20 Ekim 2018 Cumartesi
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Kadınlarımız cenaze namazı kılmalıdırlar


Cenaze namazında kadın erkek iç içeliği de caizdir

Babaları A.Y. tarafından öldürülen çocuklar için Sancaktepe Yenidoğan’daki Hz Ali Camii’ne cenaze töreni düzenlendi. Çocukların annesi D.Y., çocuklarının musalla taşına konulan tabutlara sarılarak uzun süre gözyaşı döktü. Yardım, çocuklarının cenaze namazında en önde tek başına saf tuttu.
Kadınlarımız cenaze namazı kılmalıdırlar



http://www.hurriyet.com.tr/en-onde-saf-tuttu-herkes-sitem-etti-40700232

Hac’da ve Umre’de Karmaşık Saf Düzeni

Hacca veya Ramazan’ın ikinci yarısında Umre’ye gidenler gözleme dayalı olarak bilirler. Namaz için ikamet getirildiğinde Kâbe’yi içine alan Mescid-Haram’ın dış avlusunda ve avluya açılan yollarda on binlerce değil yüzbinlerce insan seller gibi akarak bir anda oluşturulmaya başlanan saflara girerler. Saniyelerle ifade edilebilecek çok kısa sürelerde oluşan saflarda bir bakarsınız sağınızda solunuzda, önünüzde ve arkanızda kadınlar vardır. Bir çoğunun yüzünü göremezsiniz ama giysilerinden ve baş örtülerinden kadın olduklarını anlarsınız.

Peygamberimizin Vakit Namazları Uygulaması

Bu şekilde karmaşık saf düzeni Peygamberimizin  Mescid-i Nebi’de ki uygulamasına aykırıdır. Çünkü bilinen Sünnet’e uygun saf düzeninde erkekler önde kadınlar ise geride saf tutarlar. Bu saf tutma düzeni bilindiği halde kişi önünde ve iki yanında kadınlar görmesine rağmen hiç kimse ne oluyor demez, diyemez. Namaz başlamakta olduğu için zaruret halidir denilerek namaza başlanır.

 MezhebÎ Görüşler

Hanefî müctehidler dışındaki İslâm alimleri Peygamberimizin uygulamasına uygun olanı ifade ve tercih etmekle birlikte kadın erkek karmaşık saf düzeni içinde vakit namazlarının cemaatle kılınmasına onay verirler. Çünkü onlar kadınlarla aynı hizada yan yana namaz kılınması anlamına Muhâzâtü’n Nisa’yı yasaklayan Kurânî ve Nebevî bir ölçü olmadığı görüşündedirler. Hanefi müctehidlerin görüşü de yalnızca bir ictihaddır.

Konumuz olan Cenaze namazına gelince… Cenaze namazı namaz olarak nitelense de sadece bir duadır. Bu sebeple Hanefiler bile cenaze namazında kadın erkek iç içeliğini/karmaşıklığını sakıncalı görmezler.

Hiç şüphesiz tercihi şayan olan elbette kadınların arka veya paralel saflarda cenaze namazını kılmalarıdır.

Ülkemizde Peygamberî Sünnet Çiğnenmektedir

Türkiyemizde en bilgili ve bilinçli Müslümanlar bile kadının cenaze namazı kılmasını uygun görmezler. Çünkü geleneksel fıkhımıza hakim olan görüş kadınların Cuma veya cenaze namazlarına katılmasının Fitne oluşturacağı ve bu sebeple katılmamaları şeklindedir. Müslüman kadınlar ana babalarının, eşleri ve çocuklarının cenaze namazını bile kılamazlar.

Bu durum Aziz Peygamberimizin uygulamasını çiğnemek değil de nedir?

İki Çocuğu Kocası Tarafından Öldürülen Kadının Cenaze Namazına Katılması

İki Çocuğu kocası tarafından öldürülen kadın, acılı öfkesini yansıttığı cenaze namazında erkekler arasında ve ön safta yer alarak cenaze namazını kıldı. Acılı olduğuna verilmeseydi karşı çıkanlar çok olurdu ama karşı çıkılması da dinimizin ruhuna uygun düşmezdi. Kadının erkekler arasında cenaze namazı kılmasının, kılmamasından daha hayırlı olduğunda şüphe yoktur. Sakınca görülecekse kadının bulunduğu her yerde Fitne var demektir. Bunun kabul edilemeyeceği de açıktır.

Biz karmaşıklığı önermiyoruz ama kadınların cenaze namazına katılmasını özelikle de akraba ve komşu cenazelerine iştirak etmesini dinimizin farz-ı kifaye ölçüsünde gereği olduğunu ifade etmeye çalışıyoruz. Sorulursa İlahiyatçılarımızın farklı sesler çıkaracağını biliyoruz. Ama halkımızı doğru uygulamanın ne olduğunu öğrenebilmeleri ve söylentiler arasında gerçeği görebilmeleri için konu ile bir çalışmamızı aşağıda sunuyoruz. Bu çalışma katıldığım ve kadınların katıl(a)madığını gördüğüm bir kadın cenazesi sebebiyle kaleme alınmıştır.

