14 Aralık 2018 Cuma
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

İskoçya'da müslüman kadın polisler başörtüsü takabilecek

İskoçya polisi, başörtüsünü resmi üniformanın bir parçası olarak kabul etti. İskoçya'da Müslüman kadın polis memurları daha önce ancak amirlerinin izniyle başörtüsü takabiliyordu.
İskoçya'da müslüman kadın polisler başörtüsü takabilecek
Independent gazetesinin haberine göre, İskoçya Polis Müdürlüğü, kararın çok kültürlü bir polis gücü yaratılmasına katkıda bulunacağını ve "daha önce polis memurluğunu bir kariyer seçeneği olarak görmeyen Müslüman kadınları yeniden düşünmeye sevk edeceğini" söyledi.

İskoçya Polis Müdürü Phil Gormley, kararı açıklarken, "Bu kararımıza personelimizin yanı sıra Müslümanların ve toplumun diğer kesimlerinin verdiği desteğe minnettarım. Diğer kurumlar gibi biz de, polis gücünde hizmet verdiğimiz toplumların eşit temsilini sağlamayı amaçlıyoruz" dedi.

İskoçya Polis Müdürlüğü'nün bu yıl yayımladığı bir raporda, polis memurluğu için yapılan 4.809 başvurunun sadece 127'sinin (yüzde 2.6) farklı etnik kökenlerden kişilere ait olduğu belirtilmişti.


İSKOÇYA İNGİLTERE’DEN SONRA BAŞÖRTÜSÜNE EVET DİYEN BİR ÜLKEDİR

skoçya, uluslararası camiada genellikle Birleşik Krallık veya Büyük Britanya olarak adlandırılan devlete bağlı bir ülkedir. Yani İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda ile birlikte Birleşik Krallık'ı oluşturan 4 ülkeden biridir. 60 milyonluk Birleşik Krallık'ta 3 milyon üzerinde Müslüman yaşamakta. 5.3 milyon civarında bir nüfusa sahip olan İskoçya’da ise sadece 77 bin Müslüman ikâmet etmekte (% 1.4). 2013 sayım sonuçlarına göre İskoçya nüfusunun % 17'si 65 yaş ve üzeri kişilerden oluşurken, nüfusun % 16'sı 15 yaşın altındadır. Yani yaşlıların nüfusu, genç nüfustan daha fazladır.

Geçen seneden beri İskoçya, demografik yapının değişimine bağlı olarak da polis teşkilatına yeni elemanlar kazanma derdindedir. Öyle ki Müslüman kadınların emniyet gücüne katılmalarını bile teşvik etmektedir. Geçen sene İskoç Polis Otoritesi, "İş Gücü Çeşitlilik Stratejisi" ismi altında bu yönde bir hazırlık yapmıştı. Buna göre Müslüman kadın polislerinin üniformasına başörtüsü takma izni verilecek ve böylece İskoçya'nın nüfusundaki çeşitliliği de yansıtılacaktı. İskoçya, son yıllarda Avrupa’da kol gezen İslamofobia’nın etkisi altında kalmadan ve son olarak Avrupa Adalet Divanı’nın başörtüsü aleyhinde aldığı kararı da önemsemeyerek, planladığı gibi sözünde durdu. Haberde de okuduğunuz gibi İskoç Emniyet Teşkilatı, başörtüsü kullanımına resmen izin verdi. Böylece İskoçya, her ne kadar işgücü açığını kapatmak maksadıyla böyle bir açılıma ihtiyaç duymuş ise de alım süreçlerini etkileyen gereksiz bariyerleri ortadan kaldırma cesaretini gösterebilmiştir. Bu olumlu gelişme, diğer Avrupa ülkeleri için bir örnek teşkil etmelidir.

Başörtü Yasağını Kaldıran İlk Ülke: İngiltere

“İngilizler Osmanlı Devleti’nin çökertilmesinde başrolü oynayan ve Hindistan Müslümanlarını kana boğan bir ülkedir. Çanakkale’de on binlerce vatan evladının şehid düşmesine sebebiyet veren ve 1918-23 arasında İstanbul’u 5 yıl boyunca işgal etmişlerdir. Dönemimizde işgalci ve sömürücü Amerikan politikalarının da düzenleyicisi konumundadır. İngilizler dış dünyada Müslümanlara yönelik cinayetler işlerken kendi sınırları içinde adalet uygulamaya çalışmaktadır. Buda ünlü İngiliz siyasetidir. Bu hatırlatmalardan sonra…”

Türkiye’de bir zamanlar bürokraside jakoben laikçilerin ve Kemalistlerin dayatmalarına bağlı olarak kamu alanında başörtüsü yasağının uygulandığı bir dönemde İngiltere, kendi ülkesinde yaşayan Müslümanlara kamu alanı dâhil başörtüsü takma hakkı tanımıştı. İskoçya’dan çok daha evvel İngiltere ve Londra Polis Teşkilatı, 2001 yılında farklı etnik kökene sahip olan kişileri polis memuru olmaya özendirmek için, başta başörtü ile Hintlilere mahsus “Türban” olmak üzere dinî içerikli kılık kıyafetlerini resmi üniformasının "tercihli" bir parçası haline getirilmesine izin vermişti.

İngiltere’de dinî özgürlükler bağlamında kamu veya özel alan ayrımı yapmaksızın her alanda başörtüsüne saygı çerçevesindeki yaklaşımların öncülüğünü yapan dönemin İçişleri Bakanı doğuştan görme engelli David Blunkett’tir. Blunkett, Alman Handelsblatt gazetesinde Kasım 2004’de yayınlanan bir makalesinde, İngiltere’nin yabancılar politikasının asimilasyondan ziyade entegrasyon olduğunu, kimsenin inançlarından dolayı baskı altında tutulamayacağını, herkesin inanç özgürlüğüne sahip olduğunu, başka dinlere sahip olanların da inandıklarını serbestçe günlük hayatta ve kamu alanında yaşayabileceklerini ifade etmişti.

Yabancı kökenlilerin hem Britanyalı, hem de Müslüman olarak bu topraklarda özgürce yaşayabileceklerinin kanunî teminatının verildiğini söyleyen Blunkett, ayrıca şu ilginç fikirleri de savunmuştur: “İnsanlar, kendi kimlikleriyle iftihar edebilmeli ve başkalarınınkine de saygı göstermelidir. Büyük Britanya’nın İç İşleri Bakanı olarak kamu alanında kılık kıyafetle ilgili yeni özgürlükçü düzenlemeleri memnuniyetle karşılıyorum. Hintli polisimiz başına turban takabilir, Müslüman hanımlar ise kamu görevlerinde üniformaları yanında hicaplarını (başörtülerini) da takabilir. Okullarda ve diğer kamu binalarında kişilerin kimliklerinin bir işareti olan dinî simgelerin yasaklanmaları için herhangi bir gerekçe göremiyoruz”.

Özelde İngiltere ve İskoçya, genelde Büyük Britanya’da yaşayan Müslümanlar, dinî inançlarından taviz vermeden mesleklerini özgürce icra edebiliyor ve kendi alanlarında kariyer yapabiliyorsa bunda David Blunkett’in büyük emeği ve katkıları vardır.

Ali Fuat AKÇAPINAR
http://www.mirathaber.com/iskocyada-musluman-kadin-polisler-basortusu-takabilecek-1-436h.html


Back To Top