All for Joomla The Word of Web Design

İslam, bir konsil dini değildir

At izinin it izine karıştığı, her kafadan bir sesin çıktığı, hiziplerin kendi zaviyesinden bakıp “ancak doğru din budur” şeklindeki İslam anlayışlarının ortalıkta uçuştuğu son günlerde, Diyanet İşleri Başkanlığı işaret edilerek adeta “bu işe dur de” görevi verilmiştir.

İslam’ın iki ana kaynağı vardır. Kur’an ve Sünnet. Hatta tartışmasız tek ana kaynağı vardır, o da Kur’an’dır. Çünkü Kur’an’ın Allah’a aidiyetinde zerre kadar şüphe yoktur. Allah’tan, vahiy yoluyla Cebrail (a.s) vasıtasıyla Peygamberimize gelmiş, vahiy kâtiplerine yazdırılmış ve birçok hafızlarca da ezberlenmiştir. Ayrıca “Kur’an’ı biz indirdik, onu koruyacak olan da biziz(Hicr:15/9) ayeti gereği, korunması Allah tarafından garanti edilmiş bir kitaptır. Dolayısıyla Allah’ın korumasında olan Kur’an, tarihî süreç içerisinde hem satırlardahem de sudûrlarda/göğüslerde tevâtüren nakledilerek gelmiştir. Bundan dolayı İslam âlimlerince ittifakla kabul edilmiş, tartışılmayan tek kaynak Kur’an-ı Kerim’dir. Ondan sonra gelen Edille-i Şeriyye, Kur’an’a ters düşmedikleri sürece delil kabul edilirler. Sünnet de, ikinci kaynak olarak, Kur’an’a ters düşmemek zorundadır. İmam Âzam’ın ifadesiyle “Peygamber Kur’an’a ters konuşmaz, Kur’an’a ters konuşandan da peygamber olmaz.”

Bundan dolayı bütün yollar Kur’an’a çıkmalıdır. Ama Kur’an her konuda hüküm ortaya koymamıştır. “Bazı hükümler için nass/ayet ve hadis getirilmeyip sükût edilmiş ve mevcut nassların ışığında anlaşılmaya çalışılması için müslüman akıllara terkedilmiştir.Hükümleri ortaya koyan nassların ifade biçimleri genellikle, birbirinden farklı birçok anlayışı, görüşü ve ictihadı bünyesinde barındırabilecek surette geniş ve esnektir.(Yusuf el-Karadâvî, İhtilaflar Karşısında İslâmî Tavır, Trc. Osman Taha, s. 89,ilke yayınları, İst.1992)

Yazının devamı için »»

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir