14 Ağustos 2018 Salı
Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi...
Farkımız yorumlarımızda...
 - Facebook  - Twitter  - Instagram  - Youtube
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin

Bizi Takip Edin

Instagram

Emeklilik fonları mevduat faizlerini yükseltiyor mu?

Mevduat faizlerinin yükselmesinin kredi faizleri üzerindeki etkisini bir önceki yazımda izah etmiştim. Zira kredi faiz oranları, mevduat faiz oranlarının üzerine eklenen “net faiz farkı” ile belirleniyor.

Dolayısıyla mevduat faizlerinin yükselmesi eş zamanlı olarak kredi faizlerinin yükselmesi anlamına geliyor. Bu bakımdan mevduat faizlerini yükseltecek her karar veya işlemin son dönemdeki “yüksek faiz” tartışmalarını anlamak açısından yakından takip edilmesi gerektiğini bilmekte fayda var.

Öte yandan bir süredir özellikle bankacılık sektörü içerisinden yaygın bir şekilde, mevduat hacminin kısıtlı olduğu dolayısıyla mevduata ulaşmak için bankaların rekabet içerisine girdiği bunun da mevduat faizlerini yukarı yönlü ittiği dillendirilmektedir. Bu kısmen kabul edilebilir bir argüman. Ancak yine geçtiğimiz yazılarda mevduat faizlerini yükselten ana mekanizmanın para takası (swap) üzerinden gerçekleştiğini de açıkladığımı hatırlatayım.

Konumuza yeniden dönersek, Türkiye’de toplam tasarrufların görece olarak düşüklüğü ve bunun da ekonomiye etkileri pek çok iktisatçının ilk gündem maddelerinden birisini oluşturmaktadır. Konuya bu açıdan yaklaşan iktisatçılar, yurtiçi toplam tasarrufların artmasının faizlerin aşağı çekilmesinde önemli bir rol oynayacağını belirtmektedir. Bu görüşe tamamen katılıyorum. Hatta ülkemizdeki toplam tasarrufların daha da artırılması ve bunun için de gerekli mekanizmaların kurulması gerektiğini düşünüyorum. Bu aynı zamanda yatırımların fonlanması ve devamlılığı için de elzemdir. Ancak bu noktada finans sistemindeki fonlama kaynaklarının doğru alanlara, düşük maliyetlerle yönlendirilmesi gerektiğini de hemen burada ilave edelim.

BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ (BES) NE DURUMDA?

2001 yılında kanunlaşan ve 2003 yılında fiilen başlayan, bu yıl 15. yılına ulaşmış olan bireysel emeklilik sisteminin mikro amacı; bireylerin aktif çalışma döneminde tasarruf yapmasını sağlamak ve bu tasarrufların emeklilik döneminde ek gelir ihtiyacı hissedildiğinde kullanılmasına olanak vermek iken makro amacı da “altyapı yatırımları ve uzun vadeli yatırımlara kaynak oluşturarak yeni istihdam olanakları yaratması”, “uzun vadeli fonların artması, böylece mali sektörün daha sağlıklı işlemesi” ile “düşük faiz ortamı oluşturarak enflasyonla mücadeleye ve istikrarlı büyümeye olumlu katkı sağlaması” olarak ifade edilebilir. Nitekim devlet, bu amaçlara yönelik olarak emeklilik sistemine dahil olanlara önemli bir tutarda katkı sağlamıştır ve halen sağlamaya devam etmektedir.

Rakamlarla ifade etmek gerekirse, Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre 23 Mart 2018 tarihi itibariyle; 6,9 milyon katılımcının toplam fon tutarı 70 milyar TL’yi aşmış ve devletin katkısı ise 10,2 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Rakamlar BES’e olan ilginin ve katılımcı sayısının her geçen gün arttığını göstermektedir. Zira tüm inceleme dönemlerinde emeklilik fonlarının ağırlıklı ortalama net getirileri TÜFE’nin üzerinde gerçekleşmektedir.

BES İLE OLUŞAN TASARRUF, DÜŞÜK FAİZ AMACINA HİZMET ETTİ Mİ?

Hemen cevap vereyim, hayır. Başlangıçta artan yurtiçi tasarrufların oluşturacağı kaynağın faizler üzerinde aşağı yönlü bir etki oluşturacağı amaçlanmıştı. Gerçekten de diğer ülke örneklerini incelediğimizde bunu görüyoruz. Ancak Türkiye’de söz konusu emeklilik fonlarının getiri için izledikleri yolun tam tersi bir etki yarattığını söyleyebiliriz. Emeklilik fonlarının kamuya açık yılsonu verilerine göre; yaptıkları mevduat tutarı 10 milyar TL seviyesindedir.

Burada fonların, bankalar için büyük müşteriler olarak açtıkları ihaleler neticesinde mevduat faizlerini yükselten bir sonuca neden oldukları görülmektedir. Söz konusu olan mevduatların vadesi de 60-90 gün aralığındadır. Bu duruma göre; emeklilik fonlarının mevduatları en yüksek faiz oranları ile yatırıma tabi tutulmaktadır. Elbette böylesi bir veri ilk bakışta hem fonların hem de BES’e katılanların lehine gibi görünmektedir. Ancak, büyük resimde bu durum sistemin kurulma amacından uzak bir tabloyu gözler önüne sermektedir. Her ne kadar fonlar için kazançlı olsa da; kısa vadeli olan ve bankaları mevduata ulaşmak için rekabet ettiren bu stratejinin gözden geçirilmesi gerektiği ifade etmek gerekiyor. Öte yandan bu strateji aynı zamanda devlet katkısının da 2-3 ay vadeli yüksek faize yönlendirilmesi anlamına geldiğini hatırlatalım. Sanırım bu tablonun ülke ekonomisinin makroekonomik dengelerine faydalı olduğunu söylemek çok zorlama bir yorum olacaktır.

Levent YILMAZ
http://www.mirathaber.com/levent-yilmaz-emeklilik-fonlari-mevduat-faizlerini-yukseltiyor-mu-163-3794y.html


Back To Top