Kadınların Cenaze Namazına Katılması da Farz-ı Kifayedir

1 Haziran / 6 Ramazan Perşembe günü ikindi namazında Eczacı Fevziye Nuroğlu kardeşimizin cenaze namazına katıldım.
İkindi Namazı öncesinde cenaze çevresinde büyükçe bir kadın topluluğu vardı. Cenaze namazı öncesinde ise köşelere dağıldıklarından adeta kaybolmuşlardı. Bir diğer anlatımla cenaze namazına katılan kadınlarımız cenaze namazı kıl(a)madılar. En bilinçli kadınlarımız bile erkeklerin arkasında saf tutarak cenaze kılamamaktadır. İsteseler de önlerinde örf engeli vardır. Anadolu coğrafyasında kabul görmüş İslâm ile çelişkili nasıl bir örftür bu? İslâm değil de nereye kadar örf egemen olacaktır bize?

Siz cevabı düşünürken biz bilgiler sunmaya çalışalım.

Cenaze Namazına Katılım Erkekler Gibi Kadınlara da Meşrû Kılınmıştır

Sevgili Peygamberimiz, cenaze namazına katılmanın müminlerin birbirileri üzerindeki haklarından biri olduğunu bildirmiştir. Cenaze namazı kılmanın en az Uhud dağı büyüklüğünde sevap kazandıracağını müjdelemiştir.

Bir duâ olan cenaze namazına katılım erkekler gibi kadınlara da meşrû kılınmıştır. Ne var ki genelde bütün müminlere, -bir kişinin üstlenmesiyle diğer kişilerden düşen- farz-ı kifaye bir görev olarak yüklenen cenaze namazı, özelde kadınlara sevaplarını arzu etmeleri halinde iştirak edilebilecekleri bir ibadet kılınmıştır.

Kadınların cenaze namazı kılıp kılamayacaklarını diğer insanlardan daha iyi bilme konumunda olan Hz. Âişe validemiz diğer annelerimizle birlikte sahabî Sa’d b. Vakkas’ın cenaze namazını kılmak için, na’şın Mescid-i Nebi’ye getirilmesini istemiştir. (Muhtasar S.Müslim Hn.477) Hz. Ömer de oğlu Utbe’nin cenaze namazını kılması için Utbe’nin annesi olan eşini cenaze namazını kılması için beklemiştir. Kadınların Hz. Peygamberin cenaze namazını teker teker kıldıkları da bilinen tarihî gerçeklerimizdendir.

Hz. Peygamber ve sahabe devri uygulamaları açık olduğu için İslâmî fıkıh mezhepleri kadınların cenaze namazı kılmalarını meşru görmüşlerdir.

Diğer üç büyük fıkıh mezhebinden farklı olarak farz namazların kadın-erkek karmaşıklığı içinde cemaatle kılınmasını namazı bozan sebepler arasında gören Hanefi Mezhebi müçtehitleri kadın-erkek iç içeliğinin cenaze namazlarında bir sakınca doğurmayacağı şeklindeki içtihatları ile de meşruiyet görüşlerini pekiştirmişlerdir.

Cenaze Namazı ile Defin İşlemi Farklıdır

Burada Hazreti peygamber dönemi uygulamaları ışığında cenaze namazı ile cenazenin kabre teşyi arasını ayırmak gerektiğini söyleyebiliriz.

Cenaze namazı duadır. Duaya herkes katılabilir. Cenaze teşyii ise taşımak ve defnetmek içindir. Erkeklerin katıldıkları cenazelerde fiziki güçleri ve rûhî dayanırlıkları sebebiyle genelde erkekler bu göreve yönlendirilmişlerdir. Ancak kadınlar teşyie katılımdan yasaklanmamışlardır. Çünkü Peygamberimiz cenazenin kabre taşınmasına iştiraklerini değil, cenazelerde feryat etmeleri ve yaka paça yırtmalarını yasaklamıştır. Sahabi Ümmü Atiyye’den Buhari’nin rivayet ettiği “Biz cenazenin kabre kadar teşyi edilmesinden sakındırıldık ama kesinlikle yasaklanmadık.” şeklindeki hadis de bu gerçeği pekiştirmektedir. (Muhtasar S.Müslim Hn.475)

İlave edilmesi gereken bir nokta da kadınların cenazelerin kabre teşyiine katılmalarına sıcak bakılmaması ile ilgili hükmün kadının ailesinden cenazeleri kapsamadığı gerçeğidir. Aile fertlerinin cenazeleri kabre teşyi edilebilir.

Ülkemizde kadınlar cami çevresine kadar gelmekte, fakat en dindarları bile yakınlarının cenaze namazını kılmamakta, kılamamaktadırlar. Bu, İslâm adına üzülecek bir değil de nedir? Diyanet de bu konuya eğilmelidir.

http://www.mirathaber.com/kadinlar-da-cenaze-namazina-katilmalidir-14-897h.html

Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.mirathaber.com/kadinlarimiz-cenaze-namazi-kilmalidirlar-cenaze-namazinda-kadin-erkek-ic-iceligi-de-caizdir-8-2866h.html


Back To Top