı ile akıllı, temkinli ve yüreği hınç dolu bir delikanlı aylardır nesebini arıyor! Bütün yolları şifreleyerek kapatmışlar. Ne ana var, ne baba var ortalıkta. Bu delikanlı bakışlarıyla manidar ve korkunç mesajlar veriyor. Şimdi bir bakın, böylesi dostlar için Kitabımız ne diyor?

Ey müminler! Sizden başkalarını dost edinmeyin: Onlar size fenalık yapmakta, fesat çıkarmakta kusur etmezler. Sizin sıkıntıya girmenizi isterler. Onların size karşı olan kin ve düşmanlıkları ağızlarından dökülmüştür. Kalplerinde gizledikleri düşmanlık ise daha büyüktür. Düşmanlıklarına dâir ayetleri düşünür ve anlarsanız diye açıkladık.”(Nisa:3/118 )

Bütün bunların karşısında toplumun yeniden dizayn edilmesi gerekiyor. Çürümenin nerede başladığını teşhis ve tesbit ile ailenin yeniden inşa ve imarı için seferber olmalıyız. İçimden gelmiyor değil. Bir sabah Cumhurbaşkanımız beyanat veriyor ve diyor ki; “Yeniden köklü bir aile eğitim programı başlatıyoruz.” Allah Allah! Esselamu aleykum.

İlhan ORAL
http://www.mirathaber.com/ilhan-oral-sosyal-curume-nerede-baslar-45-2808y.html