21 Haziran 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

İzmir’de başlık parası cinayeti


Başlık parasında ısrar cehaletin ta kendisidir

İzmir'de eniştesini öldürüp, kız kardeşi, 1 yaşındaki yeğeni ve eniştesinin kız kardeşini yaralayan şüphelinin, kız kardeşi için istediği başlık parası ödenmediği için, cinayeti işlediği iddia edildi. Sabah'tan Ceyhan Torlak'ın haberine göre, M.O.'nun kız kardeşi için istediği 50 bin liralık başlık parası ödenmediği için, cinayeti işlediği iddia edildi.
İzmir’de başlık parası cinayeti
Jandarma ekipleri M.O.'nun peşine düşerken, şu ana kadar izine rastlanmadı. Eşi Sadrettin Y.'nin öldüğünden haberi olmayan Rahime O.ile 1 yaşındaki kızı Melis Y.'nin evde tedavileri sürüyor. Kardeşinin kendisini ve kızını bu hale getirdiğini anlatan Rahime O., "Kardeşim bu saldırıyı başlık parası için yaptı. Ailem 3 yıl önce eşimle evlenmeme karşı çıktığı için izin vermediler. Eşimi seviyordum. Beni kaçırdı. Kaçırdıktan sonra ailemle eşimin arasında husumet oluştu…İlk başta 500 bin lira başlık parası istediler. Sonra pazarlıkla başlık parası 50 bin liraya kadar düştü. 3 kez de gelip fırını kurşunlamışlardı. M.bu olayı para için yaptı. Olayda biz de ölebilirdik. Zanlının bir an önce yakalanmasını istiyoruz" dedi.


BAŞLIK PARASINDA ISRAR CEHALETİN TA KENDİSİDİR

Başlık parası, geleneksel olarak evlenecek kızın ailesinden ayrılmasıyla yitirilen işgücünü karşılamak için, kızın ailesine verilen paradır. Geleneksel bağların kuvvetli olduğu yoksul ve cahil toplumlarda evlenecek erkeğin ya da ailesinin gelin adayının babasına ya da başka yakınlarına aile üyelerinden birini yitirmenin karşılığı olarak yaptıkları ödeme, bugün de halen geçerliliği korumaktadır.

Başlangıçta ailenin para, mücevher, giysi ya da ev eşyası türünden mal olarak kızı için hazırladığı düğün hediyesi olan başlık, aynı zamanda gelinin yeni evinde kötü muamele görmesi ya da evliliğin bozulmasına karşı bir tür sigorta veya şahsî servet olarak kabul edilirdi. Günümüzde birçok ülkede yasaklanmasına karşın, başlık geleneği, çağdaş kılıflar altında hâlen devam etmektedir. Kimi kültürlerde damadın ve ailesinin nikâh zamanı belli bir miktar para ya da araba, buzdolabı, elektrikli ev eşyası gibi malı, başlık olarak talep etmesi âdettendir. Kimi kültürlerdeyse, damadın ailesi gelinin ailesine büyük baş hayvan ya da bunun eşdeğerini başlık olarak vermektedir.

Ağırlık, kaftanlık, abilik, dayılık gibi isimlerle de anılan başlık parası uygulamalarına manevî ve ahlâkî boyutuyla değerlendirecek olursak bunun bir nevi rüşvet olduğunu söyleyebiliriz. Evlendirme sürecinde eşref-i mahlûk olan bir kızı, bir meta olarak görüp onu parayla pazarlamak, ne kadar çirkin bir gelenektir. Bir babanın veya bir ağabeyinin kızını/kardeşini parayla satmaya kalkışması, bunda ısrar etmesi, ödeme imkânı olmadığı halde onu tehdit etmesi ve hatta bunun için cinayet bile işleyecek derekeye düşmesi, ne kadar büyük bir gaflet ve cehalettir.

Başlık Parası Haram Mehir Helaldir

İslâm’a göre evlenmek isteyen bir erkeğin, evlilik öncesi babasına veya yakınlarına değil sadece evleneceği kıza malî bir yükümlülük olarak vermesi gereken mehirdir. Anlaşmaya bağlı olarak tespit edilen makul bir mehir, kendi gönül rızası ile evlenmek isteyen kızın/kadının hakkıdır. Üstelik mehirin alınıp alınmaması, ne kadarı peşin, ne kadarı da evlendikten sonra alınması, çeyiz yapılıp yapılmaması gibi konuların tamamı kız/kadının hür iradesine ve kararına bağlıdır.

Kızın/kadının yakınları dâhil hiç kimse mehirden kendi için bir pay talebinde bulunamaz. Bu bağlamda bir babanın/ağabeyinin kendi hesabına damat adayından talep edeceği başlık parası ile tamamen kızının hakkı olan mehirden bir hisse istemesi, helâl bir kazanç değildir.

Mehir, evlenmek isteyen bir kız/kadın için meşru bir karşılıktır. Bu paranın alt ve üst sınırı dinimizde sınırlandırılmış değildir. Ancak İslâm, evliliklerin zorlaştırılmasını değil tam aksine kolaylaştırılmasını öngörmektedir. Buna bağlı olarak mehirin belirlenmesinde erkek tarafın maddî gücü de göz önünde bulundurularak, orta yol tâkip edilmeli ve mehirin dışında kız ailesinden başka bir talep gelmemelidir. Çünkü bu durumda kız ailesi tarafından gelebilecek her türlü ilave maddî talep, evliliği iyice zora sokmak anlamına gelmektedir. Nitekim Peygamberimiz (sav), gerek evlendirme şartları, gerekse mehirin miktarı konusunda şöyle buyurmaktadır:

“Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır.” (Buhârî; Nikâh: 3).

“Mehirin hayırlısı kolay (az) olanıdır.” (el-Câmiu's-Sağîr; II: 241).

Velhâsıl-ı Kelâm

İslâm’da olmadığı halde bazı şuursuz Müslüman ailelerinde halen uygulanmakta olan başlık parası âdeti, İslâm düşmanları için arayıp da bulamadıkları bir koz olmaktadır. Çünkü bunlar, demagojik açıklamalarıyla itiyat hâline getirilmiş olan bu Bâtıl âdeti, İslâm’danmış gibi göstermek suretiyle İslâm’ın kadına verdiği değeri ve çağdaş sosyal adalet anlayışını ört bas istemektedir.

Dolayısıyla bu çirkin âdeti, nefsanî arzularını tatmin etmek için, hâlen yaşatmak isteyen Müslüman aileler, farkında olmadan İslâm’a da zarar vermekte ve İslâm düşmanlarının ekmeğine gayri ihtiyari de olsa yağ sürmektedir.

Başlık parası adı altında Türkiye’de kız çocuklarımız pervasızca halen satılıyor, bunun için utanmadan pazarlık yapılıyor ve ihtilaf halinde de korkunç cinayetler işleniyor ise burada başta DİYANET ve AİLE ve SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI olmak üzere devletin kurumları ve ilgili yetkililer sorumludur. Kadın ve aile dostu manevî ve sosyal tedbirler alınmadıkça mezkûr haberde olduğu gibi benzer üzücü olaylar yaşamaya ve duymaya maalesef devam edeceğiz.

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/izmirde-baslik-parasi-cinayeti-8-4253h.html


Back To Top