20 Ekim 2018 Cumartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

İşsizlik intihara yol açıyor

2016 yılında işsizlik veya işten atılmalar sebebiyle en az 90 işçi intihar etti.
İşsizlik intihara yol açıyor
CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, işsizlik ve çalışma şartlarının güvencesizliği sebebiyle yaşanan intiharların belirlenmesi ve genç emek üzerinde üretim alanında yaşanan baskıların tespit edilmesi maksadıyla araştırma komisyonu kurulmasını istedi. işsizlik sebebiyle intihar edenlerin listesini çıkaran Yılmaz, “İşsiz olduğu, atanamadığı, ihraç edildiği gerekçesiyle intihar eden gençlerin sayısı artmaktadır. 2016 yılında ağır iş çalışma koşulları nedeniyle de en az 90 işçi intihar etmiştir. İşe bağlı intiharların iş cinayeti olarak kabul edilebilmesi, gençlik üzerinde işsizliğin yarattığı psikolojik sebeplerin araştırılması ve tüm bunların yarattığı vahim sonuçların önüne geçilmesi için TBMM’nin araştırma yapması şarttır” dedi.


İŞSİZLERİN GELECEĞE ÜMİTLE BAKABİLMELERİNİN MANEVÎ FORMÜLÜ

Gelir kaybına ve yoksulluğa yol açan kalıcı işsizlik, ciddî bir sosyal risk türüdür. Çalışma gücü ve iradesine sahip olan insanların, geçimlerini sağlayabilecekleri insan onuruna yaraşır bir işte çalışamamaları, işsiz kalanlar için hem maddî, hem de manevî tehlikeler barındıran tehlikeli bir durumdur. Temel ihtiyaçların giderilmesini sağlayan gelir kaynağının ortadan kalkması ile işsiz kalan bir insanın sadece sosyal statüsü gerilemez aynı zamanda toplum içinde sosyal münasebetleri de azalır. Kişide buna bağlı olarak zaman duygusu ve düzen algısı değişikliye uğrar. Bir başka ifadeyle topluma ve sosyal çevreye faydalı olma duygusu kaybolur. Sosyal çevreden uzaklaşan işsiz bir insan, yalnızlık ve terk edilmiş duygularıyla kötümser bir havaya bürünür ve psiko-somatik rahatsızlıklara yakalanabilir. Kişinin bu durumda öz saygısı zedelenebilir ve bazı olumsuz düşüncelerin etkisiyle ahlakî ve sosyal yapısı sarsılabilir. Gerek bireysel, gerekse toplumsal boyutlarıyla ortaya çıkan bütün bu psiko-sosyal olumsuzluklar, netice itibariyle sosyal düzeni ve beşerî kaynakları tahrip eder.

İşsizlik Olgusuna Olumlu Bakabilmek

Peki, işsizlik olgusuna sosyo-ekonomik tahlillerin yanında manevî boyutuyla da bakmak gerekirse olguya farklı bir anlam yüklemek mümkün müdür? Genelde işsiz kalan bir insan, her nedense birden yoksullaşacağını düşünür ve kişilik yapısına göre içinde az veya çok gelecek endişesi taşımaya başlar. Hâlbuki daha önceden elde ettiği gelirlerden belki de tasarruf sağlamıştır ve bu birikimleriyle yeni bir iş bulasıya kadar rızkını temin edebilecektir? Belki de işsizlik sigortası fonundan işsizlik ödeneği hakkını elde edebilmiştir? Bu da mümkün değilse sosyal devletin ve(ya) STK’ların kamusal veya sivil sosyal yardımlarından yararlanabilecektir. İşsiz bir kişi, akrabalarındın, komşularından veya dostlarından geçici bir süre için yardım alabilmelidir.

İşsiz bir kişi, bu dönemde hiç boş durmamalıdır. İŞ-Kur’a veya belediyelerin tertiplediği meslek kurslarına müracaat ederek, yeniden bir meslek öğrenebilir veya iş becerilerini geliştirebilir ve emek piyasasında daha yüksek ücretli bir iş bulabilir. İşsizlik döneminde kişi, kendini maddî ve manevî yönden yeniden keşfetme ve geliştirme yöntemlerine başvurmazsa hayat ışığını kaybeder, karamsarlığa düşüp meşru olmayan yollara düşebilir.

İnsan, yaratılış gereği acelecidir ve hemen her konuda hemen olumlu bir sonuç bekler. Ancak bazen her şey bizim istediğimiz gibi cereyan etmez ve bu durumlarda kişiye tevekkül ve sabır hem de aktif sabır gerekir. Kişi, aktif bir şekilde sabırla rızkını ararken, asla ümitsizliğe düşmemeli ve asla haram yollardan rızkını aramamalıdır. Aksi takdirde uhrevî boyutuyla kendini tehlikeye atmış olur. Allah, el Bakara suresinde (âyet 268) bu gibi durumlara düşen kişileri uyarmaktadır:

“Şeytan içinize yoksulluk korkusu düşürür veçirkin şeyler yapmanızı emreder. Allah ise kendinden bir bağışlama ve lütuf sözü vermektedir. Allah, her şeyi kuşatmakta ve her şeyi bilmektedir”.

Demek ki şeytan, özellikle ekonomik krizlerin yol açtığı işsizlik gibi zor durumlarda boş durmuyor. İşsiz kişilerin maneviyatını/psikolojisini bozarak, ya yoksul kalmama adına onları haram yollara, ya da tümüyle çaresizliğe iterek intihara yönlendirir. Halbuki işsizliğe bağlı yoksullaşma korkusu ve çaresizlik duyguları, manevî boyutuyla yersiz korkuların başında gelir. Çünkü Allah, Rezzak ismiyle her yaratılanın rızkına tekeffül olmaktadır. Hadiselere bu yönüyle bakan ferasetli işsizler, Allah’ın lütfüne de er veya geç mazhar olacaktır. Nitekim Peygamberimiz (sav) de bu ilahî müjdeyi şu şekilde teyit etmektedir:

“Ruhulkudüs (Hz. Cebrail), kalbime şu bilgiyi getirdi: Hiçbir kimse rızkını tüketmeden ölmeyecektir. Şu halde Allah’tan korkunuz ve rızkınızı güzel, meşru yollardan talep ediniz. Rızkın gecikmesi, sizi Allah’ın emirlerini çiğneyerek onu elde etmeye itmesin. Çünkü Allah katında bulunanlar ancak O’na itaatle elde edebilir (Heysemi; Mecma’a’uz-zevaid; II; 71-72).

Helal rızık konusunda hassas olan ve bunun gereklerini yerine getiren işsiz bir insan, Allah’ın lütfuyla er veya geç yeni bir iş bulacaktır. Yeter ki işsiz bir insan, helal kazanç elde etme gayretinde sebat göstersin, tevekkülcü tutumuyla cihat sevabı kazandığını unutmasın. Ve yeter ki başta işverenler olmak üzere toplum ve devlet de işsizlere karşı daha duyarlı olsun. Sözü İbrahim Hakkı’ya bırakalım:

Benim Hakka münacatım değildir rızk için hâşâ

Hüda Rezzak-ı âlemdir rızıksız kul yaratmaz ya

Ali Fuat AKÇAPINAR
http://www.mirathaber.com/issizlik-intihara-yol-aciyor-8-418h.html


Back To Top