21 Ekim 2018 Pazar
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Kaymakamlar, yerel sosyal politika aktörleri olarak eğitilmelidir


Kaymakamlar “güzel konuşma” eğitimi aldı

Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya gelen kaymakamlar, TRT’de diksiyon, güzel konuşma ve hitabet eğitimi aldı.
Kaymakamlar, yerel sosyal politika aktörleri olarak eğitilmelidir
Görev yaptıkları ilçelerde halkla sürekli iç içe olan kaymakamların halkla daha etkili iletişim kurabilmelerini sağlamak maksadıyla, 16 Mart-28 Nisan tarihlerinde TRT Eğitim Dairesi Başkanlığı ile TRT Sevgi Stüdyosu'nda diksiyon, güzel konuşma, ses tutma teknikleri, basın bülteni ve bilgi notu hazırlama gibi dersleri içeren “Kişisel Gelişim ile Basın ve Halkla İlişkiler” eğitimleri verildi.


KAYMAKAMLAR, YEREL SOSYAL POLİTİKA AKTÖRLERİ OLARAK EĞİTİLMELİDİR

Değerli okuyucularım;

Şüphesiz topluluk önünde konuşurken, ses tonunu kontrol etmek ve karşılıklı konuşma tekniklerine hâkim olmak gibi hitabete dair ince özellikleri bilmek ve tatbik etmek önemlidir. Ama bundan daha da önemlisi,kaymakamlarımızın, meslekleri gereği maddî ve manevî yönden sürekli olarak sıkıntılar yaşayan muhtaç vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini sağlayan sosyal siyaset bilimini bilmeleri ve uygulamalarıdır.

Sorunlarıyla birlikte gelen vatandaşların dertlerini sadece medenî bir şekilde dinlemek ve çare üretememek, bu açıdan hiç de yeterli değildir. Vatandaşların sıkıntılarına çare bulan ilim, sosyal siyaset olduğuna göre, yerel sosyal politika aktörleri olarak kaymaklarımıza mutlaka sosyal siyaset dersleri de verilmelidir. Bu bağlamda katkı olur düşüncesiyle bizler de vali ve kaymakamlarımıza yönelik yerel sosyal politika ile ilgili bazı temel bilgileri aktarıyoruz. Neden mi?

Çünkü anayasaca bir Sosyal Devlet olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsil eden kamu görevlileri, Türk idare sisteminin yerel boyutunu göz önünde bulunduracak olursak, İl ve İlçelerin en büyük mülki amirleri durumunda olan Valiler ve Kaymakamlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla, yerel kamu yöneticileri olarak sınıflandırabileceğimiz bu idareciler, merkezî sosyal politikalarının yerel uygulayıcılarıdır.

Yerel Sosyal Politika Aktörlerine Sosyal Siyasete Dair Kısa Bilgiler

Sosyal devletin uygulamayı dönük enstrümanı olan sosyal politika, sadece Valilerin ve Kaymakamların uhdesinde değildir. Yerel yönetimler de özellikle sosyal belediyecilik alanında aktif bir konuma geldiği için, belediye başkanlarını da sosyal politika aktörleri arasında saymakta fayda vardır. İşte bu üç yerel sosyal politika aktörlerine burada bir GİRİŞ mahiyetinde bazı önemli bilgiler sunmak istiyorum:

- Yerel sosyal politika, yerel ölçekte sosyal sorunlar ve bunlara yönelik mikro politika uygulamalarından meydana gelmektedir. Halkın yerel ihtiyaç tür ve boyutlarının düzeyini belirleme ve bunları gidermeye yönelik çalışmalar açısından yerel yönetimler daha avantajlı bir konumda oldukları için, makro düzeydeki genel politikaların yerel ihtiyaçlarla uyumuna yönelik uygulamalar daha çok yerel sosyal politikalar kapsamına girmektedir.

- -Nasıl ki sosyal devlet (refah devleti) denilince merkezî sosyal politikalar ve bununla bağlantılı olarak sosyal adalet (gelir dağılımdaki adalet, sosyal güvenlik, kamusal sosyal yardım) akla geliyorsa valilik, kaymakamlık ve belediye deyince akla yerel sosyal politikalar gelmelidir.

