13 Aralık 2018 Perşembe
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

KUR’AN İLE ŞİDDET TEDAVİSİ

Kur’an ile her türlü şiddet önlenir. Öncelikle buna, şiddetten kurtulmak isteyenlerin inanmaları gerekir. İnanmak da yeterli değildir. İmanın etkili olması için yeteri ölçüde bilgi birikimi olmalıdır. İlim sahibi olmayanın dindarlığı eksik kalır. Çünkü “cahilin sofusu şeytanın maskarası olur. ” Şiddetten kurtulmak isteyenlerin imanlı, ilim ehli, ihlas ve sadakat sahibi olmaları gerekmektedir. Bunlarla beraber iyi niyet, güçlü irade ve kişilik gerekir.
KUR’AN İLE ŞİDDET TEDAVİSİ






Kur’an ile her türlü şiddet önlenir. Öncelikle buna, şiddetten kurtulmak isteyenlerin inanmaları gerekir. İnanmak da yeterli değildir. İmanın etkili olması için yeteri ölçüde bilgi birikimi olmalıdır. İlim sahibi olmayanın dindarlığı eksik kalır. Çünkü “cahilin sofusu şeytanın maskarası olur. ” Şiddetten kurtulmak isteyenlerin imanlı, ilim ehli, ihlas ve sadakat sahibi olmaları gerekmektedir. Bunlarla beraber iyi niyet, güçlü irade ve kişilik gerekir.

Kur’an’ı Kerim şiddeti, baskıyı ve benzeri gerilimleri sıfırlayıp insanın kalbini, dolayısı ile bireyi ve toplumu rektifiye edecek hikmet ve ibretlerle doludur. Ancak genelde ya gözden kaçırdığımız ya Kur’an’ın içeriğinden tamamen gafil kaldığımız ya da zıtları birbirine karıştırdığımız için Kur’an ilkelerine yaklaşmaktan korkuyoruz. Bu zaviyeden bakınca bugün okumuş insanlarımız genelde bencildir, bireycidir. Zenginlerimiz mağrurdur, merhametten kopuk, infaktan uzaktır. Halkımız örgütsüzdür, dağınıktır. Memurumuz kuralcıdır, kapalı devrededir. Din hizmetlisi, kendilerine muhtaç olan insanlarımızdan daha cahildirler. Tarikatçılarımız grupçudur, tefrikacıdır. Siyasetçimiz, demokrattır, laiktir. Tüccarımız ve esnafımız, çıkarcıdır, faizcidir. Yazarımız, çizerimiz medyatiktir. Günlük haberlerden nasibine düşen ile yetinip geçinecektir. Her alanda tutunduğumuz dallar çürüktür.

Kur’an ve sünnet hakikatlerine hizmet vermek isteyenlerimiz ise desteksizdir ve çaresizdir. Pekiyi görüldüğü gibi toplumumuz illaki bir çeşit illetle hastadır. Evet, Kur’an ile her tür hastalık tedavi edilir. Edilir de bu kadar hastalığa mübtelâ toplumuzda Kur’an hakikatlerini kim araştıracak, kim inceleyecek, kim Kur’an hakikatlerini, kimseden korkmadan hiçbir engele takılmadan ve yılmadan Allah Teâlâ’nın muradı istikametinde beyan edip müslümanları Kur’an’la buluşturacaktır ve müslümanların dertlerine derman sunacaktır?

Her şeye rağmen Kur’an kendi kendine teminattır. Çünkü onu koruyan Allah’tır. O, “Gerçekten Kur'an’ı biz, indirdik. Onun koruyucuları da, ancak biziz.” (Hicr: 15/9) buyurarak Kur’an’ı koruma altına aldığını beyan etmektedir. İşte inanan adam bunu böyle kabul etme zorundadır. Çünkü Rabbimiz, bütün maddi ve manevi dertlerin tedavisi için hayati değerde bir talimat veriyor: Her hangi bir şeyde ihtilâfa düşmüş iseniz, onun hükmü Allah'a aittir. “İşte o Allah'tır benim Rabbim. O'na tevekkül ettim ve O'na yöneldim.” (Şura: 42/10) Bu ayetin son cümlesi işin kilit noktası ve değişmez şifresi: “İşte O Allah'tır benim Rabbim. O'na tevekkül ettim ve O'na yöneldim.” dir. İşte mümin, “Rabbim” ile “yöneldim” arasında kalan kişidir.

Bütün hayatın sırrı budur. Allah Teâlâ’ya inanacaksın, O’na tevekkül edeceksin ve bütün benliğinle, kalbinle, niyet ve amelinle O’na yönelip bağlanacaksın. Eğer bunlara hazırsan bak neler göreceksin. Muhammed, Resûlullah’dır, onun beraberindekiler ise kâfirlere karşı çok çetin, kendi aralarında gayet merhametlidirler. (Fetih:48/29) Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse, şunu bilsin: Allah onun yerine öyle bir kavim getirecek ki, Allah onları sever; onlar da Allah'ı severler,müminlere karşı merhametlidirler, kâfirlere karşı izzet ve vakar sahibidirler, Allah yolunda mücadele ederler, kınayanın kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah'ın fazlıdır. Onu dilediğine verir. Allah Vasi’dir; ihsânı geniştir, Âlîmdir; her şeyi bilendir. (Maide: 5/54) Koşuşun Rabbinizden mağfirete ve o Cennete ki genişliği gökler ve dünya arası kadardır. O cennet müttakîler için hazırlanmıştır. O muttakîler ki, bollukta da darlıkta da infak ederler. Onlar öfkelerini bastırırlar ve insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah da ihsan seviyesinde iyilik yapanları sever. (Âli İmran: 3/134)

Hayatın kaynağı mesabesinde olan bu tedavi yöntemi ile beraber daha anlam yüklü açıklamalar da vardır: Kitap ehli olan insanlarla rastgele mücadele etmeyin, ancak en güzel söylemle mücadele edin. Onlardan zulmedenler ise bundan müstesnadır ve deyiniz ki: “Bize indirilmiş olana biz iman ettik ve bizim ilâhımız ile sizin ilâhınız birdir ve biz ancak O'na teslim olmuş olanlarız. (Ankebut:29.46) Ey İman etmiş insan, hele bir bak!

İyilik ile kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel söz ve davranışla sav. O takdirde bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık olan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir. (Fussilet: 41/34) SİZ VAR MISINIZ?
Esselamu aleykum.   









İlhan ORAL
http://www.mirathaber.com/kuran-ile-siddet-tedavisi-8-5863h.html


Back To Top