16 Ağustos 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Junker: İdam gelirse Türkiye AB üyesi olamaz

AB Komisyonu Başkanı Juncker, AB'nin Türkiye'ye kırmızı çizgisinin idam cezasının yeniden getirilmesi olacağını söyledi ve “Eğer Türkiye'de idam cezası yeniden getirilirse, bu, üyelik müzakerelerinin kesilmesi anlamına gelir” diye konuştu.
Junker: İdam gelirse Türkiye AB üyesi olamaz
Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker, “Bild am Sonntag” gazetesine verdiği demeçte, Türkiye AB arasındaki gelişmelere geniş yer verdi. Almanya, Hollanda gibi ülkelere Nazi kıyaslamasını eleştiren Juncker,“AB üyesi yolundaki bir ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından söylenen bu sözler asla kabul edilemez” diye konuştu.

Juncker, “AB'nin Türkiye'yle üyelik müzakerelerini durdurması gerekmez mi” sorusunu şöyle cevap verdi: “Bu, göstermelik bir tartışma. Zaten şu anda olmayan müzakereleri durdurarak, birinden hıncımızı almanın bir anlamı yok. Ancak çok açık olan ise, Türk hükümetinin anayasa referandumunda kullandığı dil, Avrupa konserinde çatlak bir ses olarak etki yapıyor. Ben ahenk düşkünüyüm ve bu tür tiz dil sürçmelerini sevmiyorum. Türkiye'nin AB üyeliği başarısızlığı, AB üyelerinin irade eksikliğinden değil, Türklerin AB standartlarını yerine getirmekteki isteksizliğinden kaynaklanır.” Juncker,buna örnek olarak da Türkiye’deki idam tartışmalarını dile getirip, idamın yeniden uygulanması halinde Türkiye’nin AB’de yerinin olmayacağını ifade etti.


İDAM YANİ AB ÜYELİĞİ REFERANDUMLA HALLEDİLSİN

Artık karar verme zamanı geldi. AB, “Biz almayı istekliyiz ama Türkiye, bize uyum sağlayamıyor. Bu bağlamda biz de olmayan idamı getirirlerse zaten AB üyesi olamaz” diyor. Türk yetkilileri ise “Avrupa ikiyüzlülük yapıyor, bize farklı muamelelerde bulunuyor. İki de bir bahaneler üretiyor. Avrupa faşizan davranıyor, bizi istemiyorlar…” diyor. Bu karşılıklı düello daha fazla devam edemez. Müzakereler zaten fiilen askıya alındı. AB, beklemede ve tam karar veremiyor. Bir zamanlar ne AB üyeliği, ne de Avrupa’dan tam olarak kopmamızı sağlayan bir orta formül vardı. Merkel’in “İmtiyazlı Ortaklık” formülü. Türkiye, bunu reddetti, “Ya bizi adam gibi tam alırsınız, ya da hiç” dedi. AB, bizi halen oyalıyor, bizi ne tam olarak Birliğe almak istiyor, ne de “artık yeter, ne haliniz varsa görün” diyor. Ama idam konusunda çok ciddi görünüyorlar ve açık ikazlarda bulunuyorlar. “İdamı getirirseniz artık AB’yi unutun” diyorlar. Bu bir blöf değil.

Peki Türk Devleti, AB konusunda ne yapmak istiyor? Bunu bilen var mı? Halen AB’ye girmek istiyor mu istemiyor mu? Son dönemlerde hava çok gergin. AB’den kopmak için birçok sebebimiz var aslında. O halde neden mangal yüreğimizle biz ilk çıkışı yapmıyor ve dolaylı da olsa “Sizden akıl alacak değiliz. Aha işte idamı getiriyoruz. Bunu da bahane edin bari ve bizi AB’den uzaklaştırın” demiyoruz? Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan daha geçen gün Çanakkale Zaferi'nin anma töreninde bu konuyu yeniden gündeme getirdi “Hiç merak etmeyin 16 Nisan'dan sonra parlamento inanıyorum ki onlarla ilgili idam talebinizin gereğini yapacaktır” dedi. Peki meclisimiz ve hükümetimiz, gerçekten idamı yeniden getirebilir mi?

Türkiye'de ölüm cezası, 1984'ten beri fiilen yoktur. AK Parti hükümeti de 2004'de hukuken idamı kaldırmadı mı? Hatırlayalım; 07.05.2004 tarihli 5170 sayılı kanun ile anayasadan ölüm cezaları ile ilgili maddeler çıkarıldı, ardından Türk Ceza Kanunu'nda buna bağlı olarak düzenlemeler yapıldı ve böylece ölüm cezası AB hatırı için tarihe karışmıştı. Şimdi AB’ye inat, idamın yeniden Türk Ceza sistemine gelmesi için Sayın Cumhurbaşkanımız istekli görünmekte ve adres olarak iki de bir meclisi göstermektedir. Meclisten geçerse ben onaylarım diyor. Ama konu meclise gelir mi ve meclisten böyle bir karar çıkar mı sorusuna şu anda kimse cevap veremez.

Öyle ise bu konuyu daha fazla uzatmayalım ve demokrasilerde nihaî kararı millet vereceğine göre konuyu halkımıza taşıyalım ve bir referandumla bu meseleyi çözüverelim. Liderler hızlı ve doğru karar verir. Sayın Cumhurbaşkanımız, inisiyatifini kullanabilir. 16 Nisana daha 3-4 hafta var. Seçmenlerimize bir soru pusulası daha verelim ve soralım: İDAMA EVET Mİ HAYIR MI? Ve böylece dolaylı da olsa AB’YE EVET Mİ HAYIR MI?” sorusuna da cevap bulmuş oluruz. Yani bir taşla iki kuş vurmuş oluruz. Çünkü İDAMA EVET, AB’YE HAYIR veya İDAMA HAYIR, AB’YE EVET anlamına gelir. İdam üzerinden de olsa AB’ye girip girmemizi artık halkımız karar versin. Zaman kaybetmeden ve yeni seçim harcamaları yapmadan hem idam, hem de AB konusunu çözmüş oluruz.

Mehmet KARAHİSAR
http://www.mirathaber.com/junker-idam-gelirse-turkiye-ab-uyesi-olamaz-5-379h.html


Back To Top