- Bu bağlamda yerel sosyal politika, mahallî düzeyde, yöre sakinlerinin ve STK’lerin beceri ve kaynaklarından yararlanılarak, sosyal hayatın ve gücünün, yerel ekonomik ve sosyal gelişmeyle desteklenmesini öngören sosyal politikalardır.

- Burada, yerel yönetimlere sosyal alanlarda planlama, düzenleme ve uygulama fonksiyonu yükleyen bir yaklaşım söz konusudur. Yerel yönetimler, sosyal konut, sosyal yardım, sosyal hizmetler, sosyal danışmanlık, istihdam, yoksulluğun giderilmesi, sağlık, eğitim ve çevrenin korunması gibi değişik sosyal alanlara ve özellikle dezavantajlı sosyal gruplara yönelik programlar hazırlamalı ve uygulamaya koymalıdır.

- Sosyal politikalar, uygunluk ve etkinlik durumuna göre, merkeziyet veya adem-i merkeziyet esasları doğrultusunda uygulanmalıdır. Bu iki esasa göre belirlenecek merkezî ve yerel sosyal politikaların birbirleriyle uyumlu ve koordineli olmasına da dikkat edilmelidir. Bu çerçevede geleneksel merkeziyetçi yapının değişmesi ile birlikte sosyal devlet modeli içinde merkezî ve yerel sosyal politikaların temel esasları, uygulama alanları ve yöntemleri yeniden belirlenmelidir.

- Merkezî sosyal politikaların eksik bıraktığı veya ulaşamadığı yerlerde yerel yönetimler, tamamlayıcı bir fonksiyon icra etmeli ve toplumda var olan sosyal dayanışma dinamiklerini harekete geçirebilmelidir. Sosyal devlet ve sosyal politika ile ilgili temel konular ve sorumluluklar açısından büyük yetkiler ile donatılmış olan yerel kamu yöneticileri, bulundukları bölgedeki sosyo-ekonomik sorunların çözümünde ve dezavantajlı sosyal grupların mağduriyetlerinin giderilmesinde etkin bir rol üstlenmelidir.

- Yerel sosyal politika aktörleri, merkezî yönetimin sosyal politikaya dönük olarak belirleyeceği çalışma alanları, yetki ve görev taksimi gibi temel esaslar ekseninde aralarında işbirliği de yaparak, yerel sosyal sorunlara kalıcı çözümler üretebilecek konuma getirilmelidir. Yerel kalkınma, halkın sosyal politika kararlarına ve programlarına katılarak sağlanması hâlinde sosyal dayanışma mekanizmaları da harekete geçecektir.

Velhâsıl- Kelâm ve Bir Teklif

Yerel sosyal politikaların sürdürülebilirliği, ortaya çıkabilecek sosyal risklerin doğurabileceği zarar ve zaruretleri mümkün mertebe bütün boyutuyla bertaraf edebilirliğine bağlıdır. Bunun için de yerel sosyal politikaların tedbir ve yöntemleri, önleyici, koruyucu ve bir bütünlük içinde birbirleriyle mantıkî silsile içinde kenetlenmiş olmalıdır. Sosyal politika yöntem ve araçlarının gerek karşılıklı ilişki, gerekse uygulama boyutuyla birbirileriyle optimal (dengeli) bir şekilde düzenlenmiş olmaları, sosyal sorunları minimal düzeye çekecektir.

Ortaya çıkan sosyal sorunları ortadan kaldırmayı amaçlayan sosyal politika mekanizmalarının tedricî etkinliğini dikkate alacak olursak, daha az maliyetli olan koruyucu ve entegreli yerel sosyal politikaların önemi ortadadır. Bazen birbirini tetikleyebilen sosyal risklerin tahakkukunu önleyebilmek, koruyucu ve bütüncül yerel sosyal politikaların uygulanması ile ancak mümkündür.

Görüldüğü üzere bütüncül sosyal politikaların yereldeki uygulama alanı burada sıralamayacak kadar hayli geniştir. İçişleri Bakanlığı, konunun önemine binaen ARDEV’e müracaat etmesi halinde bizler sosyal duyarlı Kaymakamlarımıza ücretsiz olarak Yerel Sosyal Politika eğitimi vermeye hazırız. Böyle bir teklif hiç dikkate alınmaz mı?

Prof. Dr. Ali SEYYAR
http://www.mirathaber.com/kaymakamlar-yerel-sosyal-politika-aktorleri-olarak-egitilmelidir-6-4020h.html


Back To Top